Yazı
9 yorum

Ekim Kreşe Başladı

Ekim’le beraber evde geçirdiÄŸimiz zamanın sonuna geldik. Uzun bir annelik izninden sonra Ocak ayında iÅŸe geri dönüyorum. Bu sebeple Ekim 14 aylıkken, bu ayın başında kreÅŸe baÅŸladı.

Ä°sveç’te her ÅŸeyde olduÄŸu gibi kreÅŸlerde de sıra sistemi var. ÇocuÄŸun kreÅŸe baÅŸlamasını istediÄŸiniz tarihten en az 6 ay önce okulların sırasına kayıt ettirmeniz gerekiyor. Ben de Ekim’i bu yılın Haziran ayında bir çok okulun sırasına yazdırmıştım.

KreÅŸler ve anaokulları ikiye ayrılıyor: ortak bir sıra sistemi olan, belediyelere baÄŸlı mahalle okulları ve özel kategorideki okullar. Özel kategori sınıfına uluslararası müfredat, veya montessori gibi belli tipte eÄŸitim programlarına sahip okullar giriyor. Yine bu okullar da devlete baÄŸlı, yani Türkiye’deki gibi pahalı özel okullar deÄŸiller. BahsettiÄŸim tüm bu okullar aynı ücrete tabi. Ä°sveç’te eÄŸitim ücretsiz diye geçiyor, fakat herkes kazancı oranında aylık 200-300 TL civarında, cüzi bir miktar para veriyor.

Biz Ekim’in Ä°ngilizceyi de ana dili gibi öğrenmesini istediÄŸimiz için onun uluslararası eÄŸitim programlarını takip eden okullardan birine gitmesini istiyorduk. Yaz sonunda bu okullardan en bilinenlerinden biri olan Happy Kids‘den Ekim için Aralık ayında yer açıldığı, dilersek baÅŸlayabileceÄŸi haberini alınca, bu fırsatı kaçırmak istemedik.

Böylece Ekim 6 Aralık’ta kreÅŸe baÅŸlamış oldu. Alışma sürecinin bir parçası olarak ebeveynlerden birinin ilk üç gün okula çocukla beraber devam etmesi gerektiÄŸinden ben de Ekim’le beraber üç gün kreÅŸe gitmiÅŸ oldum :)

Kural gereÄŸi  eÄŸer ebeveynlerden biri çalışmıyorsa okullar çocuÄŸu yalnızca haftada 15 saat kabul ediyorlar. Bunun parayla bu süreyi uzatmak, rica minnet gibi hiç bir istisnası olmuyor; devlet ‘madem çalışmıyorsun o zaman çocuÄŸuna geri kalan zamanda kendin bak’ diyor. O yüzden Ekim ben iÅŸe baÅŸlayana kadar kreÅŸe salı, çarÅŸamba, perÅŸembe olmak üzere haftada 3 gün 09-14 arası devam edecek. Ä°lk iki hafta alışma haftaları olduÄŸu için haftanın 5 günü 09-15 saatleri arasında kabul ettiler.

Ekim’in kreÅŸe baÅŸlarken sorun yaÅŸamayacağından emindim, fakat ilk 3 günü onunla geçirmek benim bu duruma alışmam açısından da iyi oldu. Hem kreÅŸteki günlük rutinlerini, hem de Ekim’in bu rutinlere nasıl ayak uydurduÄŸunu gözlemlemiÅŸ oldum.

Happy Kids’de farklı yaÅŸ aralıklarındaki çocuklar için farklı gruplar oluÅŸturulmuÅŸ. Ekim’in grubunun adı ‘deniz yıldızları’ ve bu grupta ÅŸu anda 10 çocuk ve 3 öğretmen bulunuyor. Öğretmenlerden ikisi çocuklarla yalnızca Ä°ngilizce, biri yalnızca Ä°sveççe konuÅŸuyor. Çocuklar pedagojik olarak kafalarında farklı dilleri o dilleri konuÅŸan insanlarla iliÅŸkilendirdiklerinden, bir kiÅŸinin birden fazla farklı dil konuÅŸmaması çok önemliymiÅŸ. Aksi taktirde çocukların kafalarında diller birbirine karışıyor, böylece o dilleri ve konuÅŸmayı öğrenmeleri zorlaşıyormuÅŸ. O yüzden Ä°ngilizce ve Ä°sveççe konuÅŸan öğretmenler kendi aralarında dahi konuÅŸurken dil deÄŸiÅŸtirmiyorlar. Aynı sebepten dolayı bizim de evde Türkçe konuÅŸmaya devam edip, farklı dilleri birbirine karıştırmamamız gerekiyormuÅŸ.

Deniz yıldızları grubunun alanında 3 oda ve bir mutfak bulunuyor. Odaları farklı amaçlardaki oyunlar için kullanıp, uyku saati geldiğinde iki tanesine çocukların minderlerini serip uyku odası haline getiriyorlar. Mutfaklarındaki masalar ve sandalyeler de kendi oturabilecekleri boyutlarda. Böylece öğle yemeği ve ara öğün zamanlarında her biri rahatlıkla yerlerine oturup yemeklerini yiyebiliyorlar. Ekim gruptaki en küçük çocuk olduğu için bazı yemekleri kendi kendine yemekte zorlanıyor, fakat öğretmenleri ona biraz yardımcı oluyorlar.


(Ekim’in askısındaki ‘hoÅŸgeldin’ yazısı. Yukarıdaki kutularda da yedek temiz kıyafetleri bulunuyor)


(Yatakları ve içlerinde yastık ve battaniyelerinin bulunduğu her birinin özel çantaları)


(Ä°lk günden Ekim’in favori öğretmeni olan Joselyn)


(Okulun girişinde böyle bir askı bulunuyor. Küçülmüş veya artık kullanmadığın kıyafetleri buraya asıp, dilersen kendi çocuğuna uygun başka bir kıyafeti alabiliyorsun)


(Okulun girişinde bir de kahve ve çay ikramı masası bulunuyor. Sabahın erken saatlerinde çocuklarını okula bırakan anne-babalar dilerlerse buradan içeceklerini alıp işerlerine öyle gidebiliyorlar)

Teknolojinin faydalarından biri olarak, okuldan bir de telefon uygulaması yüklememizi istediler. Bu uygulamada gün içerisinde fotoÄŸraf ve video paylaşıp durum güncellemeleri yapıyorlar. Özellikle yeni baÅŸlayan çocukların bilgilerini ilk iki hafta daha sıklıkla paylaşıyorlar ki ebeveynler bu durumdan çok memnun oluyorlar :) Ben de Ekim’i yalnız bıraktığım ilk günü ‘yeni bir ÅŸey gelmiÅŸ mi’ diye sürekli telefonuma bakarak geçirdim.

Happy Kids’i seçmemizdeki diÄŸer bir etken de bahçesinin geniÅŸ olması ve arkasında büyük bir orman bulunmasıydı. Ä°sveç’te hava ÅŸartları ne olursa olsun okullarda çocukları her gün mutlaka dışarı çıkarıyorlar. Böylece çocuklar doÄŸru kıyafetlerle her ÅŸartta dışarıda oynanabileceÄŸini öğreniyorlar ve doÄŸaya yakın oluyorlar.


(İlk günlerde botunu ve onunla yere basmayı reddeden Ekim! Neyse ki sonradan alıştı)

Her ne kadar her gün farklı aktiviteler bulmaya çalışsam, dışarı çıkarsam da Ekim’i artık oyalamak epey zorlaÅŸmıştı. Hem de baÅŸka çocuklarla oynamayı, paylaÅŸmayı, sosyalleÅŸmeyi öğrenmesi gerektiÄŸine inanıyordum. O yüzden kreÅŸe doÄŸru zamanda baÅŸladığını düşünüyorum. Sanırım kreÅŸe alışma sürecini de güzelce atlattık. Sabahları bıraktığımda dışarda kalmak istediÄŸi için biraz sızlanıp aÄŸlıyor, ama ben gider gitmez susup oyun oynamaya baÅŸlıyormuÅŸ. Artık üç farklı dile maruz kaldığından konuÅŸmayı daha geç öğreneceÄŸini düşünüyorum, ama kendine ait bir günlük hayatı, arkadaÅŸları ve yeni bir çevresi olduÄŸunu görmek de beni çok mutlu ediyor. Uzun eÄŸitim yıllarının ilk aÅŸaması böylece baÅŸlamış oldu. Umuyorum bu yolda ona meraklı olmayı, sorgulamayı, paylaÅŸmayı, öğrenmeyi zevkle öğretecek imkanlar sunabiliriz.

(Fotoğrafları cep telefonumla çektiğim için ve diğer çocukları çekmemeye dikkat ettiğim için kaliteleri çok iyi değil, yine de paylaşmadan edemedim)

9 Yorum

  1. Gizem hanım ekim ile yedinci ay başlığınızdan beri onunla olan iletişiminize ve alakanıza dikkat ediyorum ve sizler adına çok mutluyum. Güzel ülkemde de bu tablolardan görmek istiyorum ama öylesine hengame görüyorum ki bu da beni çok üzüyor. Sizi, canınızı ve eşinizle olan ailenizi görünce sizler adına da çok mutlu oluyorum. Canınızın manevi dünyasında yaşıtının olgunluk seviyesini taşıyabilmesi emin olun sizlerin sayesinde oluyor. Kendi ayaklarının üstünde durabilmesi, bir şeyler sorabilmesi sorduklarına cevap alabilmesi, kararlı olması, duygusal olarak stabil bir hayat sürebilmesi onu yetiştirme tarzınızın çok mühim etkisi var. Ne mutlu ki sizler gibi değerli ebeveynler tanıyabiliyoruz ve yaşamınızdan örnek alabiliyoruz.

    İNŞAALLAH ileride bir aile kurabilir, eşime ve canlarıma da anneleriyle beraber sağlıklı, huzurlu, sorgulayan, kararlı durabilen, duygularını kontrol edebilen ve iletişimden kaçmayan bireyler yetiştirebiliriz.

    Paylaşımlarınıza devam edin gizem hanım. Teşekkürler.

    Cevap

    • Merhaba Sezai Bey, cok tesekkur ederim yorumunuz ve guzel dilekleriniz icin. Her ebeveynin yapmasi gerekeni yapmaya calisiyoruz biz de. Dediginiz gibi cocuklarimizin bebekliklerinden itibaren ayri bireyler olarak saygiyla ve sevgiyle yetistirilmeleri gerekiyor. Eminim siz de bir gun cok guzel cocuklar yetistireceksiniz. Sevgiler

      Cevap

  2. Sevgili Gizem
    Yazılarını okumak bana çok iyi geldi.Samimi ve akıcı bir üslubun var,fotoğrafların harika;keyifle takip edeceğim.Teşekkür ederim,sevgiler.

    Cevap

  3. Merhaba Gizem hanım yazdıklarınız ve paylaştığınız resimler bana ilaç gibi geldi Biz de İsveçte yaşıyoruz Oğlum henüz 1 yaş 4 aylık yani daha 1,5 yaşında bile değil Eylülde kreşe başlayacak çok kararsızdım yazdıklarınızı okuyunca biraz daha pozitif düşünmeye başladım çünkü oğlum kreşe başlamak için çok mu küçük diye düşünüyordum ben çalışmıyorum ama okula gidip dil ogrenmem gerekiyor

    Cevap

    • Merhaba, endise etmeyin hic bence. Cocugunuz icin de cok iyi olacaktir kucuk yasta sosyallesmek, baska cocuklarla beraber oyun oynamak, paylasmayi ogrenmek. Belki size zor gelir basta ama eminim cok kisa surede alisir okul duzenine. Hele de Isvec’te butun cocuklar kucuk yasta basladiklari icin, bu surece herkes cok aliskin. Kolayliklar dilerim, sevgiler.

      Cevap

  4. Evet haklısınız minik meleğim için en doğru karar kreşe gidip bir an önce hayata sosyalleserek baslamak olucak bu konuda artık eminim İlginiz ve hızlı cevabınız için Teşekkürler, sevgiler

    Cevap

  5. Selamlar
    Yakında Göteborg’a taşınıyoruz. 2 yaşındaki oÄŸlum Ekin’i üşütmeden bu kışı geçirmek istiyorum. Ä°sveç’te onu tam olarak nasıl giydirmem gerektiÄŸini bilmiyorum. Ekim’in montu ve botlarını nereden aldığınızı paylaşır mısınız?

    Cevap

    • Merhaba, kisin genelde tum cocuklar tulum tipinde kislik montlar giyiyorlar. Ben hep Polarn o Pyret magzalarindan aliyordum. O magazanin urunlerini Hede Outlet’te daha ucuza bulabilirsiniz. Hatta Isvecliler ikinci el urun de cok alip satarlar. Zaten oraya gittiginizde her magazada cocuklarin giydigi standart kislik ekipmanlari kolayca bulursunuz. Sevgiler

      Cevap

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.