Yazı
5 yorum

Livia ile İstanbul Gezimiz

Dokuz günlük son İstanbul ziyaretim çok hareketli ve yoğun geçti. Elvin mezun oldu, en yakın arkadaşlarımdan biri evlendi, ve Göteborg’dan İtalyan arkadaşım Livia üç günlüğüne beni ve İstanbul’u ziyarete geldi. Üç güne pek çok şey sığdırmaya çalıştık, koşuşturmaktan yorulsak da çok eğlendik :)

Livia daha önce İstanbul’a hiç gitmediği için ‘olmazsa olmaz’ lardan başlayıp ilk gün Galata’ya ve Sultanahmet’e gittik. Sultanahmet her zamanki gibi çok kalabalıktı ama hava çok sıcak olmadığı için rahatça gezebildik.

Geziye Topkapı Sarayı‘ndan başladık. Her gittiğimde yeni yeni şeyler keşfettiğim ve gezip gördüğüm yerler çoğaldıkça değerini daha da çok anladığım bu saraya, hazinelere ve tarihe bir kez daha hayran kaldım. Livia da Osmanlı Hazineleri’ndeki çok değerli parçaları görünce gözlerine inanamadı. Uzun süre hayallere daldık, burada bu zamanda yaşamış olsak nasıl olurdu diye düşündük :)

Topkapı Sarayı’nın harem bölümünde restorasyon çalışmaları devam ettiği için bir kısmını göremedik. Yine de benim ‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisi bilgilerimle gözümüzde çok şey canlandı.

Benim Sultanahmet’teki en sevdiğim yer olan Ayasofya‘yı Livia da çok beğendi. Okul yıllarında burayla ilgili çok şey okudukları için en çok merak ettiği yer de burasıydı. Kafasındaki Ayasofya’dan çok daha etkileyici ve büyük bir yer olduğunu söyledi. Ayasofya’nın hediyelik eşya dükkanından da hem İsveç’teki arkadaşlarımıza hem de Livia’nın ailesine pek çok şey aldık.

Sultanahmet’ten ayrıldıktan sonra Kapalı Çarşı’ya doğru yürüdük. Yolda gördüğümüz yan yana renkli kafeler çok ilgimizi çekti. Bu sefer hem gezecek çok yerimiz olduğu için hem de acıkmadığımız için sadece fotoğraf çekip geçtik, ama bir dahaki sefere o kafelerden birine gitmeyi çok istiyorum.

İlk gün bütün buraları gezip bitirdikten sonra eve dönüp hazırlanıp babamların şu an kaldıkları, Ömerli’deki yazlık evimize gittik. Çok güzel bir akşam yemeğinden sonra tüm gün neler yaptığımızı anlattık. Gece orada kalmak üzere yanımızda eşyalarımız olduğu için geri dönme stresine girmeden balkonda sohbete daldık.

İkinci gün sabah önceki günün yorgunluğunu hala hissediyorduk. Babam ve Aynur erkenden işe gittiler. Elvin ve Livia ile kahvaltımızı yapıp havuz kenarına gittik. Görecek, gezecek çok yer vardı ama bizim de çok az tatilimiz olduğu için biraz da yaz ve güneş havasını yaşamak istedik. Öğlene kadar güneşlenip yüzdükten sonra şehre geri döndük.

Akşamüstü Barış’la buluştuk. Livia’nın Taksim’i ve İstiklal Caddesi’ni mutlaka görmesi gerektiği için akşam orada bir şeyler yemeye karar verdik. Kadıköy’den vapurla karşıya geçtik. Hafta içi olmasına rağmen İstiklal inanılmaz kalabalıktı. Livia bu kalabalığı ve trafiği biraz Napoli’ye benzetti. Barış bizi ‘Canım Ciğerim’ diye bir yere götürdü. Daha sonra kime söylediysem ‘aa orası çok güzeldir’ dedi. Sanırım burayı bir tek ben ve Livia bilmiyorduk ama şu an hafızalarımızda çok güzel bir yere sahip oldu :)

Livia’nın İstanbul’daki son gününde boğaz turu yapmaya karar verdik. Şehir hatları vapurunun 2 saatlik kısa boğaz turu gezisi için bilet alıp saat 14:30’da Eminönü’nden hareket ettik. Bu kısa turu çok beğendim. Önceki sene klasik boğaz turu yapmıştım. Eminönü’nden binip bir çok yerde durarak Anadolu Kavağı’na çıkıp, orada da iki saat mola verip yine kısa duraklamalarla geri dönmüştük. Bu tüm gün süren tur bana biraz uzun gelmişti. Bu seferki kısa tur kısa sürede tüm boğazı gezip görmek için ideal. Eminönü’nden kalkan vapur gidiş ve dönüşte sadece bir de Üsküdar’da durarak Çubuklu’ya kadar çıkıp oradan geri dönüyor. Böylece 2 saatte harika bir gezi tamamlanmış oluyor.

Son gün boğaz turundan sonra Bağdat Caddesi’ndeydik. Orada benim arkadaşlarımla buluşup akşam yemeği için NumNum‘a gittik. Harika yemekler yiyip çok güzel vakit geçirdik. Yemekten sonra gözüm çocuk köşesine ilişince kendimi tutamayıp oradaki balonlardan aldım. Bunu gören bir görevli balonları bizim için şişirebileceğini söyledi ve hepimizin rengarenk balonları oldu :) Son fotoğraftan (Ezgi, ben, Livia) sonra tüm akşam caddeyi o balonlarla gezdik :)

Livia’yla üç güne çok şey sığdırdık. İstanbul’un büyüklüğü ve kalabalıklığı Livia’yı ilk başta biraz korkuttuysa da son gün o da alışmıştı. İnsanların sıcak kanlılığı ve canlılığı onun da çok hoşuna gitti, İsveç’ten sonra kendini evinde gibi hissettiğini söyledi :) Daha yapmak isteyip de zamanımızın yetmediği bir çok şeyi bir sonraki sefer için planladık. Fakat ondan önce Livia’ya İtalya’da onu ziyaret edeceğime söz verdim. Belki gelcek yaz da ben oraya giderim :)

5 Yorum

  1. Kindle ‘im gelince net’i karistirirken denk geldigim sitende bugun cok keyifli bir yaz seyahatinin notlarini buldum. Istanbul’da ogrenciligim gecti ve bahsettigin yerlerde cok vaktim gecti. Keyifle hepsini yeniden hatirladim. Sagol. :))

    Cevap

    • Merhaba,
      Istanbul hepimize ne guzel seyler yasatiyor ve hatirlatiyor. Guzel dusuncelerini paylastigin icin ben tesekkur ederim :) Ayrica Kindle’inla da iyi okumalar diliyorum.
      Sevgiler.

      Cevap

  2. Merhaba Gizemcim,
    Dayının söylediği gibi yine masal tadında yazmışsın :) Her gittiğimde İstanbul günleri benim için de çok güzel geçiyor çünkü sevdiğim insanlarla beraber oluyorum en önemli ayrıntı bu sanırım :) 3 sene önce de aylardan kasım ve günlerden de doğum günümdü :) Ortaköy’den bindiğimiz turla ilk boğaz gezintimi yapmıştım; hava güneşli, deniz masmavi, İstanbul çok güzeldi. Ayrıca asıl önemlisi nişanlım bana boğazın ortasında hiç tahmin etmediğim bir anda evlenme teklif etmişti. Benim için unutulmaz bir gündü, boğaz gezintisinden bahsettiğin için bana yine güzel bir anıyı hatırlatmış oldun teşekkür ederim :))) Bir de Canım Ciğerim’e en kısa zamanda gidelim diye nişanlımla sözleştik bahsedince pek hoşuna gitti o da bilmiyordu :)

    Cevap

    • Duygucugum,
      Yine ne guzel yorum yazmissin, yuzumu guldurdun :) Istanbul onceden evimken, simdi benim icin de bir araya getirici, birlestirici bir yer. Ailem, arkadaslarim, hepsi orada. Bogaz turunu da her gittigimde yapmaya calisiyorum. Bu bahsettigim iki saatlik turlar ideal olmus, hem zaman gayet tadinda, hem de gun icinde rahatlikla yapilabilecek bir gezi. Insani dinlendiriyor, huzur veriyor. Senin de harika bir anin varmis Bogaz’da, cok hosuma gitti :) Bakalim ben bu aniyi ne zaman ve nerede yasayacagim ;) Canim Cigerim’e giderseniz benim yerime de yiyin, simdiden afiyet olsun :)

      Cevap

      • Barış’ın o anı sana en güzel şekilde yaşatacağına eminim.Yaptıkları yapacaklarının ispatıdır :D O kısım aslında çok küçük bir ayrıntı, önemli olan birlikte ne kadar mutlu ve huzurlu olabildiğiniz ki siz zaten öylesiniz. Allah bozmasın :) Aslında ben şu sıralar sıkı bir diyetteyim (zor zar 2 kilo verebildim gerçi :D ) çok yakın zamanda gitmezsek benim için daha iyi olacak sanki ama illa ki gideceğimiz için bol bol kulaklarınızı çınlatarak yiyeceğimizden emin olabilirsin :) Günün çok çok güzel geçsin. Sevgiler…

        Cevap

Bir Cevap Yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.