Yazı
10 yorum

Viyana Müzeleri – Schönbrunn ve Belvedere

Viyana’daki 150’ye yakın müzenin hepsini orada yaÅŸasak bile muhemelen gezemeyeceÄŸimiz için, biz merak ettiÄŸimiz 6-7 müzeyi detaylı gezme ÅŸansı bulduk.

Görülmesi gereken yerler listemizin başında Schönbrunn vardı. Schönbrunn Viyana’daki ‘yazlık saray’ diye biliniyor. 16. yüzyılda Roma imparatoru 2.Maximilian‘ın satın aldığı büyük arazi, içinde pek çok hayvanın bulunduÄŸu bir avlanma alanı olarak kullanılıyormuÅŸ. Sonraki yüzyılda Roma imparatoru 2.Ferdinand’ın ava meraklı eÅŸi Eleonora bu bahçede çokça zaman geçirip, Maximilian zamanında yapılan Katterburg köşküne ek bina yaptırmış, ve böylece ilk defa Schönbrunn (güzel bahar) adı o zamanlar kullanılmaya baÅŸlamış.

Sarayı gezmek için internetten bilet almak mümkün. Biz ‘orada hallederiz’ dediÄŸimiz için biraz sıra beklemek zorunda kaldık. Sarayın ziyaretçilere açık olan tüm odalarını gezebileceÄŸimiz ‘Grand Tour’ biletini satın aldık. GiriÅŸte verdikleri kulaklıklarla her odanın hikayesini dinleyip notlar alarak tüm sarayı dolaÅŸtık. (FotoÄŸraf çekmek yasak olduÄŸu için sarayın içinden hiç fotoÄŸraf paylaÅŸamıyorum).

Nedense tarihi olaylar günümüze yaklaÅŸtıkça beni etkileme oranları da artıyor. En ilgiyle dinlediÄŸim tarihi hikaye 1.Franz Joseph ve Elizabeth (Sissi)’ye ait olanı oldu. Avusturya imparatoru 1.Franz Joseph 1830 yılında Schönbrunn’da doÄŸmuÅŸ ve 86 yaşındayken, 1916’da yine bu sarayda ölmüş. Franz Joseph’in 1854 yılında evlendiÄŸi Elisabeth, bu sarayda yaÅŸayan en etkileyici karakter oldu benim için. Hiçbir zaman imparatoriçe olmanın verdiÄŸi zorunlu bürokrasiden hoÅŸlanmayan Elisabeth saraydaki günlerini genellikle melankolik geçirmiÅŸ. Misafirler gelince servis edilen Fransız yemekleri, aile arasında yenilen Viyana yemekleri Elisabeth’in hiç ilgisini çekmemiÅŸ. Formunu koruma bahanesiyle çoÄŸu zaman bu yemeklere katılmıyormuÅŸ. Odasında cimnastik aletleri bulunan imparatoriçe spor yapmadığı zamanlarda da saatlerce atla dolaşıyormuÅŸ. Pek çok kiÅŸi tarafından Lady Diana’nın benzetildiÄŸi Elisabeth 60 yaşındayken Cenova’da Ä°talyan anarÅŸist Luigi Lucheni tarafından kalbinden bıçaklanarak öldürülmüş. Elisabeth’in skandal dolu hayatıyla ilgili ilginç bir yazıyı buradan okuyabilirsiniz.

Empress_Elisabeth

(Sissi’nin hayatını araÅŸtırırken onunla ilgili çekilen filmlere denk geldim; Sissi (1955), Sissi-Der junge Kaiserin (1956), Sissi – Schicksalsjahre einer Kaiserin (1957). Bu vesileyle de filmlerde Sissi’yi canlandıran Romy Schneider‘in ne kadar güzel bir kadın olduÄŸuna takıldım kaldım, büyülendim… Filmleri henüz izlemedim ama en kısa zamanda izleyip Schönbrunn etkisinden bir süre daha çıkamayacağım  :) )

schonbrunn1

Schönbrunn Franz Joseph öldüğükten sonra, monarÅŸinin de yıkılmasıyla Avusturya Cumhuriyeti’nin sahibi olduÄŸu bir saray olarak korunmuÅŸ ve müzeye çevirilip ziyarete açılmış.

Sarayın iç planını ve odaların detaylarını buradan inceleyebilirsiniz.

Benim en çok ilgimi çeken odalar Mozart’ın 6 yaşındayken konser verdiÄŸi Mirror Room, 40m x 10m büyüklüğündeki Rococo tarzında dekore edilmiÅŸ, saray 1901 yılında elektriÄŸe geçmeden önce herbiri 70 mum taşıyabilen iki büyük avizenin asılı olduÄŸu, balolara ve kutlamalara ev sahipliÄŸi yapan Great Gallery, küçük aile kutlamaları ve doÄŸumgünü partilerinin yapıldığı Small Gallery, Avusturya Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı ve tarihi anlaÅŸmaların yapıldığı Blue Chinese Salon, ve sarayın en pahalı restorasyonunun yapıldığı Barok tarzdaki Millions Room oldu.

Bir baÅŸka gün de Viyana’nın Schönbrunn’dan sonraki en önemli sarayı Belvedere‘i gezdik. 18. yüzyılda, Osmanlılarla savaÅŸan Savoy Prensi Eugene tarafından barok tarzında yaptırılan iki bina ‘Upper Belvedere’ ve ‘Lower Belvedere’, Belvedere Müzesine ev sahipliÄŸi yapıyor.

belvedere1
(Upper Belvedere)

Schönbrunn’a göre çok daha müze havasında olan bu binaları karış karış gezdik. Avusturyalı Gustav Klimt (1862-1918)’in dünyadaki en geniÅŸ kolleksiyonu bu müzede bulunuyor. Ãœniversitedeyken aldığım ‘Modern Sanat Tarihi’ dersinde öğrenip hayran olduÄŸum Art Nouveau (Jugendstil) tablolarından biri olan The Kiss‘i burada gördüm ve bu orijinal tabloya uzun süre takılı kaldım.

Gustav_Klimt_016

Bunun dışında Gustav Klimt’in Judith I, Adam and Eve, ve Cottage Garden with Sunflowers gibi pek çok deÄŸerli bulunuyordu.

belvedere3

Upper Belvedere‘de Klimt kolleksiyonu dışında ilgimi çeken eserler ÅŸunlar oldu; Jacques-Louis David - Napoleon (1801), Oscar Kokoschka – The Vienna State Opera (1956), Egon Schiele - Facade of a House (1914), Oskar Laske – Ship of Fools (1923), Maximilian Oppenheimer - The Philharmonic (1926-52).

thumb_1358__contentImage
(Facade of a House)

thumb_1448__contentImage
(The Philharmonic)

belvedere4
(Upper Belvedere’den Lower Belvedere manzarası)

Lower Belvedere diÄŸer binaya göre daha küçük bir kolleksiyona sahipti. Buradaki eserler çoÄŸunlukla Barok tarzıydı. Dikkatimi çeken birkaç önemli eser; Franz Xaver Messerschmidt – Character Heads, Vincent Fischer – Triumph through the Arch of Titus (1791).

belvedere2
(Lower Belvedere’den Upper Belvedere manzarası)

Lower Belvedere’in biraz aÅŸağısında, bu binaya köprüyle baÄŸlı daha küçük bir bina olan Orangery eskiden ısıtılarak portakal aÄŸaçları yetiÅŸtirilen, bugün ise müzenin farklı sergilerinin sergilendiÄŸi yer olarak kullanılıyor.

Buraya da göz attığım için çok ama çok sevindim, çünkü bu sayede Friedensreich Hundertwasser (1928-2000)’in “Hundertwasser, Japan and the Avantgarde” adlı sergideki eserleriyle ve onu araÅŸtırdıkça baÅŸka harika eserleriyle tanıştım.

hundertwasser_fax
(30 Days)

Bu inanılmaz insan gençliÄŸinde tanıştığı Japon sanatçılardan etkilenerek bir süre Japonya’da yaşıyor. Onların geleneksel hayat tarzlarından ve kültürlerinden etkileniyor. Bu dönemde pek çok eser veriyor. Ä°lerleyen yıllarda Yeni Zelanda vatandaÅŸlığına geçip, öldükten sonra da oraya gömülüyor. Ben onun eserlerini incelediÄŸimde içlerinde kayboldum. Beni bambaÅŸka bir dünyayla tanıştıran Hundertwasser’in tam bir dahi olduÄŸunu düşünüyorum.

Referans: Elisabeth’in fotoÄŸrafı ve The Kiss Wikipedia‘dan, 30 days buradan, Facade of a House ve The Philharmonic Belvedere’in resmi web sitesinden alınmıştır.

10 Yorum

    • Çok teÅŸekkür ederim TuÄŸba. Ben de senin blogunu incelemeye baÅŸladım ÅŸimdi, çok güzel görünüyor :)

      Cevap

  1. Yazinizi cok büyük bir zevkle okudum. Yazi icinde verdiginiz linkler gercekten cok faydali ve yazinizi okumayi kolaylastiriyorlar. Yurtdisi seyahatlerini böyle bilincli, ögrenerek geciren herkesi cok taktir ediyorum.
    Alis-veris merkezi denilen, insanin ruhunu kurutan o korkunc binalardan uzak harika bir tatil. Sevgiler…

    Cevap

    • Merhaba, cok sevindim boyle dusundugunuz icin. Ben de size katiliyorum, kulturu ve tarihi incelemeden gezilen yerlerin benim icin de bir anlami yok. Yazdiklarimi zevkle okudugunuz icin cok mutlu oldum.
      Sevgiler..

      Cevap

  2. Benim acil hindistan dan sonra viyana ya gitmem gerek artik..ellerine saglik kuzum sayende adim adim biz de gezdik.

    Cevap

    • aa ben de Hindistan’a gitmeyi cok istiyorum, beraber gidelim o zaman :)

      Cevap

  3. Hem ne guzel gezmissiniz hem de ne guzel yazmissiniz2 hafta sonra biz de gidecegiz yaziniz cok faydali oldu.Tesekkurler

    Cevap

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.