Yazı
2 yorum

Geyikbayırı

Sonunda yaz tatiline çıktık! :)
Evet, biliyorum bu sene çokça tatil yaptık, pek çok yeri gezdik, fakat henüz deniz ve güneş tatili yapmamıştık. Türkiye’de yaz tatili için en güzel zamanın eylül sonları olduğunu düşünüyorum; hem sıcaklar azalmış oluyor, hem de kalabalık dağılmış oluyor, hem biz de İsveç’in sayılı olan güzel yaz günlerini kaçırmamış oluyoruz.

Cuma akşamı İstanbul’a vardım, cumartesi günü epey koşturmaca içinde İstanbul’da tatil öncesi alışverişleri hallettim ve pazar sabahı erkenden babam, Aynur, Barış, ben arabayla Antalya’ya doğru yola çıktık. Arabayla yolculuk yapmayı, şehirler arasındaki dinlenme tesislerinde ezogelin çorbası ve köfte yemeyi, her durakta gidilen yere göre değişen hava sıcaklığını hissetmeyi, büyük dağların manzarasını seyretmeyi çok severim.

Yolda tüm bunları yaparak, direksiyonu ara ara babamdan alarak akşam üzeri altı gibi Antalya’ya vardık. Asıl istikametimiz olan Çıralı’ya varmadan önceki planımız halamlarla beraber onların Geyikbayırı’ndaki evinde bir gece kalmaktı.

Kemer yolundan Altınyaka yoluna dönüp, virajlarda döne döne yükseklere tırmanıp evlerine vardık. Halam, eniştem ve kuzenim Ozan abi bizim için inanılmaz manzaralı balkonlarında harika bir sofra hazırlamışlardı. Yol yorgunluğunun üstüne o güzel manzarada, rakı eşliğinde ettiğimiz sohbet ve çeşit çeşit güzel yemeğin arasında kendimi kaybetmemle tatil benim için başlamış sayıldı. Dünyanın geri kalanından kopmuştum ve en büyük derdim bir kaşık daha patlıcan salatası yiyip yememek haline gelmişti :)

geyikbayiri13_3

geyikbayiri13_4

Geç saatlere kadar onlarca konuda sohbet ettikten sonra güzelce uyuduk. Sabah 4’te arka bahçedeki horozun sesiyle uyandım. Kesinlikle rahatsız olmadım, aksine hozor detone sesiyle ötmeye devam ederken huzurla uyumaya devam ettim. Sabah uyandığımızda yeniden sofra kurulmuştu, yeniden yemekler arasında kendimizi kaybettik. Sofradaki reçeller eniştemin tarlasındaki ağaçların meyvelerindendi, domates, zeytin ve ceviz de bahçenin ürünleriydi.

geyikbayiri13_1

geyikbayiri13_5

Kahvaltımızı bitirip, kahvelerimizi içip, tavuk ve horozla oynayıp Çıralı’ya doğru yola koyulduk. Yaklaşık bir saat sonra, iki sene önce uzun uzun anlattığım Yavuz Otel‘e vardık. Böylece yaz tatilimiz dün başlamış oldu :) Tabi ki varır varmaz üzerimizi değiştirip denize koştuk. Bu haftanın sonuna kadar burada olacağız. Çıralı’yla ilgili fotoğrafları daha sonraki yazılarımda yayınlayacağım. Şu an deniz, kumsal, şezlong ve güneşten başka hayattan hiç bir beklentim yok…

2 Yorum

  1. Iskandinav ulkelerine belirli bir sure yasayinca sanirim Temmuz ve Agustos Turkiye’de yasanilmaz aylar oluyor. Bizde son iki yildir ayni tespitle Eylul ayinda geliyoruz yaz tatili icin. Norvec’te artik hava sonbahara donmusken burda yazi sakinligi ile yasamak cok keyifli gercekten. Bugun yola cikiyoruz bizde Izmir’den, rota Fethiye :) Iyi tatiller

    Cevap

  2. Londra ve İsveç’ten sonra ne güzel gelmiştir şimdi buralar :) Keyfini çıkar!.. İyi tatiller :)

    Cevap

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.