Yazı
27 yorum

Ä°sveç’te Gebelik Takibi

Ä°sveç doÄŸumda bebek ve anne saÄŸlığı oranlarının en yüksek olduÄŸu ülkelerden biri, ve bunu lüks ve abartılı bir takip sistemiyle deÄŸil; saÄŸlık ocaklarıyla, 1711 yılından beri aynı düzenli eÄŸitimi verdikleri ebelerle ve gebelik boyunca yaptıkları çok basit kontrollerle saÄŸlıyorlar. Bu süreci Ä°sveç’te deneyimlerken, Türkiye’de doÄŸum yapan arkadaÅŸlarımla konuÅŸtuÄŸumda arada olumlu veya olumsuz çok farklılıklar olduÄŸunu gözlemledim. Bu yüzden bu konuyla ilgili bir yazı yazıp hem Ä°sveç’te bu iÅŸlerin nasıl yürüdüğünü paylaÅŸmak, hem de sizin bu konudaki deneyimlerinizi öğrenmek istedim.

Öncelikle Ä°sveç saÄŸlık sistemi çok temel ve basit prensiplere sahip. Burada bir sürü özel hastane, bir sürü doktor, ‘acaba hangisi daha iyi?’ diye kafa karıştırıcı bir sürü seçenek yok. Gebe olduÄŸunuzu düşündüğünüz zaman baÄŸlı olduÄŸunuz saÄŸlık ocağını arıyorsunuz, süreç baÅŸlıyor ve herkes için aynı rutinlerle devam ediyor.

Ä°sveç’te gebelik takibiyle ilgili göze çarpan konular şöyle:

  • GebeliÄŸin başından doÄŸumun sonuna kadar olaÄŸan dışı bir durum olmadıkça doktorla bir iÅŸiniz olmuyor, her iÅŸ uzman ebeler tarafından yürütülüyor.
  • Ä°steÄŸe baÄŸlı yapılan ikili testin dışında tüm kontroller, doÄŸum ve hastane ücretsiz. Biz yalnızca doÄŸum sonrası hastanede kaldığımız 4 gece için, geceliÄŸi 100 sek (yaklaşık 30-35 TL) olan, Barış’ın yatak ücretini ödedik.
  • Ultrason tüm gebelik boyunca yalnızca bir defa, gebeliÄŸin 18. haftasında yapılıyor. Bunun dışında ultrason yaptırmak isterseniz özel bir hastanede ücretini ödeyerek, uygun bir gün için bekleyerek yaptırabiliyorsunuz.
  • Hiçbir kan tahlilinin sonucunu gerekmedikçe öğrenmiyorsunuz, çünkü o sonuçları anlayıp analiz etmek sizin iÅŸiniz deÄŸil. OlaÄŸan dışı bir sonuç olduÄŸunda size bildiriliyor, yani bunlara kafa yorup konu komÅŸuyla test sonuçlarınızı karşılaÅŸtırmanıza gerek kalmıyor.
  • “Yalnız anne” olmadığınız sürece kontrollere partnerinizle beraber gitmeniz çok önemli, çünkü bu ikinizin beraber yaÅŸaması, beraber takip edip sorumluluk alması gereken çok güzel bir süreç.
  • Sezeryan sizin keyfi seçeneÄŸiniz deÄŸil, ancak doktor ve psikolog desteÄŸi aldıktan sonra ve gerekli görüldüğü taktirde baÅŸvuracağınız bir çözüm.

Biz de gebelik takip sürecini İsveç sistemine kendimizi teslim ederek geçirdik ve hiç bir sıkıntı yaşamadık. Evde yaptığımız ilk testten doğuma kadar olan zamanı hangi kontrollerle nasıl geçirdiğimizi, bu sistemi özetlemek için kısaca anlatmak istiyorum.

Ä°lk test

Evde test yapıp sonucun pozitif olduÄŸunu gördükten sonra bu testlerin ne kadar güvenilir olduÄŸunu bilmediÄŸimiz ve sürece çok yabacı olduÄŸumuz için baÄŸlı olduÄŸumuz saÄŸlık ocağına gittik. Türkiye’de kan tahlili yaptıklarını duyduÄŸum için, saÄŸlık ocağında gebelik testi yaptırmak istediÄŸimi söyledim. Kan tahlili yerine bana idrar tahlili için plastik bir kap verdiklerinde zaten evde test yapmış olduÄŸumu ve sonucun pozitif çıktığını söyledim. Bunun üzerine baÅŸka teste gerek olmadığını söylediler :) Test yerine uygun olan ilk zamana (yaklaşık 2 hafta sonrasıydı) ebe randevusu verdiler ve randevuya doldurup getirmemiz için aile saÄŸlık geçmiÅŸi ve kiÅŸisel bilgilerle ilgili bir form verdiler.

Burada gebelik kontrolu ebelerle yapılıyor dediÄŸimde çok ciddiydim. Normalin dışında bir durum olmadığı sürece tüm gebelik ve doÄŸum süresince hiçbir doktorla münasebetiniz olmuyor. Çünkü Ä°sveçlilerin dediÄŸi gibi “Gebelik doÄŸal bir süreçtir, bir hastalık deÄŸildir”.

Ä°lk Randevu (7. hafta)

Ä°lk randevuya gittiÄŸimizde çok heyecanlıydık, önümüzde hiç bilinmeyen bir dünya vardı ve bu dünyayı biraz aydınlatacak olan sorularımızı ancak bu görüşmede sorabilecektik. SaÄŸlık ocağının bekleme salonunda otururken bu soruları toparlıyorduk kafamızda. Sonra adımızı söylediÄŸi zaman bize atanan ebe Inga-Lena’yla tanışmış olduk. Kontrol yaklaşık bir saat sürdü. Daha önce doldurup getirdiÄŸimiz formun üzerinden geçtik ve Inga-Lena bu bilgileri online sistemde bizim adımıza açtıkları dosyaya kaydetti. Daha önce üriner enfeksiyon ve bir kan pıhtılaÅŸma sorunu geçirdiÄŸim için bu noktaları dikkate deÄŸer gördü ve doktorun incelemesi için idrar ve kan örneÄŸi aldı. Normalde doktorsuz iÅŸleyecek süreç bu önemli noktalar sebebiyle benim için ekstra bir doktor randevusuyla devam etti.

Bu buluÅŸma öncesinde kafamda onlarca soru vardı. Hamilelik sürecini nasıl geçirdiÄŸimle ilgili yazımda bu sorulardan bahsetmiÅŸtim. Soruların hepsine aldığım yanıt ‘vücudunu dinle’ olduÄŸu için sanki elim boÅŸ dönüyorum gibi hissetmiÅŸtim bu görüşmeden.

Doktor Muayenesi (10. hafta)

Inga-Lena’nın bir önceki görüşmede verdiÄŸi tarihte yine aynı saÄŸlık ocağına gidip bu sefer doktorla görüştük. Doktor tahlil sonuçlarımı incelemiÅŸti, ve endiÅŸe edecek bir durum olmadığını söyledi. Yalnızca kan pıhtılaÅŸmasına karşı almam gereken önlemlerden (bol sıvı tüketmek, varis çorabı giymek, sıkça hareket etmek gibi) bahsetti ve ultrasonla fetüsün durumunu kontrol etti. Bu mayeneden sonra biraz daha rahatlamıştık, çünkü evde yaptığım test dışında bir türlü doÄŸrulayamadığımız gebelik ultrasonla onaylanmış oldu :)

Bu kontrol sırasında bize olası kromozom bozukluklarının ihtimalini öğrenmek için yapılan ikili testin zorunlu bir test olmadığını, eğer dilersek bunun için kan tahlili ve ultrason tarihi için randevu almamız gerektiğini, fakat bu tetkiklerin ücretini kendimizin karşılayacağını söylediler. Biz bu testi yaptırmak istediğimiz için gereken haftalara randevularımızı aldık.

Ä°kili Test (11. hafta)

Bu test ve genel tarama için gebeliğin yaklaşık 11. haftasında hastaneye gidip kan verdim. Ultrason içinse bunun yapıldığı başka bir merkeze gittik. Bu ultrasonda fetüsün ense kalınlığı ve omurga uzunluğu gibi ölçümlerini yaptılar, burdan çıkan sonuçla kan tahlili sonuçlarını birleştirip yaklaşık bir kromozom bozukluğu olma ihtimali yüzdesi verdiler. Bu yüzde belli bir sayının üzerindeyse daha sonraki tetkiklere devam edip etmeme kararı yine ebeveynlere kalıyordu ama bizim için buna gerek kalmadı.

ultrasound - 1

Detaylı Ultrason (18. hafta)

Daha önce doktorun yaptığı ultrason ve ikili test ultrsonu normal sürecin dışındaki ultrasonlardı. Gebelik boyunca Ä°sveç’te yaptıkları tek ve esas ultrason 18. hafta civarına denk gelen detaylı ultrason. Bu ultrasonda fetüsün geliÅŸimini kontrol ediyorlar ve eÄŸer dilerseniz cinsiyetini öğrenebiliyorsunuz. Barış bu kontrolün yapılacağı sırada Türkiye’de olduÄŸu için ve baÅŸka hiçbir tarih veremedikleri için bu ultrasona tek başıma gittim. Barış’la önceden kararlaÅŸtırdığımız gibi cinsiyetini öğrenmek istediÄŸimi söyleyecektim ve çıkar çıkmaz Barış’a haber verecektim. Muayene sırasında hemÅŸire bebeÄŸin organlarının geliÅŸimini inceledi ve bana tek tek onların hangi organlar olduÄŸunu söyledi (benim için hepsi garip ÅŸekillerdi). O sırada ‘bir erkek!’ dedi :) Ben garip bir ÅŸekilde erkek olduÄŸunu hissediyordum başından beri, o yüzden çok ÅŸaşırmadım. Çıkar çıkmaz Barış’ı arayıp haberi verdim.

Bu kontrolden sonra gebeliÄŸimin onaylandığı, sosyal sigortalar kurumuna göndermem gereken belgeyi saÄŸlık ocağımdan alabiliyordum. Bu iÅŸlemi de tamamladıktan sonra artık annelik iznimi planlamaya baÅŸlayabilirdim (Ä°sveç’te ebeveynlik iznini baÅŸka bir yazıda detaylı anlatacağım).

Gebelik boyunca baÅŸka ultrason kontrolüne gerek duyulmuyor, çünkü her ÅŸey uzman ebelerin kontrolü altında. Elle karın muayenesi yaparak gebeliÄŸin son anlarına kadar bebeÄŸin pozisyonunu ve doÄŸumda doktora ihtiyaç olacak herhangi bir durum olup olmadığını anlayabiliyorlar. ‘Peki ya kordon bebeÄŸin boynuna dolandıysa, nasıl anlayıp önlem alacaksınız, sezeryana mı ihtiyaç duyulacak?’ gibi bir soru yönlendirdiÄŸimde aldığım cevap ise ‘Åžu ana kadar kordon dolanması yüzünden sezeryan olmak zorunda kalan birisi görmedik, bizim görevimiz zaten doÄŸum sırasında öyle bir durum olduÄŸunda size yardımcı olmak’ oldu.

Sonraki Kontroller (23.- 33. haftalar)

Bu haftalar arasında ayda bir kez olmak üzere üç kontrol oldu. Bu kontrollerde bebeğin büyümesini kontrol etmek için karnım mezura ile ölçüldü, kilo ölçümü yapıldı, kanımdaki şeker ve demir oranlarına bakıldı. 23. haftadan sonra demir hapı kullanmamı önerdiler. Bunun üzerine her gün aldığım vitamin haplarına bir de demir hapı eklenmiş oldu.

Hastane Ziyareti (34. hafta)

Kontroller sırasında ebemiz Inga-Lena bize Göteborg’da doÄŸum yapılan hastanelerden biri olan Östrasjukhuset’te her ay Ä°ngilizce ve Ä°sveççe olarak doÄŸum bilgilendirme toplantıları yapıldığından bahsetmiÅŸti. Biz de kendimize uyan bir tarihteki Ä°ngilizce olan toplantıya katılmaya karar vermiÅŸtik. Oraya gittiÄŸimiz gün bizimle beraber doÄŸuma yaklaÅŸan pek çok yabancı çift olduÄŸunu gördük. Hastanedeki görevli ebelerden biri bizi bir toplantı odasına aldı ve sancıların her kadın için nasıl farklı baÅŸlayabileceÄŸini, doÄŸuma yaklaÅŸtığımızı hissettiÄŸimizde ne yapmamız gerektiÄŸini detaylarıyla anlattı. Daha sonra bizi doÄŸum bölümüne alarak bir odayı ve o odada doÄŸuma yardımcı olan ne gibi araç gereçler bulunduÄŸunu gösterdi. Binaya ve acil bölümüne nereden girileceÄŸine ve arabayı nereye park etmemiz gerektiÄŸine dikkat çekti. Göteborg’da doÄŸum yapılan ikinci hastane olan Mölndalssjukhus’te bu toplantılardan yapılmıyordu, fakat gidip oranın da giriÅŸine ve park yerlerine göz atmamızı tavsiye etti. Bu ziyareti bana sürecin nasıl baÅŸlayacağı ve ilerleyeceÄŸiyle ilgili ipucu verdiÄŸi için çok faydalı buldum.

Doğuma Hazırlık Kursu (37. hafta)

Göteborg’da doÄŸum yapan bir arkadaşımdan doÄŸuma hazırlık kurslarının çok faydalı olduÄŸunu öğrenmiÅŸtim. Yaz tatili sonrası bu kursları veren kurumu ve kursu kimden alabileceÄŸimizi araÅŸtırdım. 36. hafta için ayarladığımız dersi ebenin yoÄŸun programı sebebiyle 37. haftaya ertelemiÅŸtik, böylece 2 buçuk hafta erken gerçekleÅŸen doÄŸumdan tam iki gün önce bu kursa katılmış olduk :)

chery - 1

4 saatlik özel ders ÅŸeklinde geçecek bu kursa Barış’la beraber katıldık. Kursu Güney Afrikalı, 12 senedir Göteborg’da yaÅŸayan, dünyanın en tatlı insanlarından biri olan Chery’den aldık. O kadar iyi anlaÅŸtık ve o kadar güzel sohbet ettik ki, dersin 5 saatten fazla sürmüş olduÄŸunu fark ettikten sonra sonlandırdık.

Gebeliğim boyunca öğrendiğim en güzel şeyleri, yaşadığım en güzel deneyimleri bu kursta yaşadım. Bir de şunu fark ettim ki Türk eğitim sisteminde kendi vücudumuz ve çok doğal bir süreç olan gebelik ve doğum ile ilgili hiçbir şey öğrenmiyormuşuz. Chery bize hormonlar nasıl çalışır, doğum nasıl başlar, sancılarla baş etme yolları nelerdir, ilk sancıdan itibaren bizi neler bekler, nefes alıp vermenin önemi gibi çok faydalı şeyler öğretti. Bunların yanında uygulamalı olarak, sancılar başladığında ben hangi pozisyonlar durabilirim, Barış sancıları dindirmeme nasıl yardımcı olabilir bunları öğrendik.

Yalnızca iki gün sonra evde sancılarım başladığında ve doğum sırasında bütün bu bilgileri aklımdan geçiriyor olacaktım.

Son Kontroller

Inga-Lena ile 35. ve 37. haftada buluştuk. Yine rutin kontroller yapıldı. Daha sonraki haftalar için de 40. haftanın sonuna kadar randevularımız vardı fakat 37. haftadan sonra bunlara gerek kalmadı.

DoÄŸum BaÅŸlarken

Aktif doÄŸum öncesi, süresi her kadın ve her doÄŸum için bambaÅŸka olan sancı evresini mümkün olduÄŸunca evde yaÅŸayıp, hastaneye doÄŸuma mümkün olduÄŸunca yakın bir zamanda gitmeniz bekleniyor. Böylelikle zorlu sancı sürecini kendi evinizde, yabancılık çekmeyeceÄŸiniz, kendinizi rahat hissettiÄŸiniz çevrede geçirerek oksitosin hormonunun sizi doÄŸuma hazırlamasına yardımcı oluyorsunuz, hem de hastanede ebelerin iÅŸlerini hafifletiyorsunuz. Bu sebeple doÄŸum sürecine girdiÄŸinizin iÅŸaretlerini almaya baÅŸladığınızda size daha önceden verilen doÄŸum kordinasyon merkezinin numarasını arayıp durumunuzdan bahsediyorsunuz. Onlar doÄŸumun hangi aÅŸamasında olduÄŸunuzu anlayıp ona göre ne yapmanız gerektiÄŸini söylüyorlar. ÖrneÄŸin biz telefon ettiÄŸimizde benim kanamam vardı ve her 10 dakikada bir sancı geliyordu, fakat sancılar 2-3 dakikaya düşene kadar bekleyip daha sonra tekrar aramamızı tavsiye ettiler. Böylece ben hastanede geçirdiÄŸim süreyi çok azaltmış oldum. Telefonda hastaneye gitme zamanınızın geldiÄŸine kadar verdiklerinde sizi müsait olma durumuna göre Göteborg’daki doÄŸum yapılan iki hastaneden birisine yönlendiriyorlar.

oxytocin - 1

Doğum Sonrası

DoÄŸumdan yaklaşık iki ay sonrası için Inga-Lena’yla görüşmek üzere eve zaman detaylarını belirten bir mektup geldi. Bu görüşmede, hamilelik süresince olduÄŸu gibi benim kan deÄŸerlerimi ve kilomu kontrol ettiler. Inga-Lena doÄŸumun detaylarını, o günlere dair neler hissettiÄŸimizi, sonrasını nasıl geçirdiÄŸimizi sordu. Bunlar dışında önümüzdeki aylar için gebelikten korunma yöntemlerinden bahsetti ve bu konularda yardım istersek her zaman onlarla iletiÅŸime geçebileceÄŸimizi söyledi. Bu doÄŸum sonrası görüşme bana, sanki aylardır süren rutinimiz bir sonuca baÄŸlanmış gibi güvende ve mutlu hissettirdi.

***

Gebelik ve doÄŸum bir hastalık deÄŸil, doÄŸal bir süreç olduÄŸu için bu sürecin mümkün olduÄŸunca basit fakat kontrollü olması gerektiÄŸini düşünüyorum. O yüzden ne kadar abartıdan, gereksiz tıbbi kontrollerden, karmaşıklıktan uzak olursa anne ve bebek için o kadar rahat ve huzurlu geçeceÄŸine inanıyorum. Ä°sveç’teki gebelik takip sistemine güvenim tamdı, ve ÅŸimdi bütün bu süreci sorunsuz geçirmiÅŸ biri olarak yine olsa yine burada doÄŸum yapmak isterdim diyorum.

(1. ve 4. fotoÄŸraflar doÄŸuma hazırlık kursu aldığımız Födelsehuset’in hazırladığı tablolardan çekilmiÅŸtir)

27 Yorum

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.