Yazı
18 yorum

Blogumun Birinci Yılı

Bugün blog yazmaya baÅŸlayalı tam bir yıl oldu. Geçen Kasım ayında yazdığım ilk yazılar ve sonrasına göz atınca hem bir yılın ne çabuk geçtiÄŸini farkettim, hem de bu bir yılda bir dolu ÅŸey yaptığımı. Geçen yıl bu zamanlar hava daha soÄŸukmuÅŸ. Ä°sveç’liler bu ay için son 130 senenin en ılık Kasım ayı diyorlardı, ben bu sene deniz tatilimi geç yaptığım için, ya da soÄŸukların gelmesini göz ardı etmeye çalıştığım için bunu farketmemiÅŸtim :) En çok sevdiÄŸim ayakkabılarımdan biri olan Swedish Hasbeens sandaletimi bu zamanlarda almışım. Nöller’de Fika yazım da bana ne zamandır aklımda olan, Göteborg’daki deÄŸiÅŸik kafeler hakkında yazılar yazma fikrimi hatırlattı. Buna da baÅŸlamalıyım en kısa zamanda.

Aralık ayında, bu sene de sabırsızlıkla beklediÄŸim ÅŸirket Noel partisi, Business Region Göteborg’un Noel yemeÄŸi ve Jordankalar’daki erken Noel kutlamamız vardı.  Aralık ayının beraberinde getirdiÄŸi en eÄŸlenceli ÅŸey olan Advent Takvimi için bu sene de araÅŸtırmalarıma baÅŸladım. Bir kaç maÄŸazada çok güzel takvimler gördüm ama almak için Kasım ayı sonunu bekleyeceÄŸim ki hevesim kaçmasın :) Aralık ayı sonunda Noel tatilinden yararlanarak Ä°stanbul‘a gitmiÅŸtim. Hava ÅŸaşılacak derecede ılıktı. Bu sene de aynı tarihlerde gitmeyi planlıyorum, yine biraz güneÅŸ olsa hiç fena olmazdı.

Kasım ayından beri yaÄŸan kar Ocak ayına kadar iyice artmıştı. Yeni yıla çok güzel karlı bir günde, evdeki yılbaşı partimizle girdik. Yeni yılda satın aldığımız ilk ÅŸey, o günden sonra her gün ‘iyi ki almışız’ dediÄŸimiz fotoÄŸraf makinamız oldu. Beni çok çok mutlu eden hediyeyse, ÅŸu an iÅŸ yerindeki masamda Barış’ın bir fotoÄŸrafıyla duran bu bibloydu. Bu ayda Jordanka’larla birlikte çok güzel restoranlar keÅŸfettik. Bunların en güzellerinden biri Da Vinci‘ydi. Geçen Ocak ayında hikayesini öğrenme fırsatı bulduÄŸumuz Robert Burns’u anmak için iÅŸ yerinden Ä°skoç arkadaşım John’un partisine gitmiÅŸtik. Umarım o güzel Ä°skoç yemeklerini tatmak ve Ä°skoç müziklerini dinlemek için bir fırsat buluruz yine. Åžu ana kadar en çok okunan yazıma konu olan Kindle‘ımızı da Ocak ayında almışız. O zamandan beri Barış elinden hiç düşürmüyor :)

Åžubat ayının çoÄŸunu Barış Türkiye’de geçirdiÄŸi için o zamanları çok keyifli hatırlamıyorum. Ä°kinci yılımızı da ayrı geçirmiÅŸtik. Barış’ın bana gönderdiÄŸi fotoÄŸrafları (1. ve 2.) paylaÅŸmıştım bir kaç kez. Åžubat ayında en çok eÄŸlendiÄŸim zamanlardan biri kızlarla geçirdiÄŸim haftasonu olmuÅŸtu. Ara sıra Barış’ın burada olmadığını farzedip böyle bir haftasonu geçirmek eÄŸlenceli olabilirdi :) O zamanlar baÅŸladığım Fransızca kursuma hala devam ettiÄŸimi de söylemeliyim :)

Sanırım bu ayda doÄŸduÄŸum için en sevdiÄŸim aylardan biridir Mart. DoÄŸum günümü Barış’ın yaptığı ve hala her fırsatta ne kadar güzel yaptığını hatırlattığı sürpriz doÄŸum günü pastasıyla kutlamıştık. Mart ayı Göteborg’da tam olarak bahar sayılmasa da karlar erimeye baÅŸladığı için ve günler daha aydınlık olduÄŸu için gelecek aylar adına umut veriyor. Biz de haftasonları her fırsatta uzun yürüyüşlere çıkmıştık. Yürüyüş yapmak için en sevdiÄŸimiz yerlerden biri, deniz kenarındaki iskele boyunca yürümenin mümkün olduÄŸu Eriksberg‘di. Barış için en heyecanlı anılardan biri yeni aldığı MacBook Pro‘su idi. Henüz alalı sekiz ay olmasına raÄŸmen Barış’ın çok çalışmasına dayanamayıp arada ısınıp kapanmaya baÅŸladı. Bu ayda sanırım en unutulmayacak anılarımdan biri kızlarla NK’nun alışveriÅŸ gecesine gittiÄŸimiz gündü. Önümüzdeki sene mutlaka yine gideceÄŸiz.

Nisan ayının gelmesiyle bahar da yüzünü göstermeye baÅŸlamıştı. Biz de ılık günlerden birinde Jordanka’ların bahçelerinde barbekü yapmıştık. Yılın bu ilk barbeküsü uÄŸurlu gelmiÅŸ olacak ki, bu sene en çok pikniÄŸe gidip barbekü yaptığımız yıl oldu :) Benim için ilginç bir anı da iÅŸ yerindeki bölümle gittiÄŸimiz Departman Günleri etkinliÄŸiydi. Bu yıl departman deÄŸiÅŸtirdiÄŸimiz ve artık daha çok kiÅŸi olduÄŸumuz için yeni etkinlik planları nasıl olacak merak ediyorum. Kızlarla keÅŸfettiÄŸimiz Guldhetstornet‘teki kafe de en güzel keÅŸiflerimizden biriydi. Oraya daha sonra Barış’ı da götürdüm, o da manzaraya hayran kaldı.

En hareketli geçen aylardan biri Mayıs ayıydı. Bunun bir sebebi de Mayıs ayının Göteborg’daki en ılık aylardan biri olması. Bu çok ilginç geliyor ama Temmuz ve AÄŸustos ayları serin ve yaÄŸmurlu geçerken, Mayıs ayı gerçek yazın yaÅŸandığı bir ay oluyor burada. Askimsbadet bu sene gittiÄŸimiz en güzel deniz kenarı yerdi Ä°sveç’te. Ä°sveç’liler denize girerken biz ayaklarımızı zar zor soÄŸuk suya sokmuÅŸ olsak da, kumsalda oynadığımız oyunlarla çok keyifli zamanlar geçirmiÅŸtik. Mayıs ayının en önemli olayı Zeynep ve Bekir‘in düğünüydü. Düğün için beÅŸ günlüğüne Antalya‘ya gitmek bize aslında böyle kısa bir tatilin çok kolay planlanabileceÄŸini ve dinlenmek için hiç de fena bir süre olmadığını öğretti.

Haziran‘da ani bir kararla çok güzel bir scooter aldık :) Bu karar beraberinde bir çok geziyi ve hiç görmediÄŸimiz yerleri görme fırsatını da getirdi. Artık toplu taşıma araçlarına baÄŸlı kalmadan, haritadan herhangi bir yer beÄŸenip gezmeye baÅŸladık. GittiÄŸimiz en güzel yerlerden biri de Aspen gölüydü.

Göteborg’da yaz denilince ilk akla gelecek etkinlik olan Liseberg‘in de tadını doya doya çıkardık. Yaz boyunca bir kaç kez daha gittik ama o 7-8 saat geçirdiÄŸimiz ilk gün unutulmazdı :)

Elvin’in mezuniyet töreni için Temmuz ayında Ä°stanbul’a gittim. Hem dört yıl önce mezun olduÄŸum Sabancı Ãœniversitesi’ne gitmek, hem de kardeÅŸimin mezun olduÄŸunu görmek beni çok duygulandırdı. Ä°stanbul’da bulunduÄŸum sürede Göteborg’dan Ä°talyan arkadaşım Livia üç günlüğüne Ä°stanbul’u ve beni ziyarete geldi. Onunla da unutulmaz bir gezi yaptık. Böylece Ä°stanbul’da ailemi ve arkadaÅŸlarımı ziyaret etmek dışında ÅŸehri ve tarihini de yeniden yaÅŸamış oldum. Türkiye’ye gelen arkadaÅŸlarımı gezdirirken en keyif aldığım ÅŸey onlarla beraber benim de pek çok ÅŸey öğrenmem ve tarihimize daha objektif bir bakış açısı yakalaybilmem oluyor.

Digital Age dergisinin Temmuz-AÄŸustos sayısında bloguma yer vermiÅŸlerdi. Derginin çıkış tarihinde Ä°stanbul’da olduÄŸum için heyecanla bekleyip kendim için de bir kopya alabildim :)

Ben Ä°stanbul’dan döndükten kısa süre sonra Elvin Göteborg’a geldi. Onunla da çok güzel geziler yaptık, benim de daha önce görmediÄŸim yerlere gittik. Temmuz ayında Yafen’in doÄŸum gününü de hep birlikte onların evinde Hot Pot yiyerek kutladık.

AÄŸustos ayının üçüncü günü Barış’ın doÄŸum günüydü. Önceki iki senedir birimiz bu tarihte Türkiye’de oluyordu, bu sene ilk defa doÄŸum gününü birlikte kutlama ÅŸansımız olduÄŸu için çok mutluydum. Elvin de Ä°sveç’teyken, yeni pasaportlarımızı alma bahanesiyle haftasonluÄŸuna beraber Stockholm‘e gitmiÅŸtik. Hava orada Göteborg’dan daha sıcak olduÄŸu için yazı hissedip sıcak ve güneÅŸli bir haftasonu geçirdik. AÄŸustos-Eylül ayları kerevitin en güzel olduÄŸu zamanlar olduÄŸu için, bu sene kerevitle tanışıp bol bol yedik.

AÄŸustos ayında beni en çok heyecanlandıran ve mutlu eden ÅŸeylerden biri de Trendyol blogda ‘Haftanın Blogger’ı‘ köşesinde bana yer vermeleriydi. Röportaj sorularını Venedik’teyken cevaplayıp yolladığımı hatırlıyorum :)

Bu senenin sanırım en unutulmaz anılarından biri Jordanka ve Nikola’yla gittiÄŸimiz Ä°talya gezimizdi. Venedik (1. Gün, 2. Gün), Floransa (1. Gün, 2. Gün, 3. Gün) ve Pisa-Siena günlerimiz masal gibi geçmiÅŸti. O kadar çok fotoÄŸraf çektik ve o fotoÄŸraflarında o kadar çoÄŸunu çok beÄŸendik ki, onlardan bir albüm yaptırmaya karar verdik. Böylece her zaman bu kartpostal gibi fotoÄŸraflara bakıp o ana döndüğümüzü hayal edebileceÄŸiz, ya da yeni geziler planlayabileceÄŸiz.

Eylül ayında yazın bitiÅŸi ve sonbaharın geliÅŸiyle kendimize yeni hobiler aramaya baÅŸladık. Havalar soÄŸuduÄŸu için artık scooter’ımızla gezmenin de pek tadı kalmamıştı. Neler yapabiliriz diye araÅŸtırırken Art of Soul‘u bulduk. Bu seramik boyama atölyesinde çok güzel çalışmalar yaptık. Ä°lk zamanlar kıyamasak da boyadığımız kaseleri artık kullanıyoruz :)

Eylül ayı sonunda kalan son tatil günlerimi kullanmak için iki haftalığına Türkiye’ye gitmiÅŸtim. Böylece Ekim ayının ilk haftasını da orada geçirmiÅŸ oldum. Yılın bu zamanlarına bıraktığım deniz tatili için babamlarla Çıralı‘daydık. Sakin kumsalların, hala sıcak güneÅŸin ve çarÅŸaf gibi denizin tadını çıkarmanın dışında biraz da etrafı gezmeye fırsatımız olmuÅŸtu. Göteborg’a döndükten sonra buraya adapte olmam uzun zaman aldı. Denizi ve güneÅŸi bir türlü bırakmak istemedim, bir de Göteborg’un havası iyice soÄŸuyunca yazlık kıyafetlerden yün atkılara hızlı bir geçiÅŸ yapmak zorunda kaldım. Ä°mdadıma ÅŸehirdeki etkinlikler yetiÅŸti. Bunlardan en eÄŸlencelisi Jordanka’yla gittiÄŸimiz Çikolata Festivali‘ydi.

Åžimdi dönüp baktığımda blog yazarak, fotoÄŸraf çekerek, araÅŸtırma yaparak geçirdiÄŸim güzel zamanları daha da anlamlandığımı görüyorum. Bu yazıları yazmak bana yaptığım her ÅŸeyi daha biliçli yapmam gerektiÄŸini öğretti. Bir senede yazdıklarımı binlerce kiÅŸi okudu, yüzlerce kiÅŸi yazdıklarımla ilgili fikirlerini benimle paylaÅŸtı. Bu sürede pek çok insanla tanışıp arkadaÅŸ oldum. Blog yazmak hayatımda verdiÄŸim en zevkli ve en güzel kararlardan biriydi. Yazma, öğrenme ve araÅŸtırma istediÄŸimi görüp beni bu konuda teÅŸvik eden ve her zaman yanımda olan Barış’a ve Elvin’e çok teÅŸekkür ediyorum. Blog’uma da nice güzel yaÅŸlar diliyorum :)

18 Yorum

  1. bir seneyi bir postta toplamışsın güzel olmuş nostalji olmuş :)

    Cevap

    • :) evet, her sene yapayım bunu en iyisi. Sonra da ‘take home message’ alalım :)

      Cevap

  2. Yazdıklarını insan okurken yaşıyor. TeÅŸekkürler….Daha nice yıllara!

    Cevap

    • Çok teÅŸekkür ederim :) Böyle düşündüğün için gerçekten çok mutlu oldum.
      Sevgıler,
      Gizem

      Cevap

  3. Çok güzel olmuÅŸ, eline saÄŸlık. Ä°sveç ve Türkiye farkı. Türkiye’de olsa böyle bir özet yapmaya vaktin olmazdı. Çünkü yepyeni olaylar ve sorunlar içinde bulurdun kendini. Belki de bu yüzden Kuzeyliler daha çok yazıyorlar :)

    Cevap

    • Evet, belki de :) Bir senenin güzel bir özeti oldu bu sanırım :)

      Cevap

  4. Gizemciğim ellerine sağlık.. Oldukça kapsamlı bir özet olmuş :-)))) öpüyorum kocaman..

    Cevap

  5. Ben de dün blogunuzu tekrar karıştırırken bugün için tebrik edecektim sizi, ve acaba bu güne özel bir yazı yayımlayacak mıydınız diye düşünüyordum! Bu blog için size çok teşekkür ederim, benim için bir ilham kaynağı oldu :)

    Daha nice yıllara yazmanız dileğiyle :)

    Cevap

    • Çok teÅŸekkür ederim, çok mutlu etti beni bu yorum :)
      Sevgiler,
      Gizem

      Cevap

  6. dün de yorum yazmıştım ulaÅŸmadı nedense :/ hatta yarışma için de oy kullanmaya çalıştım o da baÅŸarısız oldu neyse kısmet deÄŸilmiÅŸ. tekrar yazayım ben en iyisi :) mumu üfledim ve senin için bir dilek diledim Gizemcim; “yazmaktan ve paylaÅŸmaktan hiç vazgeçmesin” nice yıllara!

    Cevap

    • Inanilmaz mutlu ettin beni! :) Cok tesekkur ederim Duygucum. Umarim blogumun daha nice yillarini kutlariz beraber. Boyle guzel yorumlar aldikca ve destek gordukce yazip paylasmamam icin hic bir neden yok :)
      Cok opuyorum seni!

      Cevap

  7. Heyecanla bekliyorum yazılarını, bizi bu güzel yazılardan mahrum etmemen dilÄŸiyle nice yıllara….

    Cevap

  8. Tesadüfen bir blogda görüp takip etmeye başladığım bu blogun 1. yaşı olmuş :) çok güzel bir yazı olmuş,bugüne kadar tüm yazıları okuyup da yorum yapmaya hep üşenmiş biri olarak artık dayanamadım..ellerinize sağlık,nice mutlu anılara..

    Cevap

    • Merhaba Özlem,
      Yorum yazdığın için çok sevindim :) Güzel dileklerin için de çok teşekkür ediyorum. Umarım her zaman severek okumaya devam edersin.

      Sevgiler,
      Gizem

      Cevap

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.