Yazı
3 yorum

Paris – 5.Gün

Paris’teki son günümüzü Eiffel Kulesi ve D’Orsay Müzesi’ne ayırdık. Eiffel biletlerimizi önceden aldığımız için saat kaçta orada olmamız gerektiğini biliyorduk. Sabah otelden ayrılmadan önce eşyalarımızı, akşamüstü almak üzere resepsiyona teslim edip, son kalan metro biletlerimizle Eiffel‘i görmek üzere yola çıktık.

Daha çıktığımız ilk katından tüm Paris’i görüyormuş hissine kapıldığımız kulenin en üst katındaki manzara inanılmazdı. Ziyaretçilere ayrılan açık alanı çepeçevre gezip Paris’in güzelliğine bir kez daha şahit olduk. İşte o an, bugünün Paris’teki son günümüz olmasına üzüldüm, ama yine geleceğimizden de eminim.

1889 Dünya Fuarı‘nın giriş takı olmak üzere tasarlanmış ve yapılmış kule kısa süre içinde Paris’in ikonu haline gelmiş. 324 metre yüksekliğindeki kuleyi yılda yaklaşık 7 milyon kişi ziyaret ediyor.

Eiffel kulesinin manzarasının tadını çıkardıktan sonra oradan ayrılıp D’Orsay Müzesi‘ne gittik. D’Orsay müzesi binasının en ilginç özelliği eski bir gar binası olması. 1939 yılından sonra uzun yol trenleri için kullanışsız hale gelen gar binası bir süre daha banliyö trenlerine hizmet etmiş. 1970 yılında artık binanın gar olarak hizmet vermemesine karar vermişler. O zamanın kültür bakanı bu binanın bir otel haline getirilmesini istemişse de, daha sonra Louvre Müzesi ve Pompidou Center arasında köprü vazifesi görecek eserlerin sergilenmesine karar vermişler. Mimarlar bu planın üzerinde çalışarak 4 kata yayılmış, 20.000 metrekarelik alan yaratmışlar binada. 1986 yılında müze resmi olarak halka açılmış.

Müzede Monet, Manet, Degas, Renoir, Cézanne, Seurat, Sisley, Gauguin ve Van Gogh gibi pek çok ünlü sanatçının en bilinen eserleri sergileniyor. Belki eski çağ eserleri ve modern sanat eserleri arasında bir yerde oldukları için bu müzeyi ve sergilenen eserleri çok beğendik. D’Orsay müzesi, Paris’e yeniden gittiğimde tekrar gezmek isteyeceğim yerlerden biri oldu.

Müzeden çıktıktan sonra dışarda birşeyler atıştırıp otele döndük ve eşyalarımız aldık. Sakin ve güzel geçen bu günün ardından havaalanına gittik, Paris’e hoşçakal diyip Marsiya’ya doğru yola çıktık.

3 Yorum

  1. Paris yazılarına çok Fransız kalmışım.. Ne zaman 5. episode oldu yahuuuu:-)))))).. Tüm bölümlerden bir booklet yap bari de gitmeyenlere referans olsun..Öptümmm..

    Cevap

  2. merhaba Gizem,
    Çok güzel bir rehber hazırlamışsın, ellerine sağlık :) 12-21 ekim arası Paris seyahatim için oldukça faydalı olacak bana..

    Sana şöyle bir sorum var; siz hangi tarihlerde oradaydınız? Hava sıcaklıkları yüzünden soruyorum, kışlık mı yazlık mı baharlık mı götürmeliyim yanımda bir türlü bilemedim de :S

    Cevap

    • Merhaba Burcu,
      Tesekkur ederim :) Biz Agustos sonunda gittik. O zaman bile biraz serindi, hep hirkayla dolastim yanimda. Saniyorum simdi daha da sogumustur. Hava durumunu kontrol etmeden cikma disari orada da. Simdiden iyi geziler :)
      Sevgiler..

      Cevap

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.