Yazı
0 yorum

Singapur РMarina Bay B̦lgesi

Benim için Singapur’un simgesi olan Bay Area’daki (körfez bölgesi) çoÄŸu yapının son 5-6 sene içinde tamamlandığını duyduÄŸumda çok ÅŸaşırdım. Bu yapılardan en ünlüsü olan Marina Bay Sands (üç tane yan yana gökdelenin üzerinde gemiye benzer bir parça olan bina) 2010 yılında tamamlanmış. Marina Bay Sands binalarının bir kısmı 2561 oda kapasiteli bir otel. En tepedeki kısımda yüzme havuzu ve gözlem alanı, zemin katlarda dünyanın en pahalı bağımsız kumarhanesi, ve 3-4 katlı bir alışveriÅŸ merkezi, fuar alanı, sanat merkezi ve Gordon Ramsey gibi dünyanın ünlü ÅŸeflerinin restoranları bulunuyor.

Biz de bu kulelerin hemen hemen her yerini gezdik. 57. katta açık alandaki gözlem kısmına çıktık ve nereyse tüm Singapur’u buradan izleyebildik.

Singapur’un bu bölgesindeki en sevdiÄŸim yer Gardens by the Bay oldu. Burası, (üstteki fotoÄŸraf) devletin Singapur’u bir ‘park ÅŸehri’ yerine ‘parkın içinde bir ÅŸehir’ yapma projeleri sonucunda, yapımı 2012 yılında tamamlanmış çok büyük bir park. Solda gördüğünüz iki büyük yapıdan bir tanesi dünyanın en büyük camdan serası olan ve içinde dünyanın farklı yerlerinde, farklı iklimlerinde yetiÅŸen bitki örnekleri bulunan Flower Dome, diÄŸeri ise içinde deniz seviyesinden 1000m-3000m arası yükseklikteki tropik iklimleri canlandıran bir daÄŸa ve yürüme yollarına sahip olan Cloud Forest. FotoÄŸrafın saÄŸ tarafında gördüğünüz yapay aÄŸaç benzeri yapılar ise boyları 25m-50m arası deÄŸiÅŸen dikine bahçeler Supertree Grove. Bunların etrafı bitkilerle dolu, ve güneÅŸten aldıkları enerjiyi kullanarak gece ışık saçıyorlar, yaÄŸmur sularını toplayarak üzerlerindeki bitkileri büyütüyorlar, fotosentez yaparak Gardens by the Bay’e büyük katkı saÄŸlıyorlar. Gardens by the Bay’de bu öne çıkan yapıların dışında çocuk oyun alanları, kafeler, Çin, Japon, Hint gibi farklı kültürlere ait bahçeler, göletler ve heykeller de bulunuyor. Biz Ekim’le bu bölgede uzun vakit geçirme imkanı bulduk ve burayı çok sevdik.

Marina Bay Sands’in üst katından gördüğümüz ilginç yapılardan biri de 30.000 seyirci kapasitesiyle, dünyanın en büyük yüzen platformu olan bu futbol sahası (alttaki fotoÄŸraf) The Float at Marina Bay. Bu alan Singapur’un milli stadyumundaki sahadan %5 daha büyükmüş. Futbol maçları dışında konserler, sanat performansları, gösteriler için de kullanılan bu alan 2007 yılında açılmış.

Alttaki fotoğrafın sağ kısmında gördüğünüz alçak iki binanın mimarisi Durian meyvesinden esinlenilerek yapılmış. Burası Esplande Theatres diye geçen, içinde sanat ve performans merkezi, milli kütüphane, tiyatro salonları bulunan bir merkez.


(Singapur’un dönme dolabı Singapore Flyer)

Marina Bay Sands’in alt katlardaki alışveriÅŸ merkezine de pek çok alışveriÅŸ merkezinde olduÄŸu gibi direk metro çıkışından girilebiliyor. Burası o yüzden yemek yemek, alışveriÅŸ yapmak ve vakit geçirmek için bir kaç defa uÄŸradığımız bir yer oldu. En sevdiÄŸim kısmı ise alışveriÅŸ merkezinin en üst katından dışarı çıkınca kendimizi bulduÄŸumuz, kanalın karşısındaki yapıları izleyebildiÄŸimiz geniş düzlük oldu.


(2010 yılında tamamlanan ünlü Helix Köprüsü)


(Solda Singapur’un sembolik binalarından, yapımı 2011 yılında tamamlanan ArtScience Museum)

Bay Area’yı suya yakın olduÄŸu için, geniÅŸ ve ferah olduÄŸu için ve bir sürü farklı aktiviteye ev sahipliÄŸi yaptığı için çok sevdim. Genelde gündüzleri uÄŸradığımız bu bölgeyi bir gün de akÅŸam görünce hakkını tamamıyla vermiÅŸ olduk. Gecesi de her köşedeki canlı sanat ve müzik performanslarıyla gündüzki hareketliliÄŸini aratmıyordu. BaÅŸta söylediÄŸim gibi Singapur’un en dikkat çekici yapılarına sahip olduÄŸunu düşündüğüm bu bölgenin 2010 yılından önce var olmadığını düşünmek beni hayli ÅŸaşırttı.

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.