Yazı
4 yorum

Nice

Cannes’dan ayrıldıktan sonra, sık sık geçen trenlerden birine atlayıp Nice‘e gittik. İki şehre de yarımşar gün ayırarak gezimizi biraz hızlandırdık, ama birbirine çok yakın olan Cannes ve Nice’den yalnızca birini görmenin haksızlık olduğunu düşündük.

Tren istasyonundan çıktığımızda Nice ile ilgili ilk izlenimimiz ‘hayal kırıklığı’ olsa da, geniş bir caddenin sonunda, çok güzel ve çok geniş bir meydan olan Place Masséna’ya vardığımızda bu ön yargımız kırıldı (sonra sahil şeridine yürüdüğümüzde ise bu ilk izlenimimiz bizi çok utandırdı).

Marsilya’dan sonra Fransa’nın akdeniz kıyısındaki ikinci büyük şehri olan Nice, arkeolojik çalışmalara göre Avrupa’daki en eski yerleşim yerlerinden birine ait olan topraklar üzerindeymiş. Çok uzun yıllar İtalyan etkisinde kalan ve 1890 yılında Fransa topraklarına katılan şehir günümüzde, Paris’ten sonra en çok turist alan ikinci Fransız şehri (yılda 4 milyon).

Ziyaret ettiğimiz her şehirde olduğu gibi, yine beni en çok çeken yerler şehrin eski yerleşim yerleri oldu. Uzun sahil şeridinde yürüyüş yaptığımızda farkettik ki, buraya günübirlik değil, bir kaç günlüğüne gelmek gerekirmiş. Uzun vadedeki planlarımız arasına Nice tatilini de eklemiş olduk böylelikle.

4 Yorum

  1. Benim tercihim Nice olacak sanırım. Harika gözüküyor. Hayat dolu bir yer gibi…

    Cevap

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.