Yazı
6 yorum

Haftasonu Stokholm Gezimiz

Önceki haftasonu Elvin ve Barış’la Stokholm’e gittik. Gezimizin sebeplerinden biri Barış’la benim süresi dolmak üzere olan pasaportlarımızın yerine yenilerini almak için Stokholm’deki Türk konsolosluÄŸuna baÅŸvurmamız gerektiÄŸiydi. Konsolosluk da yalnızca haftasonu açık olduÄŸu için ben cuma günü iÅŸ yerimden izin aldım ve cuma sabahı trenle yola çıktık.

Stokholm’e varınca ilk iÅŸ konsolosluÄŸun yerini bulup yeni pasaportlar için baÅŸvuruda bulunduk. Daha sonra da orada yaÅŸayan arkadaÅŸlarımızla buluÅŸup gezmeye baÅŸladık. Bu geziyi bu tarihlere denk getirmemizin diÄŸer sebebi de Elvin’in Stokholm’ü gezmek istemesiydi. Daha önceden yaptığımız tarihi ve turistik yerleri gezme planımıza Vasa Müzesi‘nden baÅŸladık.

Vasa Müzesi Stokholm’deki en önemli ve ilginç müzelerden biri. Vasa adlı dev gemi 17. yüzyılda bir savaÅŸ gemisi olarak Stokholm’de inÅŸa edilmiÅŸ. 10 AÄŸustos 1628’de limandan ayrıldıktan sonra kuvvetli fırtanın etkisiyle yana yatarak su almaya baÅŸlamış. Kısa sürede 150 kiÅŸilik tayfasının 30-5o kadarıyla beraber sulara gömülmüş. Vasa’nın su altındaki yalnızlığı 333 yıl sürmüş. 1950’lerin sonunda araÅŸtırmacı Anders Franzen Vasa’yı aramaya baÅŸlamış.

Uzun yıllar süren hazırlıkların ardından Vasa 24 Nisan 1961 yılında yeniden yer yüzünde çıkarılmış. Gemi ile birlikte 14.000 parça tahta cisim de kurtarılmış. Bu da geminin orjinal parçalarının %95’inin kurtarıldığı anlamına geliyor. Gemi karaya çıkarıldıktan sonra asıl önemli olan ÅŸeye gelmiÅŸ sıra; gemiyi bozulmadan korumak ve onun saklanıp sergilenebileceÄŸi bir alan bulmak. Geminin bozulmadan korunmasıyla ilgili çalışmalar o yıllardan beri geliÅŸerek devam ediyor. Günümüzde hala bir çok araÅŸtırmacı, geliÅŸen teknolojiyi de kullanarak onu gelecek nesillere aktarabilmek için daha iyi yollar bulmaya çalışıyorlar. Nerede korunup sergilendiÄŸine gelirsek; Vasa Müzesi bu gemiyi çıkardıkları alanda geminin üzerine inÅŸa edilen bir bina. Gemi yaklaşık 69m-11.7m-52.m boyutlarında olduÄŸu için onu her hangi bir yere sığdırmak imkansızmış, o yüzden de bu yolu tercih etmiÅŸler. Müze uzaktan da ilginç gemi ÅŸekliyle hemen farkediliyor. Bu gün müzede gemiden çıkarılan parçalar, o zamanın gemi teknolojisiyle ve geminin nasıl yüzeye çıkarıldığıla ilgili dökümanlar, hatta gemide buldukları iskeletler ve bu iskeletlere ait tahmini insan yüzleri, maketleri sergileniyor.

Bizim için bu müzeyi gezmek çok güzel bir deneyim oldu. Hepimiz geminin büyüklüğünden ve gizemli hikayesinden çok etkilendik. Stokholm’ü gezecekler bu müzeyi kesinlikle atlamamalılar. Bu, müzeyi ikinci ziyaretim olmasına raÄŸmen ben bile yeniden gezeceÄŸimden eminim.

Vasa gezimizden sonra deniz kenarından yürüyerek National Museum‘a gittik. Müzede ÅŸu sıralarda demirbaÅŸ kolleksiyonların dışında bir de ‘Lust & Vice’ (Åžehvet & Zaaf) sergisi bulunyor. O yüzden müzenin ana giriÅŸinde poposu mozikle sansürlenmiÅŸ bir rahibe resmi de olmak üzere çok ilginç resimler vardı :)

Müzenin her katını çok detaylı bir ÅŸekilde gezdik. Buna bir sebep de Görsel Ä°letiÅŸim Tasarımı Bölümü’nden bu sene mezun olan Elvin’in her eseri ve akımı tanıyıp bana tek tek açıklaması oldu. Bu müze gezisinde çok ÅŸey öğrendim :)

Stokholm adalardan oluÅŸan bir ÅŸehir. Tüm ÅŸehir merkezi bir kaç adadan oluÅŸmak üzere hemen hemen tüm müzeleri ve turistik yerleri bu bölümlerde barındırıyor. Bu yüzden de bir adadan diÄŸerine yürümek hiç de zor deÄŸil. National Museum’dan çıktıktan sonra deniz kenarı yürüyüşümüze devam ederek, oturup dinlenebileceÄŸimiz ve Stokholm’ü seyredebileceÄŸimiz belediye binasının önündeki parka gittik.

İlk günümüzü sokakta şezloglarda Sangria içerek ve güzel yemekler yiyerek tamamladık. O gün hem yol yorgunu, hem de gezi yorgunu olduğumuz için, evinde kalacağımız arkadaşımıza gidip üstümüzü değiştirip gece çıkma planımız yerini çok kısa sürede eve gidip uyuma planına bıraktı.

Ertesi günün ilk planı sabah erkenden Modern Müze ve Mimari Müze‘yi gezmekti. Fakat sabah uyanamayan Barış ‘Siz gidin ben size sonra katılırım’ diyince Elvin’le ben haritaları ve metro kartlarımız alıp yola koyulduk :)

Sabah 8:30’da sokaklar bomboÅŸtu. Bir ÅŸehrin en sevdiÄŸim halidir sabah erkenden sessiz sakin olduÄŸu zaman. Bu sakinlikte daha önce görülmeyen detayları, ÅŸehrin kendi güzelliÄŸini görmek çok daha kolaydır çünkü. Ä°ÅŸte biz de bunun tadını çıkararak tarihi sokaklarda yürüdük.


(Bir ara sokaktaki Fransız peynir dükkanı)

Modern Sanat’ı ve bu nedenle de Modern Müzeleri her zaman sevmiÅŸimdir. Yıllar önce Stokholm Modern Müzesi’ne kısa süreli bir Andy Warhol sergisine ev sahipliÄŸi yaptığı için gitmiÅŸtim. Bu sefer de yine birbirinden ilginç sergiler vardı. Elvin de buradaki eserleri ve özellikle de müzenin hediyelik eÅŸya dükkanını çok beÄŸendi.

Müzelerden sonra Barış’la konuÅŸup bir saat içinde buluÅŸmak üzere sözleÅŸtik. Bu arada da güzel bir kafe bulup kahvaltımızı yaptık. Åžehir çoktan hareketlenmiÅŸti bile, ana yol kenarında durup sokak bandosunu izledik bir süre :)

Barış, Turgut ve Mehmet’le buluÅŸana kadar Elvin’le önceden gitmeyi planladığımız maÄŸazaları gezip biraz alışveriÅŸ yaptık. Daha sonra da onlarla Stokholm’ün en sevdiÄŸim, en eski yeri ve tek başına küçük bir ada olan Gamla Stan‘a gittik. Bu eski ÅŸehrin tarihi 13. yüzyıla dayanıyor. Stokholm Katedrali ve Nobel Müzesi de burada bulunuyor. Bu bölgede hala oturulan çok eski ve güzel evler, daracık sokaklar, çok güzel maÄŸazalar var. Biraz turistik yönü ağır bastığı doÄŸru, ama yine de o inanılmaz, özel havası insanı sarıyor.


(Gamla Stan’daki ilginç bir maÄŸaza vitrininden bir kostüm)

Ä°ki günlük harika bir gezinin ve 26C derecelik kalabalık Stokholm’ün ardından cumartesi akÅŸamı trenle evimize geri döndük. Bu kadar gezmenin ardından haftasonunun geri kalanını dinlenerek geçirdik. Bu gezi, Elvin’e yeniden sıcak havayı hissedip ısındığı ve kalabalığı görüp Ä°stanbul’u hatırladığı için, Barış’a iÅŸlerinden biraz başını kaldırıp dışarıda da bir hayatın olduÄŸunu gördüğü için, bana da Barış ve Elvin’le harika bir iki gün geçirip bol bol bilgilendiÄŸim için çok iyi geldi :)

6 Yorum

  1. Nobel müzesine de gitseydiniz. Oradan haberler verin bize. Entel kardeÅŸler sizi… Bir daha ki sefere Nobel müzesine gidin.

    Cevap

    • eveet, oraya gitmeyi biz de istemistik ama yetistiremedik :) bir dahaki sefere kesin gideriz.

      Cevap

  2. Merhabalar,
    ben de blogunuzu kisa bir sure once kesfettim, gec kalmisim cok keyifli samimi bilgilendirici bi blog ellerinize saglik. Simdi tatlis oglunuz Ekimin gelisimi dahil sevgiyle takip ediyorum. Isvece olan merakimin da blogunuz sayesinde artmasiyla bugun gelen firsat mailiyle Stockholm’e bilet aldik! (oley!) annem ve babamla yapacagimiz geziyi planlamak icin ilk is blogunuza girdim ama Stockholmu arattigimda cok fazla post bulamadim. Acaba yakin zamanda onerileriniz-sevdikleriniz tarzi bir post olacak mi veya ben mi goremedim :( ama muze onerilerinizi not ettim bile. Cok bireysel olacak ama havaalanina yakin ve merkezi otel oneriniz varsa almak isterim. Guzel ailenizle hep mutlu olun! Istanbuldan cok cok sevgilerimizle :))

    Cevap

    • Merhaba Hazal, tesekkur ederim mesajin icin. Stockholm’le ilgili cok fazla yazi yok ne yazik ki. Stockholm’de hep arkadaslarda kaldigim icin otel onerisi yapamiyorum. Blogda bahsetmedigim bir tavsiye tekne turu olabilir. Deniz kenarinda bu tur biletlerini satanlari mutlaka gorursunuz. Stockholm’u tekneden gormek gercekten cok guzel. Simdiden iyi gezmeler dilerim, ailene selamlar.

      Cevap

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.