Yazı
8 yorum

Liseberg – İskandinavya’nın En Büyük Eğlence Parkı

Geçen haftaki tatilin son gününde Liseberg’e gittik. Liseberg İskandinavya’nın en büyük eğlence parkı, 1923 yılında kurulmuş ve her yıl yaklaşık 3 milyon ziyaretçisi var. Yaz sezonu Nisan ayı ortasından Ekim ayına kadar sürüyor. Daha sonra tekrar Kasım ayı ortasında Noel kutlamaları için Noel gününe kadar açık kalıyor. Kış sezonunda oyuncakların hiç biri kullanılmıyor ama tüm park Noel süslemeleriyle dolu, harika bir görüntüye sahip oluyor. Biz de her sene hem yazın hem kışın en az bir iki defa gidiyoruz Liseberg’e. (Liseberg’in web sayfası için buraya, Wikipedia sayfası için de buraya göz atabilirsiniz)

Liseberg’de eğlence parklarını sevenler için çok ilgi çekici şeyler var. En önemli aletlerden biri ‘Balder‘. Bu, tahta bir rollercoaster, bir tur süresi 2 dakika 8 saniye, en büyük eğimi 70 derece ve en fazla 90 km/s hıza ulaşıyor. Dünyanın en iyi tahta rollercoaster’larından biri olduğu söyleniyor. Diğer önemli alet de bu sene yapılan ‘AtmosFear‘. Liseberg’in daha önce seyir noktası olarak kullanılan kulesini bu sene bir ‘serbest düşme’ oyuncağına çevirdiler. Yerden yüksekliği 146 metre. Kulenin etrafını çevreleyen koltuklara oturanlar bu yüksekliğe kadar yavaşça çıkarılıp oradan yer çekimine emanet bırakılıyorlar :) Ulaşılan en yüksek hız 110 km/s, ki bu da İsveç’teki pek çok otoyolun hız limitiyle aynı sayı.

Ben Liseberg’deki oyuncakların bir kaç tanesi hariç hiç birine binmiyorum. Belki de binemiyorum desem daha doğru olur, çünkü yükseklik ve düşme korkum var. Balder’e hayatımda bir kere binmiştim, indiğimde dizlerim titriyordu ve ağlamak üzereydim. Uzun süre kendime gelemedim ve bir daha binmeyeceğime söz verdim :) Barış ise benim tam tersim. Bu sene AtmosFear’ın yapıldığını duyduktan ve gördükten sonra, Liseberg açıldığından beri ‘gidelim gidelim’ diye tutturdu :) Yukarıdaki fotoğrafta da serbest düşmeden önceki mutluluğu yüzünden okunuyor :) Ben aşağıda kalıp bol bol fotoğraf çektim tüm gün.

Yine tüm arkadaşlarla kalabalık bir grup olarak gittiğimiz için ben, Barış bir oyuncaktan diğerine koştururken yanlız kalmadım. Zaten Liseberg çok büyük bir yer olduğu için oyuncakların dışında cafeler, restoranlar, değişik oyun alanları, konser alanı, atari salonu, şans oyunları, hediyelik eşya dükkanları gibi vakit geçirilecek bir dolu yer var. Gökhan’la 5-Kamp denilen biletlerden aldık. Bu biletlerle 5 tane oyun seçip belirlediğin grup içinde yarış yapabiliyorsun. Biz de halkaları şişelerden geçirip oyuncak yılan kazanmak, mantar tabancasıyla arıları vurup peluş arı kazanmak, farelerin kafasına vurup en çok puanı toplamak gibi ne kadar oyun varsa hepsini oynadık ama ben hep sonuncu oldum. En sonunda Barış’tan yardım istedim ama o bile kurtaramadı beni :)

Herkes yorulana kadar eğlendikten sonra biraz ara verip hep beraber yemek yedik. Daha sonra Barış’ı kırmayıp ‘FlumeRide‘ a binmeyi kabul ettim. FlumeRide’de iki kişi ya da dört kişi bir bota binip su kanallarından geçiyorsunuz. Fakat bu da biraz rollercoaster gibi, dolaşarak yukarı çıkıp daha sonra eğimli bir yoldan aşağı kayıyorsunuz, hız da 60 km/s’a ulaşıyor bu arada :)

FlumeRide’a Ahmet’le bindik. Benim binebileceğim en korkunç alet bu sanırım Liseberg’de. Bunda bile herkes gülüp eğlenirken ben tüm süre boyunca gözlerimi kapayıp çığlık attım :) Biraz sulu bir tur olduğu için aşağı vardığımızda hepimiz sırılsıklamdık. Bu arada bir şey keşfettik. Küçük bir kabin gibi bir yer var, buraya 20 isveç kronu değerinde bir kupon atıp içine girince, her taraftan ılık hava üflüyor. Bu da sulu oyuncaklarda üzeri ıslanan insanları kurutmak içinmiş :) Ben kuponlarımı buna harcamak yerine güneşli bir banka oturup kurumayı, kuponlarımı da daha eğlenceli şeylere harcamayı tercih ettim :)

Ben kurumaya çalışırken Barış bana sürpriz yapıp renkli bir şeker almış :) Şeker çok büyük olduğu için günün yarısını onunla geçirdim :) Sonra çok eğlenceli bir köşe bulduk, orada oturduk.

Bu eski CocaCola makinasına bayıldım!

O günü eğlence günü olarak ayırdığımdan yiyecek konusunda da çok cömert ve eğlenceli davrandım. Bütün gün cips, kola, şeker, dondurma yedim içtim :) Günü Ben&Jerry’s kafesinde dondurma yiyerek tamamladık. Akşam 9’a doğru Liseberg’den ayrılarak tüm günü orada geçirmiş olduk. Sanırım çok kişi olduğumuz için ve her an yapacak bir şeyler bulduğumuz için şu ana kadar ki en eğlendiğim Liseberg gezisi oldu bu. Barış’la yıllık giriş kartlarından da aldık. Böylece bu sene sık sık Liseberg’e gideceğiz gibi görünüyor.

8 Yorum

  1. Kola makinası çok “vintage”mış :). Retro yerine vintage demek daha doğru olsa gerek.

    Cevap

  2. off burdaki sandaletine aşık oldum galiba nereden aldığını söyleyebilir misin?

    Cevap

    • Merhaba Ece, sandaletimi Vagabond’dan almistim, fakat iki yaz onceydi aldigim zaman. Belki aynisi hala yoktur ama saniyorum bu seneki yaz koleksiyonlarina da benzer modeller var.

      Cevap

  3. Selamlar Ben ve çocuklarım Mayıs ayında İsveç gezisi yapacağız. Liseberg parkı çok eplenceli görünmekte. Giriş ücreti ne kadar? Oyun bazınd aayrı ücretlendirme yapılıyor sanırım bu parkta diğerlerindne farklı olarak

    Cevap

    • Merhaba,
      Liseberg kesinlikle cocuklarla zaman gecirilecek en guzel yerlerden biri buralarda. Yalnica giris ucreti 30-35 TL civarindaydi. Bunun yaninda her binilen oyuncaga tek tek bilet almak da mumkun, veya 100-150 TL karsiliginda tum oyuncaklara binilen bilet de almak mumkun. Simdiden iyi gezmeler dilerim, sevgiler.

      Cevap

      • Harikasınız çok teşekkürler önerileriniz için. Zamanımız kısıtlı o yüzden sabahtan akşama kadar vakit geçiremeyiz sanırım 3 saatimizi geçirebileceğimiz için . Giriş bileti ve 5 oyuncka şeklind ebilet alsak diye düşündüm? Top 5 şeklinde Barış hangi oyuncakları belirleri mesela:))
        Çocuklarımın macera parkı deneyimi va riki kez EUROPARK a gittiler tüm aletlere binebiliyorlar, o yüzden kısıtlama olmadan en heyecanlıları hengileridir sizce:))
        Bu hafta sonu oradayız inşallah…

        Cevap

        • Merhaba! 5 alete binme zaman acisindan daha uygun olur. Cocuklarinizin yaslarini bilmiyorum ama bazi aletlerde girislerde boylarini olcup oyle kabul ediyorlar. Ilk bes sanirim sunlar olurdu: tahta rollercoaster, liseberg treni, atmosfear, helix, fumeride. Iceriye girdikten sonra neye bineceginizi secebiliyorsunuz. Simdiden iyi eglenceler! :)

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.