Yazı
2 yorum

Paris – 4.Gün

Paris’teki dördüncü günümüzde, ilk gün Arc de Triomphe’un üzerinden görüp merak ettiğimiz La Défense’a gittik. La Défense, Paris’in çoğunlukla iş merkezlerinin bulunduğu, gökdelenlerle dolu, on dört kilometrekarelik bir bölgesi. Bu bölgenin en ünlü mimari eseri 1989 yılında tamamlanan, tak görünümünde bir heykel gibi duran, fakat iç kısmında ofislerin bulunduğu Grande Arche. Şekli küp gibi duran Grande Arche, Arc de Triomphe ve Louvre Sarayı’nın önünde bulunan Arc de Triomphe du Carrousel ile düz bir çizgi üzerinde hizalanmış gibi duruyor. Arc de Triomphe’un tepesindeyken, bir tarafında Grande Arche, onun tam ters yönünde de Arc de Triomphe du Carrousel’i görünce, konumları gözümüzde daha iyi canlanmıştı.


Grande Arche’ın yüksek merdivenlerine oturmak çok popülerdi. Biz de bir süre oturup manzarayı izlerken etrafımız yanlarında getirdikleri öğle yemeklerini yiyen insanlarla doluydu.

La Défense’dan ayrıldıktan sonra metroyla şehir merkezine geldik. Seine nehri kenarında yürüyüş yaparken, nehir turu yapan teknelerden birini görünce, bunun nehir üzerinden Paris’i izlemek için güzel bir fikir olacağını düşünüp hemen bilet aldık ve kalkan ilk tekneye bindik.

Önceki günlerde gezdiğimiz tarihi binaları bir de nehirden görmek çok daha güzeldi. Bu nehir turu Paris’in merkezindeki tüm güzellikleri özetlemiş oldu bize.

Turumuzu Eiffel Kulesi’ne yakın bir yerde tamamladık. Eiffel için biletlerimizi ertesi güne aldığımız için kulenin nehirden çektiğimiz bir fotoğrafıyla yetindik bugün.

Günün geri kalanında St. Germain’i gezip, akşam da yemek yemek için, bir kez daha görmeye can attığımız Montmarte’a gittik. Dördüncü günle beraber artık Paris’i iyice benimsemiştik..

2 Yorum

  1. tekne turu göteborg daki baddan turuna benziyor…çok sevmiştim ben…

    Cevap

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.