Yazı
10 yorum

Isaberg’de Kayak

Pazar günü spor tarihim açısından adını yükseklere yazdıracak bir gündü. Her zaman çok korktuğum, nasıl yapıldığına bir türlü anlam veremediğim, ‘hayatta yapamam’ dediğim kayağı denedim.. ve başardım!

Ben 12-13 yaşındayken iki kere Erciyes’e kayağa gitmiştik. O günlerdeki kayak deneyimim yüzünden bu güne kadar bir daha denemeyi aklımdan bile geçirmemiştim. O zamanlar tombiş bir kızdım, dengem sıfırdı, spor yapmıyordum ve klostrofobim vardı (alakasız gözükmesin, kayak botları ayağımdayken tek düşünebildiğim şey ‘eğer ayaklarımdan bir daha çıkmazlarsa bacağımın neresini kesip feda etmeliyim’ düşüncesi oluyordu). O günlerde yaşadığım kayamamak, ayakta duramamak, düşmek, düşünce de bir türlü kalkamamak gibi kayak başarısızlıklarım beni bu güne kadar bu sporu tekrar denemekten alıkoydu, ta ki geçtiğimiz haftasonuna kadar.

Barış haftasonu için bir yerlere kış tatiline gidelim diyince Göteborg’dan arabayla gidebileceğimiz mesafedeki yerleri incelemeye başladık. Bu tatili planlamak için biraz geç kaldığımızdan yakınlardaki dağlarda kalacak yerlerin hepsi dolmuştu. Daha sonra günübirlik rahatlıkla gidip gelebileceğimiz İsaberg‘i bulduk.

Arkadaşlarımız da bu fikri çok beğenince pazar sabahı erkenden iki arabayla yola çıktık. Göteborg’un güneydoğusunda, yaklaşık 130 km mesafede bulunan bu dağa ulaşmamız 1.5 saatimizi aldı. Yolda verdiğimiz kısa kahve-kahvaltı molasından sonra saat 9 buçuk civarı İsaberg’in park alanındaydık.

Bazılarımız kayak, bazılarımız da snowboard denemek istediği için ikiye ayrılıp gerekli araç gereçleri kiraladık. Bir önceki gece izlediğimiz videolardan snowboard’un benim için imkansızın da ötesinde olduğuna karar verdiğimden, hiç düşünmeden kayakta karar kıldım.

isaberg2

Aramızda kayak konusunda en deneyimli Hande olduğu için, kayakçılara küçük bir giriş dersi verdi. Eski günlerdeki kayak deneyimim en azından bana iyi bir teori bilgisi olarak geri döndü o an. O zaman öğrendiklerimin hepsini hatırladım. Kayakları ayağıma geçirdim, ve düşmedim :)

isaberg3

Ben eğimi çok az olan çocuk pistinde çalışmalar yaparken, Barış da snowboard’una tek ayağını geçirmiş dengede durma denemeleri yapıyordu. Dengemi yeterince bulup, hareketlerimi kontrol etmeye başladıktan sonra bu çocuklar ve yeni öğrenenler için yapılmış alandaki küçük lift’leri kullanarak pistin bir ucundan diğerine, sağa sola S’ler çizerek gitmeye başladım.

isaberg5

O sırada snowboard’cular çoğu zamanlarını yerde geçiriyorlardı :)

isaberg7

Öğlene kadar bu alanda kayarak artık kayakların üzerinde durabildiğimi ve hareketlerimi kontrol ederek aşağı kadar düzgün gidebildiğimi görmüş oldum. Herkes yorulunca öğle yemeği molası verdik. Yemekten sonra Barış, daha fazla düşmeye dayanamayacağını, her yerini acıttığını söyleyerek snowboard’unu kayakla değiştirdi. Snowboard’un zorluğundan sonra, kayakları ayağına geçirir geçirmez hiç bir derse gerek kalmadan düzgün bir şekilde kaymaya başladı.

İkimiz de yeterince kendimize güvenince diğer liftler için kart aldık, ve yine en kolay seviyedeki pistlerde kaymak için onların liftlerini kullanmaya başladık. Bu pistlerde kaydıkça bu işten daha çok keyif almaya başladım.

isaberg6

Akşam 17:00’de kapanan liftleri son dakikasına kadar kullandık :) Günü toplamda yalnızca iki kez düşerek kapadım. Çocukluğumdaki yenilgilerin aksine, düşer düşmez kendimi toplarlayıp, kayakları ayağımdan çıkarmaya gerek duymadan ayağa kalkıp kaymaya devam ettim (sanırım asıl zafer buydu benim için).

isaberg8
(Hande’nin bizim çıkmadığımız, daha yüksek pistlerden çektiği fotoğraf)

isaberg1

Kat kat kıyafetler giyip, kar pantolonları, kar eldivenleri ve gerekli tüm araç gereçle bu geziye çıktığımız için, -15 derecede kaydığımız halde hiç birimiz üşümedik. Pist kapanırken biz de kayakları ve snowboard’ları teslim ettik. Saat 10’dan 17’ye kadar yalnızaca bir saat yemek molası vererek aralıksız kaydığımız için hiç birimizin daha fazla hareket edecek hali kalmamıştı. Özellikle snowboard’cuların yüzünden canlarının acısı okunabiliyordu. Ne kadar yorulmuş olursak olalım, günü zayiatsız bitirmiş olduk.

Eve dönerken içten içe haklı bir gurur yaşıyordum. Bu güne başlarken ‘ben kesinlikle başaramam, denerim ama biraz oyalanır sonra pes eder bırakırım’ diyordum, fakat günün sonunda küçüklüğümün korku dolu kayak denemelerinin üzerine temiz bir sayfa çekip, hayattaki en zor ve korkunç bulduğum sporlardan birini denemiş ve başarmış oldum.

Ne yalan söyleyeyim, o akşam eve döndüğümüzden beri bir sonraki kayağa gideceğimiz günü sabırsızlıkla bekliyorum..

10 Yorum

  1. Diğer yazıların gibi çok güzel olmuş okurken çok eğlendim ve banada ilham verdin Gizemcim yaklaşık 10 gündür Kayserideyim kayak banada ürkütücü geliyordu ama yazından sonra kesinlikle denemek istiyorum:)

    Cevap

  2. Ben de kesinlikle kayamayacağımı düşünüyorum ama yaşlanmadan kemiklerim güçsüzleşmeden de denemek istiyorum :D

    Cevap

  3. Sende küçükken iyi kayamadığını gözünde ne kadar büyütmüşsün. Kaydığınız pistte, fotoğraflardan görünüyor tam çocuk pisti. Siz daha dik pistler bulun da heyecanlı olsun.

    Cevap

    • Babacim gaza getiriyorsun :) Tamam soz sana, bundan sonra daha ciddi bir pistte deneyecegim :)

      Cevap

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.