Yazı
0 yorum

Kyoto’da Son Gün

En başta planımız Tokyo’da altı gece ve Kyoto’da altı gece kalıp, dönüşe geçmeden önceki geceyi tekrar Tokyo’da geçirip ertesi sabah uçağımıza yetişmekti. Kyoto’da kaldığımız günlerde yapılacak şeylerin çoğunu bitirdiğimizi ve şehrin tadını tam kararında çıkardığımızı, en önemlisi de Tokyo’yu çok özlediğimizi farkettik. Son anda küçük bir değişiklik yapıp Tokyo’ya bir gece erken dönmeye karar verdik.

kyotoson1

Kyoto’daki son günümüze de pek çok şey sığdırdık. Sabah Barış iş emailleriyle ilgilenirken ben zaman kaybetmek istemeyip tek başıma dışarı çıktım ve otelimize çok yakın olan, Kyoto’daki en sevdiğim bölgeyi, Gion’u gezdim. İlk akşamımızda buralarda dolaşmıştık ama asıl gündüz Gion’un nasıl olduğunu merak etmiştim. Hafif yağan yağmurda şemsiyem ve fotoğraf makinamla dolaşmaya başladım.

kyotoson2

kyotoson3

Kyoto’yu geleneksel ve kültürel yapan yer benim için Gion oldu. Köprülerden, çiçekli dar yollardan yürürken klasik Japon evleri bana garip bir huzur verdi.

kyotoson4

kyotoson5

Gion ‘Bir Geyşanın Anıları’ adlı kitabın da kaynağı olan yermiş. Bu bölgede gündüzleri işe giden geyşaları görmenin mümkün olduğunu okumuştum, sanırım biraz da gizli bir hevesle gündüz bu bölgeyi görmek istedim. Karşı kaldırımda iki geyşa görünce merakım nezaket kurallarının önüne geçti ve onları rahatsız etmeden, uzaktan fotoğraflarını çektim.

kyotoson7

kyotoson8
(Gion’daki Yasaka Tapınağı)

kyotoson9
(Daha önce gece manzarasını gördüğümüz kanal kenarı)

Benim Gion’u gezmem bittikten sonra şehirde Barışla buluştuk ve Nishiki Market‘e yürüdük. Nishiki, Kyoto’da sıkça rastladığımız gibi bir sokak arasının üzeri kapatılarak yapılmış, oldukça uzun bir pazar yeri. Burada genellikle taze sebze ve meyvler, balıklar , deniz ürünleri, baharatlar ve hediyelik eşyalar satılıyor. Şehrin en popüler pazarlarından biri olan Nishiki’nin yıllardır müdavimleri olduğu, Kyoto’nun zenginlerinin bile bizzat gelip yiyecek alışverişini buradan yaptıkları söyleniyor. Ben de önünden geçerken kokusu burnuma gelen közlenmiş dev kestanelere dayanamayıp bir kese kağıdı satın aldım ve pazarı dolaşmamız bitmeden hepsini yedim :)

kyotoson10

kyotoson11

Nishiki’den ayrılıp Kinkaku-ji tapınağını görmek için otobüsle şehrin kuzeyine gittik. Altın Köşk olarak da bilinen, 1397 yılında yapılan bu tapınak altınla kaplı ve bir göletin ortasında duruyor. Göletin çevresindeki tapınak bahçesi şu ana kadar gördüğüm en güzel bahçelerden biriydi. Güneşli günlerde insanlar güneş gözlüksüz bu tapınağa bakmakta zorlanıyorlarmış. Biz oradayken hava yağmurlu olmasına rağmen cennet gibi görünüyordu her yer.

kyotoson12

Akşam olduktan sonra, ilk gün ‘Burada mutlaka yemek yemeliyiz’ dediğimiz Pontocho‘ya gittik. O kadar çok restoran, o kadar çok yemek çeşidi vardı ki, japonca yazıların ve yemeklerin arasında kendimizi kaybedeceğimize gözümüze ilk güzel görünen yere girelim diye düşündük.

kyotoson13

Gerçekten de gördüğümüz ilk restoranı beğenip kendimizi içerde bulduk. Bizi orta yaşlı, kimonolu bir Japon kadın karşıladı. Girişte ayakkabılarımızı çıkardıktan sonra çoraplarımızla restoran kısmına geçtik. Burası tam hayal ettiğimiz gibi geleneksel bir Japon restoranıydı. Masalar ve yerin yüksekliği hemen hemen aynıydı, fakat yere oturduktan sonra masanın aldında bacakların sarkıtılabileceği boşluklar vardı. Yani yerin üzerine sandalye koyup masa seviyesinde oturmaktansa, masayı yerin içine gömmüşlerdi :)

Bize bar kısmında yanyana iki kişilik yer gösterdiler, seve seve oturduk. Burada da düzen aynı şekildeydi, masalardan farklı olarak barı izleyebilecektik, ki bu bizim için çok daha eğlenceliydi. Üç ayrı fiyat aralığındaki üç menüden ikincisini seçtik. Her menüde küçük tabaklarda tek tek servis ettikleri toplam 9-10 ayrı çeşit yiyecek vardı. Önce sıcak ve soğuk başlangıçlarla başladığımız akşam yemeğimiz değişik etler ve deniz ürünleriyle devam etti. Günlerdir elimize çatal bıçak almadığımız için her tür yemeği çubuklarla yemeğe iyiden iyiye alışmıştık. Bu şanseseri girdiğimiz restorandaki akşam yemeği Japonya’da yediğimiz en güzel yemeklerden biriydi. Hatta bir gün daha Kyoto’da kalıyor olsak yine orada yiyebilirdik:)

kyotoson14

Çok aç olarak gittiğimiz restoranda ağır ağır yediğimiz sade ve kararında yemekler bizi fazlaca doyurmuştu. Şehirde son bir yürüyüş yapıp otelimize döndük ve ertesi sabah Tokyo’ya dönmek üzere valizlerimizi toparladık.

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.