Yazı
6 yorum

Ekim’le Yedinci Ay

Ekim’in artık bir bebek değil, çocuk olmaya başladığını hissediyorum. Daha yedi ayda bunu söylemek için belki erken ama bazen Ekim’in benim çocuğum olmaktan ziyade arkadaşım olduğunu düşünüyorum çoğu zaman. Mutfakta bir şeyler yaparken henüz cevap almayacağımı bilsem de ‘Ekim bunu nasıl yapalım? Sen bu konuda ne düşünüyorsun?’ gibi sorular sorup, hem onu oyalıyorum hem de yaptığım işlere onu katarak daha eğlenceli hale getiriyorum. O genelde plastik kaşığını veya kumaş kedisini kemirmekle meşgul oluyor, ama etrafımda olması beni çok mutlu ediyor.

ekimle yedinci ay - 8

Son kontrolünde hemşire artık Ekim’in öğünlerinin düzenli olması gerektiğini ve günde en az iki öğün yemek yemesi gerektiğini söyledi. Bize sağlık ocağından verdikleri beslenme kitabında 6-8 ay arasına göz attığımda omlet, bebek sandviçi gibi yiyecekler görmüştüm, fakat ‘herhalde bunlar dişleri çıkan bebekler için’ diye düşünüp, hemşireyle konuşmadan bu denemelere girişmek istememiştim. Hemşire bebeklerin dişleri olmasa da minik parçaları diş etleriyle ezebileceklerini ve boğazına kaçar diye korkmamıza hiç gerek olmadığını anlatınca hemen bebek sandviçini denedik.

Bir dilim ekmeğin kenarlarındaki sert kısımları bıçakla kesip, dilimin üzerine krem peynir sürüp ikiye katladık. Bıçakla küçük küp küp doğrayıp Ekim’in mama sandalyesindeki tepsisinin üzerine koyduk. Tabi ne olduğunu anlayamadığı için ilk başta ben onun ağzına minik dilimlerden koyarak yardımcı oldum. Başta yüzünü ekşitti, her zaman yaptığı gibi şüpheli gözlerle yüzüme baktı, fakat sonra hemşirenin dediği gibi diş etleriyle ekmeği ezmeye ve dilimi yutmaya başladı :) Biraz daha minik sandviç küpleri yapıp önüne koydum. Küplerin çoğu yerlere, kıyafetine, eline yapıştı ama bazılarını ağzına götürüp yemeyi başardı. Kendi kendine yemek yemeyi öğrenmesini çok istediğim için artık haşlanmış ve küçük küçük doğranmış sebzeleri, sandviç parçalarını, meyveleri böyle önüne koyup onu destekleyeceğim. Böylece biz yemek yerken bize bakıp nasıl yenileceğini öğrenecek ve karnını doyurabildiği kadar önündeki yemeği bitirecek (diye umuyorum). Çünkü İsveçlilerin en iyi yaptığı işlerden biri bebeklerine kendi kendine yemek yemeyi öğretmek. Burada Türklerin çoğunun 3-4 yaşına gelmiş çocukların peşinde kaşıkla koştuklarını söylediğimde hayret dolu bakışlarla karşılaşıyorum.

ekimle yedinci ay - 5

Altıncı aydan sonra gündüz uykuları da iyice düzene girdi. Artık uyku zamanı geldiğinde yatağına yatırıyorum, rahatlatıcı bir bebek müziği çalıyorum ve odanın kapısını kapatıp çıkıyorum. Bazen hemen uykuya dalıyor, bazen de uykuya direnip ağlıyor. Biraz ağlamasına izin verip, bir kaç dakika sonra yanına gidip başını okşayıp ‘hadi Ekim şimdi uyumamız gerekiyor’ gibi bir kaç cümle edip yeniden odadan çıkıyorum. Bunu en fazla bir kaç defa tekrarladıktan sonra bir şekilde mutlaka uykuya dalıyor. Ağlamasına acımayıp biraz kendi haline bırakmak gerekiyor.

İsveç’te yaşadığımız ev bir oda bir salon olduğu için Ekim bizim yatak odamızda, yatağı yatağımıza bitişik şekilde yatıyor. Bu konunun pedagojik açıdan bir önemi olup olmadığını hemşireye sorduk ve ‘kendi yatağı olduğu ve o yatakta yattığı sürece hiçbir önemi yok’ cevabını aldık. Altıncı aydan sonra artık geceleri beslenmek için uyanmasına gerek olmadığını, uyanmalarının hepsinin alışkanlıkla olduğunu öğrendik. Ekim gece iki kere uyanıyor, bazılarında biraz meme emip uyuyor, bazılarında biberonla mama veriyorum. Gerçekten aç mı yoksa sadece alışkanlık mı emin olmadığım için bu konuyu bu ay gözlemlemeye karar verdik.

ekimle yedinci ay - 2

ekimle yedinci ay - 7

Ekim bu ay da komikliklerine devam ediyor. O bir tarafa bakarken kulağına sessizce ‘eekiiiiim’ diyorum, bakışlarının yerini değiştirmeden, sanki bir şeyle meşgulmüş gibi davranıp gülümsüyor. Gülümsemesi kaybolduktan sonra yeniden aynı şeyi yapıyorum, yine aynı tepkiyi veriyor. Bazen benimle oyun oynadığını düşünüyorum. Saklanıp ‘cee’ yaptığımızda kahkahalara boğuluyor. Ekim büyüdükçe onunla vakit geçirmenin çok eğlenceli hale geldiğini görüyorum. Bir kaç yaşına gelip sorular sormaya başlayacağı, kafasından hikayeler uydurup anlatacağı zamanı sabırsızlıkla bekliyorum.

ekimle yedinci ay - 1 (1)

6 Yorum

  1. Canınızın her anına ortak olmanız, onu bir yetişkinmiş gibi kaale almanız, onunla bilişsel gelişiminin hızlanmaları için antrenmanlar yapmanız, dil sürecini sağlıklı atlatmak için sohbeti atlamamanız, fiziki gelişimi için onu hazırlamanız, onun yüreğine dokunarak ve bir kişi olduğunu kabul ederek ona yaklaşmanız, onu zor zamanlarında yapması gerekeni onun sorumluluğuna bırakıp yanında destek olmanız, yemek yemesi için her durumda onu desteklemeniz, bulunduğu yaşın tanıdığı olanaklarla onun yapabileceklerini şu an ve gelecek diye ayırnmanız ve özellikle bir annenin verebileceği tüm pedagojik desteklere vakıf olmanız inanılmaz. Muhteşem. Ekim tek kelimeyle olağanüstü şanslı. ALLAH sizi ve ailenizi bu güzellikler içinde tutsun. Kendinize çok iyi bakın. Sizi tanımaktan ve evladınızın gelişimine tanıklık etmekten müthiş kıvanç duydum. Sağlıcakla kalın.

    Cevap

    • Cok tesekkur ederim mesajiniz icin, cok naziksiniz. Yazdiklarimi takip etmenize cok sevindim. Isvec’ten sevgiler

      Cevap

Bir Cevap Yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.