Yazı
6 yorum

Evdeki Günler

Yeni yıl öncesi Instagram hesabımda bahsetmiştim; iş yerindeki kontratım Aralık ayında sona erdi ve Noel tatilinden beri evdeyim. Başvuru yaptığım bir kaç pozisyonla görüşmeler devam ediyor, ama şimdilik evde olmaktan hiç şikayetçi değilim. Yüksek lisans sonrası iş aradığım bir kaç ay ve annelik izni dışında hiç böyle boşta olduğum bir dönem olmamıştı. Gündelik hayattaki basit şeylere (örneğin kitapçıda saatler geçirmek, Netflix’te bir dizinin tüm sezonlarını bitirmek, bölünmeden 20-30 sayfa kitap okuyabilmek, evde biriken onlarca işten bir kaçını tamamlamak gibi) hakkıyla zaman ayırmanın keyfini sürüyorum.

Uzun süredir yapılması gereken işlerden biri hepimizin tüm kıyafetlerini gözden geçirip giymediğimiz şeyleri yardım kutularına atmaktı. Eskiden uzun süredir sakladığım çok kıyafet ayakkabı vardı, fakat son bir kaç yıldır epey değiştim ve fazla hiçbir eşyaya tahammülüm kalmadı. Çok özel kıyafetler dışında eğer bir şeyi bir seneden uzun süredir hiç giymemişsem elden çıkarıyorum. Bu arada da eskisi kadar alışveriş yapmıyorum artık. Sanırım o heyecanlar gençlikte kaldı artık :) Aldığım bir kaç parça kıyafetin de iyi kalite olmasına özen gösteriyorum.

Bir kaç senedir bunu uygulamama rağmen, geçen hafta yine bir anda her şeyden kurtulma ilhamım geldi ve toplam 8 torba kıyafet, havlu, çarşaf, kullanılmayan ne varsa doldurup yardım kutusuna attım. Bu beni o kadar rahatlattı ki anlatamam.

İki hafta önce Türkiye’ye gittiğimizde Yargıcı’dan iki elbise almıştım. İşte dolapta açılan yerlere düzgünce kalan kıyafetleri yerleştirirken bu elbiseleri tekrar deneyeyim dedim. Hazır denemişken de Barış’ı yerinden zorla kaldırıp bahçede bir kaç fotoğrafımı çektirdim. Buradaki eski yazılarım gibi, hem ne giydiğimi paylaşayım, hem de günlerimin nasıl geçtiğinden bahsedeyim istedim :)

Sizin de iş hayatına ara verip evde geçirdiğiniz zamanlar oldu mu? Günlerinizi nasıl değerlendirdiniz?

(Kıyafet Detayları: Yargıcı elbise, Oriental Traffic ayakkabılar, Other Stories küpeler)

6 Yorum

  1. Tam zamanlı olarak boşta kaldığım zamanlarda mutfakla ilgilenip komşularımla paylaşıyordum. Bu zamanların bayağı mesafeli komşuluk ilişkilerinde, bizim ilişkilerimiz belki bu başlangıç hamleleriyle şimdilerde çok güzel bi yerlerde. Oradaki Türklerle biraraya gelebiliyor musunuz? Ya da ilişkiler nasıl komşuluk, iş arkadaşlığı vs. ? Türkiye’dekiler kadar tatmin edici oluyor mu? Tabii belki tam tersi oluyordur sizin için :)

    Cevap

    • Isvec’e gore burada komsuluk iliskileri daha sıcak, fakat yine de ayaküstü sohbet disinda pek görüşmüyoruz. Insanlarin komsuluk iliskilerine biraz daha özen göstermesi ve zaman harcaması gerekiyor belki, dediğiniz gibi aslinda çok iyi anlaşıp birbirlerine yardimi olabilecek insanlar birbirlerinin burnunun ucunda yasarken bunun farkinda olmayabiliyorlar :)

      Cevap

  2. Merhaba :)
    Tam olarak aynı dönemden geçiyorum. Mezun olduğumdan beri aralıksız çalışmış biri olarak profesyonel hayatımdaki ilk molamdayım. Önümüzdeki ay, eşim ve kedimizle birlikte İstanbul’dan Eindhoven’a taşınıyoruz. Bu sürecin başlarında,’ zaman sınırlaması olmadan gerçek bir dinlenme ve sakinlik, yaşasın ertelediğimiz her şey için zamanım var!’ demiş olsam da, bir yandan kendimi zamanımı verimli geçirebiliyor muyum? kaygısı ile baş etmeye çalışırken bulmaya başladım. Yapmak istediklerimin sayfalarca listelendiği ama başlamaya motivasyon bulamadığım bir dönemde gibiyim. Ve sanırım biraz hayalkırıklığı da yaşıyorum kendimle ilgili. Bu çok zor bulunan ‘ben zamanı’nı verimli değerlendiremiyormuşum gibi geliyor. Başlarda, üst üste koyduğum kitaplarıma, film listelerime, sadeleşmeye, zaman bulamadığım için devam edemediğim hobilerime, İstanbul’daki butik aktivitelere, geliştirmek istediğim ilgi alanlarıma rahatça yönelebileceğim dedim ama gün sonunda sonuç pek öyle olamadı. Netflix’i çok güzel sömürdüm ama :) Bunun da bir süreç olduğunu biliyorum ve kendime ‘demek ki bu aralar böylesin’ diyerek şefkat göstermeye çalışıyorum. Böyle zamanlar çok bulunamıyor, sizin için de çok keyifli geçmesini dilerim.
    Sevgiler,

    Cevap

    • Cok iyi anliyorum bu hisleri :) Bu surecte bazi gunler aktiviteler ve yaraticilikla dolu, cok verimli gecebiliyor, bazi gunlerse tamamen tembellikle. Ikisi de gerekiyor sanirim. Benim ev donemim sona erdi (malesef mi demeliyim :) ) ama tum gun tembellik yaptigim gunleri bile cok guzel hatirliyorum. Umarim her sey gonlunuzce devam ediyordur. Sevgiler

      Cevap

  3. Merhaba Gizem Hanim,

    Benim de onumuzdeki 1 ay icerisinde evde oturmaya baslayacagim ve ne kadar surecegini bilmedigim bir surec var. Biz de esimin isi dolayisiyla Goteburg’a tasiniyoruz. Hayatimda ilk defa calismadan gecirecegim bir donem olacak. Evde oturma ve kendime ait zamanimin olmasi fikri cok guzel gorunse de uzun sure issiz kalma ihtimali korkutuyor. Umarim tadi damagimda kalacak kadar kisa ama bir okadar da eglenceli bir donem olur. Bu donem benim de en yakin arkadasim Netflix olacak gibi :)

    Cevap

    • Merhaba, umarim bu sureci cok guzel geciriyorsunuzdur :) benim ev gunlerim sona erdi, fakat her anini cok guzel hatirliyorum.

      Cevap

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.