Yazı
6 yorum

Brugge

Bugüne kadar gördüğüm şehirler arasında beni en çok etkileyen yerleri sorsalar, adım attığım andan itibaren zaman ve gerçeklik mefhumunu yitirdiğim Brugge’ü en üst sıraya koyarım (bir de Venedik). 2. Dünya Savaşı’nda hiç yara almayan ve Ortaçağ’dan beri aynı sınırları koruyan bu şehrin büyüsünün sebebi de bunlar sanırım.

[Devamını Oku]

Yazı
8 yorum

Gent

Gent Belçika’nın Flaman bölgesinde, Brugge’le beraber en masalsı, en güzel ortaçağ şehirlerinden biri. Brüksel’den trenle kısa sürede Gent’e vardıktan sonra tramvayla şehir merkezine ulaştık. Şehir merkezindeki yan yana konumlanmış tarihi yapılar ve büyüleyici eski binalar bir anda bize hangi yılda olduğumuzu unutturdu.

[Devamını Oku]

Yazı
0 yorum

Göteborg’da İtalyan Dondurması – Da Luca Gelato

Göteborg’un son yıllarda gelişen, bir çok yeni restoranın ve cafenin açıldığı caddelerinden birinde yeni bir dondurmacı açıldığını duyar duymaz gidip denemek için can attık. Bir de İtalyan dondurması olduğunu duyunca hem hevesimiz arttı hem de beklentileri yükseltiyor olmaktan korktuk. Bir kaç gün önce iş çıkışı Da Luca Gelato’ya uğradık.[Devamını Oku]

Yazı
0 yorum

Yaz Gelirken

Geçtiğimiz cuma günü hava çok güzeldi. Bu sene ilk defa bu kadar sıcak olan havayı iyi değerlendirmek için gün boyunca arkadaşlar arasında iş çıkışı için planlar yaptık. Birbiriyle haberleşen herkes en sonunda birleşti ve açık havada bir şeyler yapma fikri 17-18 kişilik bir pikniğe dönüştü. [Devamını Oku]

Yazı
3 yorum

Tokyo Tower

Tokyo’nun en hatrı sayılır simgelerinden biri olan bu kule hem haberleşme hem de gözlem amacıyla kullanılıyor. İki yıl önce bu kuleyi ilk gördüğüm zaman ‘Eiffel kulesinin aynısını neden buraya dikmişler?’ diye sorduğumu hatırlıyorum, fakat Tokyo zıtlıkların ve uyumsuzlukların uyumunu taşıyan bir şehir olduğu için şehri sindirdikçe bu soruların çok saçma olduğunu farkettim.

[Devamını Oku]

Yazı
1 Yorum

Tokyo’nun En Güzel Parkları

Tokyo’ya Nisan ayı başında gitmemizin en önemli sebebi yeni açan kiraz çiçeği dolu ağaçları görmekti. Bu sene beklenenden biraz daha erken açtıkları için son anlarına yetiştik. Tokyo’da geçirdiğimiz 10 günün hemen hemen hepsine bir park veya bahçe planı sığdırdık ve böylelikle şehrin her yerinde açan farklı ağaçları görme şansımız oldu.

[Devamını Oku]