Yazı
0 yorum

Tokyo’da İkinci Gün

Bugün jetlagi atlatmaya çalışırken 12 saat uyumuşuz. Tokyo’yla ilgili ilk yazımı yayınladım ve hemen hazırlanıp dışarı çıktık.

Yürüyerek Imperial Palace‘ı çevreleyen büyük parka gittik. 1590 yılında inşa edilen kale, Edo zamanında dünyanın en büyük kalesiymiş. Şu an yalnızca iç duvarları kalan kalede imparatorluk ailesi hala ikamet ediyor. Yaşadıkları bölüme girişe sadece yeni yılda ve imparatorun doğum gününde izin veriliyormuş. Pek çok büyük parkın bulunduğu bu alana Kitanomaru Park‘tan girdik.

tokyodaikincigun1

tokyodaikincigun2
(yolumu bulmaya çalışırken yanımdan geçen onlarca sarı şapkalı öğrenci)

tokyodaikincigun3

tokyodaikincigun5

tokyodaikincigun6

Park o kadar güzel ve Tokyo’daki heryer gibi o kadar temizdi ki, hava o kadar ılık bir bahar havasıydı ki, tüm günümü o parkta geçirebilirmişim gibi hissettim. Sakin, sessiz, dingin, güzel çiçek kokan bu yerde zaman durmuş gibiydi.

tokyodaikincigun8

Parktan ayrılma zamanımız geldiğinde yeni istikametimizi Akihabara, yani Tokyo’nun elektronik cenneti olarak belirledik. Öncesinde de geçtiğimiz bir caddede gördüğümüz bir sushicide ögle yemeğimizi yedik. Menüyü okuyup anlayamadık ama gördüğümüz sayılardan, küçük resimlerden anlamlar çıkarıp, sonunda hiç de saçma olmayan bir menü ısmarlamayı başardık :)

tokyodaikincigun10

tokyodaikincigun11
(tren istasyonundaki kimonolu kadın)

tokyodaikincigun12

Akihabara tam anlamıyla çılgın bir yerdi. Bir sürü elektronik eşya mağazasının yanı sıra, her katı oyun makinalarıyla dolu dükkanlar vardı. Her yer ışıklı ve müzikliydi. Bir ara kafamız karıştı, başımız döndü, yolun ortasında şöyle bir durup kendi etrafımızda dönüp bu çılgınlığa inanamadık :) Göz attığımız elektronik ürünlerin fiyatları da İsveç’e göre daha uygundu.

tokyodaikincigun13

Akihabara’dan sonra trenle Shinjuku‘ya gittik. Gündüz vakti 250.000 insanın çalıştığı, gökdelenlerle dolu batı Shinjuku’nun aksine, doğu Shinjuku Edo zamanının alışkanlıklarından kalan barlar ve eğlence mekanlarıyla dolu. Tokyo’nun Red Light District’ine ev sahipliği yapan bu bölgenin en ünlü kısmı üç kişinin ancak sığacağı küçük barlarla dolu Golden Gai.

tokyodaikincigun14
(batı Shinjuku manzarası)

tokyodaikincigun15
(doğu Shinjuku sokakları)

tokyodaikincigun17
(Hanazono tapınağı)

Bugün yolda gördüğümüz en ilginç şeylerden biri iki katlı araba ve bisiklet otoparklarıydı :)

tokyodaikincigun16

tokyodaikincigun9

Günün sonunda bir kaçı iş için burada yaşayan, bir kaçı da bizim gibi ziyaret amaçlı tesadüfen bizimle aynı zamanda burada bulunan arkadaşımızla buluşup Osaka Kitchen’da yemek yedik. Ortaya söylediğimiz, sırayla getirdikleri yemeklerden çubukarımızla alıp, önümüzdeki küçük tabaklara koyup yedik. Bu akşam ilk defa sake içtim. ‘Sıcak mı yoksa soğuk mu içersiniz?’ sorusuna rastgele ‘soğuk’ cevabını verdikten sonra bu sefer ‘Sek mi şekerli mi?’ sorusuyla karşılaşıp buna da (onun pandalı bardağını beğendiğim için) ‘şekerli’ dedim. Sonuç olarak içtiğim şey hiç fena değildi, sek votkayı andırıyordu.

tokyodaikincigun20

Yemeklerimiz bittikten sonra bir bara geçip Japonya, Türkiye ve İsveç hakkında konuşup karşılaştırmalar yapmaya devam ettik. Tokyo’yu bilenlerden gezimizin geri kalan günleri için çok güzel tüyolar aldım!

Daha önce bahsettiğim gibi, bu sefer yazılarımı aksatmadan günü gününe paylaşıyorum. Şu an saat 02:36, bu yazıyı yazmadan yatmayacağım diye kendime söz vermiştim, artık yatabilirim. Dünyanın bu tarafındakilere iyi geceler!

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.