Yazı
3 yorum

Floransa – 1.Gün

Ä°talya gezimizin üçüncü gününde, sabah trenle Venedik’ten Floransa’ya gittik. Bu tatilin başından beri Floransa için çok heyecanlanıyordum. Venedik’te yaptığımız gibi, yine Airbnb aracılığıyla bir ev kiralamıştık. Haritamızda evin yerini bulup, o yöne giden bir otobüsle eve gittik. Hissedilen hava sıcaklığı 40 C derenin üzerinde olduÄŸundan eve vardığımızda hepimiz çok bunalmıştık. Klima sayesinde evde biraz ferahladıktan sonra ÅŸehri keÅŸfetmek için dışarı çıktık.


(Evimizin bulunduÄŸu sokak)

SokaÄŸa çıktığımızda ilk dikkatimizi çeken ÅŸey ilginç yol iÅŸaretleri oldu. Bu ilginç iÅŸaretler Fransız sanatçı Clet Abraham tarafından yapılmış. Ä°zin almadığı gerekçesiyle ceza dahi alan Clet buna pek aldırış etmemiÅŸ. Floransa’da yaÅŸayanlar ve turistler de bu iÅŸaretleri çok ilgi çekici bulunca, iÅŸaretleri bu ÅŸekilde bırakmışlar.

Floransa çok büyük bir ÅŸehir olmadığı için gitmek istediÄŸimiz her yere yürüyerek gidebildik. Evimizin etrafını dolaşıp tanıdıktan sonra ÅŸehir merkezine doÄŸru yürüdük. Ä°lk vardığımız meydan Piazza Della Repubblica‘ydı. Meydanın batı tarafındaki kemer Floransa ÅŸerefine, bu ÅŸehir Ä°talya krallığının baÅŸkentiyken yapılmış (1865-1871). Bu meydan ÅŸehrin en eski yerleÅŸim yerinde bulunuyor.

Daha sonra gezmeyi ertesi güne bıraktığımız ünlü Duomo kilisesi’nin bulunduÄŸu Piazza Duomo’yu geçerek Galleria Dell’Accademia‘ya yürüdük.

Burayı belki ismiyle deÄŸil ama ‘David’in bulunduÄŸu müze’ olarak çok kiÅŸi tanır. Bu sanat galerisi 1873 yılından beri Michelangelo‘nun 1501-1504 yılları arasında yaptığı ünlü eseri David‘in orjinaline ev sahipliÄŸi yapıyor. Bu 5.14 metre uzunluÄŸundaki mermer heykel 20.yüzyıldan sonra tüm dünyada kültür simgelerinden biri haline geldi. Bu heykeli yakından görmek ve incelemek beni gerçekten çok etkiledi. Bir kez daha, insanoÄŸlunun mermeri nasıl böyle bir mükemmelikte ÅŸekillendirdiÄŸine inanamadım.

Michelangelo’nun eserleriyle beraber Lorenzo Bartolini‘nin de heykelleri favorilerimiz arasına girdi. Müze kalabalık olmasına raÄŸmen ilgimizi çeken tüm eserleri iyice inceledikten sonra yürüyüşümüze devam ettik.

Daha sonraki durağımız Piazza Della Signoria oldu. Bu meydan Floransa’nın en önemli meydanlarından biri. Ufizzi galerisi ve Vecchio Sarayı da bu meydan üzerinde bulunuyor. Biz sarayı gezmeden önce merdivenlerde biraz dinlenip meydan manzarasının ve sokak sanatçılarının keyfini çıkardık.

Daha sonra Palazzo Vecchio‘yu gezmek için görkemli kapıdan içeriye girdik. Kapının giriÅŸinde bir tarafta 400 yıl burada bulunduktan sonra Accademia’da saklanan David heykelinin replikası (Bu replika 1910 yılında buraya yerleÅŸtirilmiÅŸ), diÄŸer yanda da Bandinelli‘nin ‘Hercules and Cacus’ heykeli bulunuyor.

Sarayın içini biraz gezdikten sonra bir görevli eÅŸliÄŸinde en üst kata çıkıp sarayı çepeçevre saran balkondan 360 derece Floransa manzarasını tam da gün batımı eÅŸliÄŸinde izledik. Bu manzara bu gün David’den sonra beni en çok etkileyen ÅŸey oldu.

Sarayın ilk katındaki 1494 yılında inşa edilmiş 52m x 23m büyüklüğündeki salonu ve bu salonun süslemeleri de çok göz alıcıydı.

Saray gezimizden sonra çoktan akşam olmuş, karnımız acıkmıştı. Biraz dolaştıktan sonra en hareketli caddelerden birinde güzel bir yerel restoran bulup -tabi ki- pizzalarımızı sipariş verdik. Barış ve Nikola birer litrelik İtalyan biralarını içerken Jordanka ve ben de şarap içtik.

Harika pizzalar ve ÅŸaraptan sonra eve dönüş yolunda, Jordanka ve ben sabah Piazza Della Repubblica’da gördüğümüz atlı karıncaya binmeye karar verdik. Atlı karıncada ÅŸarkılar söyleyerek turumuzu tamamlarken bizim dışımızdaki bir kaç küçük çocuk ÅŸaÅŸkınca bize bakıyordu :) Floransa ve rönesans hakkında bildiÄŸimiz her ÅŸeyi somut olarak deneyimlediÄŸimiz bu ilk gün mükemmel geçti. Atlı karıncadan inip eve yürürken çoktan buraya taşınma hayalleri kurmaya baÅŸlamıştık bile.

3 Yorum

  1. :) Evet, gördüğümüz, öğrendiğimiz her şeyi paylaşayım istiyorum.

    Cevap

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.