Yazı
47 yorum

Japonya Notları

Japonya’dan döneli bir hafta oldu. Orada geçirdiğimiz 2 hafta boyunca neler yaptığımızı günü gününe yazıp yayınlamaya çalıştım, fakat çok gezip çok yorulduğumuz günler ve haftasonları tüm yazıları paylaşmamı biraz geciktirdi.

Bir haftadır evdeyiz, ama Japonya’nın büyüsünden hala çıkamadık. Sohbet ettiğimiz herkese bu ilginç ülkeden bahsediyoruz. Özellikle Barış arada bir iç çekip ‘Ben Tokyo’yu özledim’ diyor :) Her zaman İsveç’in insanlığın erişebileceği son nokta olduğunu düşünen ben bile bu fikrimden emin olmamaya başladım. Kısacası Japonya bizi değiştirdi, geliştirdi, dünyanın öteki ucunda nasıl harika hayatlar olduğunu gösterdi. Japonya’dan aklımızda kalan ilginç noktaları burada derleyip toparlayıp paylaşmak istiyorum.

Her yer inanılmaz temizdi. Sokaklar sanki her gün sabunla yıkanıyormuş gibiydi. Yerlerde tek bir çöp yoktu, ama sokaklarda çöp tenekesi de yoktu. İnsanlar çöplerini çantalarındaki torbalarda biriktirip, evlerinde atıyorlarmış.

İnsanlar çok temizdi. Herkes aynı parfümü, çamaşır deterjanını kullanıyormuş gibi tertemiz kokuyordu.

Her Japon çantasında veya cebinde mutlaka bir mendil/havlu taşıyordu. Hatta dışarıdaki tuvaletlerde ellerini yıkadıktan sonra, bu mendile kuruluyorlardı.

Japonya’da dışarda yemek yemek kaba bir davranış olarak algılanıyor. Yiyen kişiye kimse bir şey demiyordu, fakat gözlemlediğim kadarıyla neredeyse hiç kimse sokakta veya trende bir şey yemiyor, yiyorsa da çantasının içine gizleyip, eliyle bir parça alıp ağzına atıyordu. Biz de bu görgü kuralını çiğnememeye çalıştık.

Japonlar gördüğümüz en kibar insanlardı. Hep güleryüzlü ve yardımseverdiler. Hep teşekkür ediyorlardı.

Bazı restoranlarda yeni gelen bir müşteriye ‘hoşgeldiniz’ diyen garsonu duyan diğer garsonlar hep bir ağızdan ‘hoşgeldiniz’ diye bağırıyorlardı. Aynı şey ‘güle güle’ için de tekrarlanıyordu.

Umumi tuvaletlerde bile inanılmaz bir teknoloji vardı. Tuvaletler ısıtmalıydı, çeşitli açılardan su fışkırtabiliyorlardı. Bunların yanında müzik yayını, sifon sesi gibi fonksiyonları da mevcuttu.

Benim gördüğüm taksilerin hepsinin koltukları beyaz dantelle kaplıydı.

Tokyo’da beklediğimizden daha az yabancı vardı. Bu yüzden de ingilizce konuşma oranı çok yüksek değildi, fakat yine de bir soru sorduğumuzda insanlar bize yardımcı olmak için ellerinden geleni yaptılar.

Toplu taşıma araçlarında telefonla konuşmak, insanları rahatsız etmemek adına yasaktı.

Çoğu kafenin ve fast food restoranının dışında bir camekan vardı. Bu camekanda sattıkları yemeklerin, gerçek olmadıkları anlaşılmayacak kadar güzel bire bir plastik kopyalarını sergiliyorlardı. İçeceklerin bile..

Pek çok sokak neon lambalar, afişler, ilanlar ve tabi ki müzikle doluydu.

Her köşe başında mutlaka bir içecek otomatı vardı. Böylece günün her saatinde soğuk veya sıcak istediğiniz içeceğe ulaşmak mümkündü.

Trafik soldan akıyordu.

‘Drug store’ dedikleri mağazalar vardı her yerde. Buralar ana olarak ilaç, bunun yanında kozmetik malzemeleri satan yerlerdi. Dışardan bakıldığında kozmetik kısmı medikal kısmı domine etmiş gibi görünüyordu. Özellikle kozmetiğe merakı olanlar için buralar tam bir cennetti. Yurt dışında bilinen Shiseido, Kanebo gibi markaların her ürünü ve daha binlerce ürün buralarda makul fiyatlara satılıyordu. Ben bile kozmetik malzemelerinden pek anlamadığım halde bu mağazalarda kendimi kaybettim.

Japonya sanıldığı kadar pahalı değildi. Bunun 5-10 sene önce doğru olduğu bir gerçek, fakat son yıllarda fiyatlar Avrupa’yla dengelenmiş, özellikle de son altı ayda Japon Yen’inin değer kaybetmesiyle aradaki fark daha da azalmış. Bizim gözlemlediğimiz kadarıyla, bu düşüşün de etkisiyle, pek çok elektronik ürün ABD’dekinden daha düşük fiyatlara satılıyordu.

Yemek yediğimiz neredeyse her restoranda ve her kafede caz müzik çalıyordu.

Japon kızları çok bakımlı ve güzellerdi. Topuklu ayakkabı, makyaj ve sade, şık bir elbise olmazsa olmaz gibiydi.

İş yerlerinde takım elbise için yazılı bir kural bulunmamasına rağmen, iş çıkış saatinde denk geldiğimiz erkekler bir örnek, çoğunlukla koyu renk takım elbiselilerdi.

Kafeler, restoranlar ve mağazalar geç saatlere kadar açık oluyordu. Bu da bizim için hayatı çok kolaylaştırdı (İsveç’te saat 18:00’dan sonra sokakların sessizleşmesinden sıkılmışız sanırım).

Beklenileceği gibi manga çılgınlığı vardı. Yalnızca manga ve anime karakterlerinin hediyelik eşyalarını satan bir sürü mağaza vardı.

Dünyanın en çok sigara içilen ülkelerden biri olan Japonya’da sokakta çoğu yerde sigara içmek yasaktı. Eğer ‘sigara içilebilir’ işareti varsa, yalnızca oralarda serbestti. Buna karşılık restoranlarda ve barlarda sigara yasağı yoktu.

Nüfusu 13.5 milyon olan Tokyo’nun, merkezinden günde yaklaşık 3.5 milyon insan geçen, en kalabalık Shibuya bölgesinde bile inanılmaz bir düzen ve intizam vardı.

Otobüslere arka kapılardan binilip, ön kapıdan iniliyordu. Bilet de inerken okutuluyordu. Otobüslere bozuk parayla binmek mümkündü, hatta şöförün yanında para bozmak için bozuk para makinaları vardı.

Bazı kalabalık sokaklarda, beşer metre arayla konulan hoparlörlerden müzik yayını yapılıyordu.

Japon yemekleri inanılmaz güzeldi. En popüler yemeklerden biri noodle çorbası olarak bilinen Ramen’di. Japonya’daki her yemeği çubuklarla yemenin mümkün olduğunu deneyimledik. İki hafta boyunca elimize çatak bıçak sürmedik.

Çoğu ödeme nakit parayla yapılıyor. Görgü kuralı olarak para veya kredi kartı elden alınıp verilmiyor, onun yerine her kasanın yanında duran küçük tepsilere konuluyor. Bu tepsinin olmadığı durumlarda parayı veya kredi kartını parmak uçlarıyla tutarak, avuç içi yukarı bakacak şekilde kibarca uzatıyorlardı.

Kafelerde ve kıyafet mağazalarında Fransız etkisi sıkça görülüyordu. Özellikle bu tip yerlerin isimlerinin Fransızca olduğu dikkatimi çekti. En çok rastladığımız turist grubu olan Fransızlarla beraber ‘Boulangerie’ lerde kahvaltı yaptık çoğu sabah. Bu Fransız etkisinin nedenini araştırdım fakat çok net bir sebep bulamadım. Bana söylenene göre Japonlar Avrupa’nın yüzü olarak Fransa’yı görüyorlarmış. Fransız pastalarını ve Fransız modasını da beğendikleri için bu alanlarda çok örnek görmek mümkün.

Her yerde sanki gerçek olmayan bir filmdeymişiz, hatta çizgi filmdeymişiz gibi hissediyorduk. İnşaat uyarı tabelaları çizgi film karakterliydi, bir bilet gişesinde peluş kurabiye canavarı vardı, her yer resim, her yer çizgi karakter doluydu.

Hayatımızda yaptığımız en güzel tatillerden biriydi Japonya gezimiz. Ayrılırken kalbimizin bir parçasını orada bıraktık, ama döndüğümüzden beri içimizdeki bir ses ilk fırsatta oraya yeniden gideceğimizi söylüyor.

(Referans: France-Japan Relations. Fotoğraf; Shimbashi-Ginza arasındaki bir inşaat alanında çekildi)

47 Yorum

  1. Bütün cümlelerin geçmiş zaman ve geçmiş zamanın hikayesi biçiminde kurulmuş olması bir yerden sonra can sıkıyor. Gezerken biraz da kitap okuyun, özellikle gezi yazıları, bir gezi gözlemi en fazla bu kadar kötü şekilde anlatılabilirdi.

    Cevap

    • Merhaba Rena,
      Ilk iki paragraf ve son paragraf disindaki cumleler Japonya’dan aklimda kalan, dikkat ceken detaylari madde madde anlattigim bolumler. Bunlar birer romanin birbirini takip eden, tamamlayici cumleleri olmadigi icin okurken kesik kesik bir hava yaratmasi normal. Yine ayni sebeplerden dolayi o cumleler kasten gecmis zaman ve gecmis zamanin hikayesiyle kuruldu, tabi yazilarin o yerler gezildikten sonra yazilmasinin da buna etkisi var. Bu gezi yazilarini kisisel gozlemlerim sonucunda gunluk yazar gibi yaziyorum, burada yazilanlar bir gezi rehberi degil, o yuzden genis zamanla yazilmiyor cumleler. Zaman yaratabildigim her firsatta epey kitap okuyorum, yorumun icin tesekkur ederim.
      Sevgiler..

      Cevap

    • Genelde Türk olduğumuzu öğrenince çok şaşırıp, sevinip oraya neden ve nasıl gittiğimizi sordular.

      Cevap

  2. Gözlemleriniz gerçekten doğru. 2 senedir Japonya’da yaşıyorum ve söylediğiniz herşey ile karşılaştım ama bazı kuralları bir yerden sonra inanılmaz can sıkıcı olmaya başlayabiliyor. Bir de nadir de olsa yabancılara hoşgörü ile bakmayan bir sürü Japon milliyetçi var. İyi ki onlara rast gelmemişsiniz :)

    Cevap

  3. Biz de 2010’da gittik, her günü fotoğraflayıp yazmıştık, çook özlüyoruz, umarım tekrar gitme şansımız olur diyerek yazılarını okuyorum:)

    Cevap

    • Merhaba, tahmin edebiliyorum ne kadar özlediginizi :) biz de yeniden gitmek icin sabirsizlaniyoruz, bir parcamizi orada biraktik :)

      Cevap

  4. Merhaba. Sanırım aynı tarihlerde Japonya’daymışız. Biz de 11-18 Mayıs arası 2 kişi olarak oradaydık. 4 gece Tokyo-3 gece Osaka olarak gezimizi tamamladık.
    Sizin yazdıklarınızı okuyunca hasretle birlikte hafif bir iç burkulması oldu. Gerçekten de yazdıklarınızın tamamına yakınını biz de yaşadık. İnsanların iyiniyetini, yardımseverliğini, birbirlerine ve bize karşı olan saygılarını, kurallara bağlılıklarını, en basit işleri bile hevesle ve güler yüzle yapmalarını ve daha fazlasını gördük. Türkiye’de maalesef bunların özlemini çektiğimiz için, bu bir hafta bize rüya gibi geldi. Türkiye’ye dönmemizden itibaren özlemeye başladık ve ilk fırsatta tekrar gitmek için planlara başladık bile.
    İki husus sormak istiyorum size: Kyoto’da Ryoan-Ji Zen Tapınağı’na gittiniz mi? Biz çok istiyorduk ama fırsat olmadı, Kyoto’yu bir güne sıkıştırmak zorunda kaldık. Bir de Osaka’dan hiç bahsetmemişsiniz. Osaka’ya gittiniz mi? Biz açıkçası Osaka’yı Tokyo’dan daha fazla beğenmiştik. Tokyo çok kalabalık ve kozmopolit gelmişti bize.
    Bloğunuzu yeni keşfettim ancak sanırım bundan sonra da takipçisi olacağım. Selamlar. Saygılar…

    Cevap

    • Merhaba,
      Cok memnun oldum yazdiklarimi kesfedip sevdiginize. Aklim hala Japonya’da diyebilirim, biz de kesinlikle bir gun yine gidecegiz oraya. Osaka’ya yalnizca yarim gun ayirabildik malesef. Surada biraz bahsetmistim: http://www.gizemakkan.com/2013/05/nara-ve-osaka/ Tokyo’ya cok benzetmistik, sanki oranin daha kucugu gibi geldi. Kyoto’da birkac gun gecirdik, fakat Ryoan-Ji’ye gidemedik. Hem Tokyo’da hem Kyoto’da yapacak o kadar cok sey vardi ki, iki hafta bile yetmedi listemizdekileri tamamlamaya. Onemli bir kac seyi bir dahaki sefere biraktik :)
      Sevgiler..

      Cevap

  5. Merhabalar, yazınızı okudum teşekkürler gözlemlerinizi paylaştığınız için. Önümüzdeki pazar günü ben de Kore ve ardından Japonya’ya gidiyorum. Japon kız arkadaşımla beraber aile tanışacağım kısmetse :) Acayip bir heyecan var içimde her açıdan, anlatamam :)

    Cevap

    • Merhaba Murat,
      Sana simdiden bol sans diliyorum, eminim cok guzel gececektir :) iyi yolculuklar, kiz arkadasina da sevgiler!

      Cevap

  6. Merhaba, çok güzel bir yazı olmuş elinize sağlık. Kısmetse bizde gideceğiz yakında. Japonya ya gidiyoruz başlığınız altında sim karttan ve internet kullanımından bahsetmişsiniz. Nereden satın aldınız, japonya da internete ulaşmak mobil açıdan biraz pahalı diye okumuştum. Mobil internet gerçekten önemli, yardımcı olursanız çok sevinirim.

    Cevap

    • Merhaba,
      Sim kartlarini Japonya’ya gitmeden once internetten satin almistik. Ismi B-mobile idi. Kartlari kendi adimiza havaalanindaki postaneye yollatip, oraya vardigimiz zaman teslim almistik. Simdiden iyi gezmeler dilerim.
      Sevgiler..

      Cevap

  7. yazını çok beğendim, hepsini ise bir solukta okudum. ben ve 1-2 arkadaşım gelecek yaza gitmeyi istiyoruz. ama özellikle uçak biletleri ve şehirler gözümüzü korkutuyor, pahalı gibi duruyor. gerçi siz baya gezmişsiniz. ortalama ne kadar mal oldu size acaba, bir fiyat tahminin var mı acaba?

    Cevap

    • Merhaba Ecem,
      Tesekkur ederim, emailine atiyorum daha detayli cevap. Sevgiler..

      Cevap

  8. Merhaba Gizem Hanım.
    Yazınızı zevkle okudum.
    Aralık ortasında bir Toplantı dolayısıyla 4 günlüğüne Tokyo’ya uçacağım. Toplantım 2-3 saat sürecek ve ondan sonra serbestim. 3 günde ne yapabilirim ve en verimli nasıl değerlendirebilirim. Detaylı tavsiyeleriniz için şimdiden çok teşekkür ederim.

    Cevap

    • Merhaba Mehmet Bey, yorumunuz icin tesekkur ederim. Mutlaka gormelisiniz dedigim yerler; Ginza bolgesi, Imperial Palace, Asakusa, Shibuya ve Harajuku. Sanirim 3 gun icin buralar ancak yeterli olacaktir. Bir de ‘fish market’ vardi, fakat biz zamanimiz olmadigi icin oraya gidememistik. Eger sushi seviyorsaniz, orada mutlaka yemenizi tavsiye ederim, cok guzel oldugunu duydum :)
      Simdiden iyi gezmeler, sevgiler..

      Cevap

  9. Selam tüm Japonya gezi notlarınızıokudum.Çok güzeldi.Biz de Temmuzda gideceğiz daha ayrıntılı bilgi de mail ederseniz sevinirim.Berlitz’in Japonya ve Tokyo çeviri cep rehberlerini okumaya başladım.Sizinkiler gibi gezi yazılarını da bir çok geziden önce okuyorum.Çok faydalı bir yazı dizisi teşekkürler.

    Cevap

  10. Güneşin ilk doğduğu yer. Yukarıdaki tüm paragrafların altına imzamı atarım.
    Not : Japonya’da hayranlık dolu bakışlarla gezen avrupalı ve amerikalılara rastladım. Hepsi ağzı açık etrafı izliyorlardı :)

    Cevap

  11. Gizem Arkadas cok guzel anlatmis, sagolsun. RENA adli arkadas bence saygisizlik etmis. Gezen herkesin edebiyatci olmasi gerekmez. Hosgorusu olmayan bir arkadas. Siz de biraz gorgu kurali ogrenin. Dogan

    Cevap

  12. Japonya gezinizle alakalı gezi izlenim ve görüşlerinize birebir Katılıyorum ben hayatımda japonlar kadar dürüst ve yardımsever insan görmedim ,bende bu arada tokyoya geçen yıl bu zamanlarda gitmiştim ve dönüşüm gerçekten çok zor istemeyerek olmuştu şimdi planım önümüzdeki yıl 11 yaşındaki kızımla gidip 1 ay kalmanın Planlarını yapıyorum inşallah gerçekleştirmek istiyorum o kadar ülke gezdim gerçekten tekrar tekrar gitmek istediğim bir ülke ….

    Cevap

  13. Merhabalar öncelikle paylasimlariniz için çok teşekkür ederim. 4 nisan 12 nisan oradayim ins. istediğiniz olursa yardımcı olmaya calisirim. Ben ilk defa gidiyorum ve sizlerin yazdıklarını rota yapmaya çalışacağım ve birkaç yerden topluyorum.

    Cevap

  14. Gizem merhaba,

    Samimi paylasımların için tebrik ederim öncelikle.

    Kanada, Amerika, İsveç ve Almanya gibi dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde yaşadım, okudum ve çalıştım. İçimden bir ses sıranın artık Asya’ ya geldiğini söylüyor. Asya demişken özelliklede Japonya’ nın sıradaki ülke oldguğunu hissediyorum adeta. Birçok arkadaşım Tayland, Bali, Kamboçya ve Vietnam’ ın ne kadar ilginç ülkeler olduklarından bahsetti. Eminim öyledirler ama içimden bir ses illede Japonya’ ya gitmelisin diyor. Diğer yorumlara da bakılacak olursa Türk insanı olarak belli başlı insani değerlerin özlemini duyuyoruz. Belkide bu insani değerlerin özlemi belkide en basit şleri bile mükemmeliyetçi anlayışka yapan Japon metalitesi cezbediyor beni.

    Cevap

    • Merhaba! Mesajin icin tesekkur ederim. Evet, Japonya’nin hem kalabalik ve hareketli hem de insanlarin caliskan ve nezaketli olmasi cezbediyor bence bizi. Japonya’da yasayanlardan iyi kotu bir cok yorum duyuyorum. Kulturu cok kapali oldugu icin, entegre olmanin imkansiz oldugunu soyluyorlar, ki dogrudur eminim. Bir sureligine ziyaret etmeni tavsiye ederim, gercekten cok ilgi cekici bir ulke. Sevgiler

      Cevap

  15. Gizem hanım Japonya’nın sahibinden .com gibi arac alım satım sitesi varmıdır varsa taktim eder misiniz teşekkür ederim

    Cevap

  16. Merhaba Gizem
    Yazınız çok güzel olmuş teşekkür ederiz.
    Tokyo için 4 veya 5 gün kararsızlığındayız yardımcı olursanız seviniriz :)

    Cevap

    • Merhaba! Tokyo’da o kadar cok yapacak sey ve gorulecek yer var ki, biz iki kere gittik ve toplam bir kac hafta kaldik yine de aklimizdakileri bitiremedik. Kalabildiginiz kadar kalin derim :)

      Cevap

  17. Merhaba gizemakkan
    6 sene osaka da yasadıktan sonra 1996 da cocuklarım ve ben turkıye ye donus yaptık esim bizden sonra 1 sene daha kaldı.Aradan gecen 18 sene sonra bile hala cok ozluyorum hele son gunlerde daha da fazla
    Çcuklarımı orada buyuttum kızım istanbula dondukten sonra hıc alısamadı ve master ıcın ısvec gotebrg da kaldı ve sımdı orada ıs buldu ve yasıyor su anda cok mutlu dıyecegım şey şu ınsanlık medenıyet gorgu teknolojı hersey 18 oncesı vardı sımdı daha da guzeldır tabıı ben su anda turıst olarak tekrar gıtmek ıstıyorum
    Yorum yazan arkadaslara soyluorum Osaka Tokyo dan cok daha guzel yasaması kolay sevgılerımle

    Cevap

  18. Ayrıca eski eşyalarını ya da elden çıkarmak istediklerini evlerin önüne bırakırlar
    bazen de garage sale olarak satarlar soran arkadaşların dikkatine

    Cevap

  19. Merhaba
    bilgilendirme için çok teşekkür ederim ulasıma cok bütce ayırmamak adına önereceğiniz lokasyon neresı olabılır bookıngden yada aırbnbden konaklamayı ayarlamayı düşünüyorum

    Cevap

    • Merhaba, Tokyo icin soruyorsaniz orasi cok buyuk bir sehir oldugundan pek cok merkezi var. Bir tren veya metro istasyonuna yakin bir yerde kalmaniz yeterli diye dusunuyorum. Sevgiler

      Cevap

  20. Merhaba yazinizi okudum ve cok begendim bikac sorum olucak. tek gidilebilicek bir yermi bir basimiza ve gidince kalabilecek otel vb bulabirmiyiz ucuz yollu ve son olarak 2 haftanin bize maliyeti ne olucaktir gidis gelis otel yeme icme masrafi tek bir kisi icin yardimci olursaniz sevinirim

    Cevap

    • Merhaba, evet tek basiniza rahatca gidip kalabileceginiz bir yer. Otellerde ve turistik yerlerde ingilizce konusuyorlar. Masraflari kalacaginiz yere ve yemek yiyeceginiz yerlere gore cok artirip azaltabilirsiniz. Biz kisi basi iki hafta icin herseyle beraber yaklasik 5000 tl harcamistik (ucak, otel de dahil olmak uzere). Sevgiler

      Cevap

      • Bırde kanazawa yı sıze tavsiye ederim gercektende harıka bır ye gel osakadan 2 saat

        Cevap

  21. selam kasım ayında tek başıma gitmeyi düşünüyorum ve ingilizcem berbat 15 gün kalıcam sizden ricam tavsiyelerinizi mail olarak alabilirmiyim yanımda bulunması gereken neler olmalı

    Cevap

    • Merhaba, yaniniza japonca-turkce veya japonca-ingilizce sozluk alirsaniz, ya da telefonunuza bu uygulamalari indirirseniz size cok faydasi olur saniyorum.

      Cevap

  22. Merhaba

    Gerek mesleğim (Elektronik Fuarı) ve Japonyayı merak ettiğim için Aralık ayında Tokyo’ya gitmeyi düşünüyorum. Burada 4-5 gün kalmayı istiyorum. Ancak otel fiyatlarının çok yüksek olduğu söyleniyor. Bunun yerine daha uygun fiyatlı hostel sisteminin olduğunu okudum. Ama hosteller de, öğrenci yurtlarında ki gibi en az 8 kişilik odalarda kalınıyor. Siz sürekli seyahat eden biri olarak böyle bir durumu önerir misiniz ve ne kadar güvenli olur? Ayrıca yazınız çok bilgilendirici bunun için ve sorumu yanıtladığınız için teşekkür ederim.

    Cevap

    • Merhaba, tesekkur ederim. Japonya oldukca guvenli bir yer. Ben hostelde kalmadim orada ama konaklama icin iyi bir secenek diye dusunuyorum. Simdiden iyi gezmeler.

      Cevap

Bir Cevap Yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.