Yazı
16 yorum

Adana – 1.Gün

Yeni yıldan önceki haftayı Türkiye’de geçirdik. İstanbul’da birkaç gün kaldıktan sonra Barış’ın anne ve babasını ziyaret etmek için Adana’ya gittik. Küçüklüğüm Gaziantep ve İskenderun’da geçmesine rağmen Adana’yı yalnızca başka şehirlere gidip gelirken içinden geçtiğimiz zamanlardaki haliyle hatırlıyordum. Geç de olsa Adana’yı göreceğim için heyecanlıydım.

Cumartesi sabahı çok erken yola çıkmamıza rağmen, uçakta heyecandan uyuyamadım. Çocukluğumun geçtiği bölgeyi, mümkün olan en yüksek mesafeden, uçak alçalırken görmek istiyordum. İnişe geçerken pırıl pırıl bir gökyüzü vardı. Yeryüzünü net görebileceğimiz mesafede karşımda masal gibi Toroslar’ı buldum. İsveç’in yeryüzü şekilleri daha farklı olduğu için Türkiye’ye her geldiğimde yüksek dağları özlediğimi farketsem de Toroslar’ın güzelliği benim için hep ayrıdır. Büyülenmiş gibi, menzilimden çıkana dek gözlerimi ayırmadım bu dağlardan.

Adana_1_11

Havaalanında bizi Barış’ın anne ve babası karşıladı. Eve gittiğimizde harika bir kahvaltı sofrası bekliyordu bizi. İki günlük yemek yeme maceramız bu sofrayla başlamış oldu.

Adana_1_1

İsveç’te hayal bile edemeyeceğimiz kadar güzel yiyeceklerle karnımızı doyurduktan sonra dışarı çıktık. Adana’yı hiç bilmediğim için gideceğimiz her yer bana ilginç gelecekti. Geziye Seyhan Baraj Gölü çevresinden başladık. Bu gölün büyük bir göl olduğunu biliyordum; daha önce Çukurova Üniversitesi’nden çekilmiş bir fotoğrafta bunun göl olduğuna inanamamıştım. Yine aynı hissi yaşadım. Nerede olduğumuzu bilmesem, o küçük koyları ve mavi suları görünce buranın deniz olduğuna kolayca inanabilirdim.

Adana_1_2

Adana_1_3

Adana_1_4

Gölü çevreleyen yollar üzerinde bir sürü çay bahçesi ve sıkma, bici bici, sahlep satan küçük minibüsler vardı (Bici biciyi çok merak ediyorum ama yenilmesi gereken zaman yaz mevsimiymiş, o yüzden bu merakımı başka bir sefere sakladım). Biz de göl kenarında bir çay bahçesinde mola verip göl manzarasının tadını çıkardık.

Adana_1_5

Adana_1_6

Bir sonraki rotamız Barış’ın çocukluğunun geçtiği ve ailesinin uzun süre yaşadığı Ceyhan’dı. Ceyhan’a giderken yol üzerinde bir kaç yerde durup fotoğraf çektik. Çukurova’nın uçsuz bucaksız verimli toprakları okuduğum romanlardan fırlamış gibi karşımda duruyordu. Naifçe bu romanlara gitti aklım.

Bir de Yılankale vardı. İncecik toprak bir yoldan arabayla çıkabildiğimiz yere kadar çıktık. Kaleye kadar yürümedik ama bu da ileride yapılacaklar listeme eklendi. Yılankale (Şahmeran kalesi) Ceyhan nehri ve Misis’e (Skyfall‘ın tren sahnelerinin çekildiği yer) yakın bir yerde, çok dik bir tepe üzerinde bulunuyor. Bizim çıkabildiğimiz yüksekliğinden bile neredeyse tüm ovayı görmek mümkündü. Yollarında yılanlar olduğu söylenen bu kalenin Bizanslılar zamanında yapıldığı tahmin ediliyormuş.

Adana_1_7

Kale’den ayrıldıktan yaklaşık 15 km sonra Ceyhan’a vardık. Ceyhan da beklediğimden oldukça büyük bir ilçeydi. Barışların eskiden oturduğu evleri, alışveriş yaptıkları yerleri, yaşadıkları çevreyi görmek beni de çok mutlu etti. Orada bir kaç aile dostlarını ziyaret edip onlarla tanıştıktan, eskilerden pek çok güzel hikaye dinledikten sonra, Ceyhan’dan ayrılmadan yapmamız gereken tek bir şey kalmıştı; şalgam içmek! Çok uzun yıllardır, babadan oğula geçmiş bu işi yapan, Ceyhan’ın en meşhur şalgamcısı Şalgamcı Sabri’de ayaküstü birer acılı şalgam içtik. Acıyı ve turşuyu çok sevdiğim için bu tada bayıldım.

Adana_1_9

Adana’ya dönünce yemek vakti gelmişti. Kebap yemek için Gönül kebapçısına gittik. Yerel yemekleri yemek için lüks restoranlardan ziyade salaş yerlere gitmeyi her zaman yeğlediğim için burada hayatımda tattığım en güzel kebaplardan birini yiyeceğime emindim. Ortaya getirdikleri birbirinden lezzetli meze ve salatalara gözüm dönerek saldırdım. Yediğim adana kepap ise kesinlikle mükemmeldi. Yiyebildiğim kadar herşeyden yedikten sonra eve dönerken neredeyse arabada uyuyacaktım.

Adana_1_10

Eve dönünce Barış’ın annesinin bulup çıkardığı eski fotoğraflara, Barış’ın ortaokulda kendi hazırladığı gazetelere, ilkokul defterlerine ve anaokulu resim defterlerine daldık uzunca bir süre. Fotoğraflardaki kıyafetlerden doğumgünü resimlerine, defterlerin kaplı olduğu ciltlerden yazı fişlerine kadar aynı dönemin çocukları olduğumuz çok belliydi. O fotoğraflarda ve yazılarda Barış’ın çocukluğu kadar kendi çocukluğumu da görmüş oldum.

Adana’daki ilk günümüz çok güzel geçti. Ertesi gün bizi yeni planlarla dolu güzel ve güneşli bir gün bekliyordu.

16 Yorum

  1. Çocukluğumun -tartışmasız- en güzel yıllarının geçtiği güzel memleket Adana… Bilhassa o sofra ve şalgamcı abimiz, beni bir kuşun kanadında oralara uçurdu ve gerçek hayata dönüşüm kolay olmadı :) Sağlıklı, eğlenceli gezmeler :)

    Cevap

    • Çok teşekkür ederim. Ben de o iklimde çocukluğuma döndüm. Eski günler daha dün gibi gelse de, insan oralara geri döndüğünde anlıyor üzerinden ne kadar zaman geçtiğini. Büyüdüğümüz yerleri gidip görmek gerek sık sık.
      Sevgiler..

      Cevap

  2. Manzara nefis.. yemekler harika gözüküyor.. Misis’ten geçerken içtiğimiz ayrandan tutturarak çocukluk ve gençlik yıllarıma döndüm birden.. Bici bici nasıl bir şeydir çok merak ediyorum ben de. yazın mutlaka yememiz lazım.

    Cevap

    • :) teyzos belki beraber gideriz yazin, bici bici yemeden de donmeyiz.

      Cevap

  3. GİZEM,
    SENİN YAZI TÜRÜNÜ,İFADE TARZINI ÇOK AKICI VE ÇOK SAMİMİ ,SICAK BULUYORUM.EDEBİYAT VE MÜHENDİSLİK,ZEKA BİRLEŞİNCE ÇOK GÜZEL ANILAR,GEZELİM GÖRELİM TANIYALIM TADINDA BİR ESER ORTAYA ÇIKIYOR.SENİ TEBRİK EDİYORUZ.
    SEVGİLERİMİZİ İLETİYORUZ,BARIŞ’A , ANNE VE BABASINA SELAM ,SAYGILAR…

    Cevap

    • Merhaba Kemal amca,
      cok tesekkur ederim, sizin fikirleriniz benim icin cok degerli. cok sevindim boyle dusundugunuz icin. en kisa zamanda gorusmek umidiyle, sevgiler.

      Cevap

  4. Yılmaz Guney’in, Yaşar Kemal’in, Orhan Kemal’in Adana’sina selam olsun! :)

    Cevap

  5. gitmiş kadar oldum gizemcim, gezi notların harika,tesekkurler

    Cevap

  6. Merhaba, uzun zamandır yazılarınızı severek takip ediyorum. Adana’da diş hekimliği okuyorum bu gezi yazınızı görünce karşılaşmış olmayı ve sizinle tanışmayı diledim bir an:)) Sevgiler..

    Cevap

    • Merhaba,cok sevindim yazdiklarimi takip ettiginiz icin :) Adana’ya gidip gelecegim daha, belki bir sonraki sefer karsilasiriz.
      Sevgiler..

      Cevap

  7. kuzucuğummm…çok güzel yazmışsım..teşekkür ederim.yazdıklarını okurken yeniden yaşadım.ama her yer her şey sizlerle güzel. bundan sonra her fırsatı değerlendirip bol bolbirlikte vakit geçirelim…sizi çok seviyorum..

    Cevap

    • Biz de sizi cok seviyoruz. Bu guzel gunlerin tekrarlanmasi dilegiyle..

      Cevap

  8. Bize gelmenize çok sevindik.Bir dahaki sefere Nadir amcanın yaptığı kebapları birlikte yemek dileğiyle….

    Cevap

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.