Yazı
22 yorum

Dikiş Merakım ve Deniz Çantam

Daha önce yazmadığım bir konuyu yazmanın zamanı geldi, çünkü artık göstereceğim somut bir şey var.

Bir kaç ay önce uzun zamandır ilgimi çeken bu konuda kendimi geliştirmenin vaktinin geldiğini düşünerek dikiş kursuna yazıldım. Kurs bitiminde de kendime ikinci el bir dikiş makinası aldım, daha doğrusu makinayı babamlar bana doğum günü hediyesi olarak aldılar :) Sanırım bu merakımı en çok destekleyen ve bu konuda en çok heyecanlananlar babam ve anneannem. Gaziantep’te uzun yıllar Singer Dikiş Makinaları bayiliği yapan ve dikiş makinası konusunda uzman olan amcamın da bana çok desteği oldu.

Babamın babası Gaziantep’in en tanınan, en iyi terzilerindenmiş. Babam evlenmeden kısa bir süre vefat etmesine rağmen, Gaziantep’te hala ‘Terzi Durdu’ denildiğinde yaşça büyük insanlar onu iyi hatırlarlar. Aynı şekilde babannemin annesi de çok iyi bir terziymiş. Bu sebeplerle babamların küçüklüğü terzi dükkanında, babalarının yanında hem ona ve kalfalara yardım ederek, hem de orada oyunlar oynayarak geçmiş. O yüzden babam dikiş dikmenin detaylarını çok iyi biliyor. Bir yandan da baba mesleği olduğu için benim ilgimle gururlanıyor gibi hissediyorum. Babamın fotoğraf arşivinden, dedemin terzi dükkanın bir iki fotoğrafını buldum, onları da paylaşmak istiyorum.


En soldaki dedem terzi Durdu Akkan.


Dedem (ayakta) ve kalfaları dükkanın önünde çalışırken.

Diğer yandan anneannem de bu işin ustalarından. Biz küçükken giydiğimiz çoğu kıyafet anneannemin diktiği kıyafetlerdi. Yine annem, teyzem ve dayım, anneannemim kreasyonlarından giyinmişler hep :) Ben de eskilere çok özeniyorum. O günlerde tekstil bu günkü kadar gelişmiş ve ucuz değilken, insanların diledikleri gibi kumaşlar alıp onları kendi emekleriyle bir şeye dönüştürüp, üzerlerinde o emekleri taşımaları bana çok yaratıcı, mantıklı ve inanılmaz doğal geliyor. Ailemde de hep bu emeğin örneklerini gördüğüm için (babam hala eve perde, koltuklara kılıf diker) belki geç bile kalarak dikiş konusuna el attım ben de :)

Kurstan ve dikiş makinasını aldığımdan beri bir etek, bir şort ve bir çanta diktim. İlk diktiğim şey olan etek çok başarılı olmadı. Hala düzeltmelere ihtiyacı var, ama kışlık bir etek olduğu için onunla uğraşmak yerine yazlık kumaşlara yöneldim. Diktiğim şort, eteğe göre çok daha başarılıydı. Önden dikilen fermuarı henüz tam keşfedemediğim için fermuarını yandan yaptım. Düğmesini düzeltmem gerekiyor ama düğme yerine çengelli iğne tutturarak bir kaç kez giydim :)

Üçüncü diktiğim şey olan deniz çantası ise en düzgünü oldu. Sanırım git gide geliştiriyorum kendimi.

Geçen ayın sonunda İstanbul’a gittiğimde anneanneme bir deniz çantası dikmek istediğimi söylemiştim. Onda tam ‘deniz çantalık’ bir kumaş varmış, bana verdi. Kumaş tam istediğim gibiydi. Gerçekten de, kumaş almaya gitsem bu kumaşı seçerdim çanta için. Daha sonra anneannemle bir kaç dergi karıştırıp fikir bulmaya çalıştık. Çantanın modeli, sapı ve cebi anneannemin fikriydi.

İsveç’e döndükten sonra hemen işe koyuldum. Hazır patron olmadan dikeceğim ilk şey olduğu için öncesinde baya düşünüp taşındım. Elimdeki kumaşı iyi kullanmam, kullanışlı bir boyutta ve şekilde bir şey çıkarmam gerekiyordu. Sonunda kumaşın tamamını kullanacak şekilde bir patron oluşturdum. Tüm kenarları birleştirdikten sonra çantanın çok büyük olduğunu farkettim. Barış da ‘sen yanlışlıkla bavul dikmişsin’ diyince diktiğim yerleri söküp kumaşı küçülttüm :)

Biraz ağır ilerleyerek bir haftada bitirdim çantayı. Kumaşın tersi de çok güzel göründüğü için anneannemin önerisiyle üst kenarlarını dışa katlayarak diktim. Yine kumaşın tersinden dış tarafa küçük bir cep diktim. Barış’ın ‘deniz çantasında bol cebe ihtiyacımız olur’ fikriyle de iç kısma da daha büyük bir cep diktim. En son olarak da saplarını hazırlayıp çanta boyunca diktim ve sapların en altta kalan kısımlarını çantanın oraya denk gelen dikişlerini açarak, içine sokup yeniden diktim. Sonuç olarak ortaya böyle bir şey çıktı :)

Geçtiğimiz çarşamba gününden düne kadar Barış’ın kardeşi Zeynep’in düğünü için Antalya’daydık (bir sonraki yazım bununla ilgili olacak). Orada da çantamı her gün, hem deniz için hem de şehirde gezerken kullandım ve çok memnun kaldım :)

Dikiş dikmeyi çok sevdim. Daha bir sürü kumaşım ve dikiş dergilerinden bulduğum bir sürü modelim var. Sıradaki dikeceğim şey bir elbise olacak, onun için de bir an önce işe koyulacağım :)

22 Yorum

  1. Annem bize küçükken pantolon hatta t-shirt bile dikerdi. O zamanlar, 1970’li yıllar, hazır giysi lüks gibi birşeydi. Sanırım, 1970’lerin ikinci yarısında ve daha sonra 1980’li yıllardan sonra ucuzladı, çünkü Türkiye artık tekstil ürünü ihraç eden bir ülke oldu.

    Dedenin resimleri çok güzel olmuş. Arkada Terzi Durdu yazan tabela dikkatimi çekti. Tabelacı R harfinden tutup çarmıhlamış.

    Güzel bir yazı tawşan, tebrik ederim. Bu yazılardan oluşan bir kitap yapmalısın bence.

    Cevap

    • tesekkurler dayicik. ne guzelmis o gunler, ben de yasatayim biraz bu gelenegi :)
      dukkanin yazisi elvin’in de hemen dikkatini cekmisti bir grafik tasarimci olarak. o zamanlarda ne guzel dusunmusler demisti :)

      Cevap

  2. Merhaba Yavrucum, Yazın çok güzel olmuş. Fotoğraflar da beni çok eskiye götürdü. Fotoğraflar çekildiğinde muhtemelen doğmamıştım . 60 yıldan fazla yani. Ama kalfaların hepsini de çok iyi hatırlıyorum, azı sağ kaldı şimdi. Hepsini de ailemizin bir üyesi sayardık , onlarda kendilerini öyle görürlerdi. Babamdan sonra dahi, her bayram ailece annemin elini öpmeye gelirlerdi.
    Geçmişe sahip çıkman çok güzel ve çok hoşuma gitti.
    Söz konusu ettiğin tabela da belki Antepteki evde hala duruyordur.
    Öpüyorum seni

    Cevap

    • Tesekkurler babacigim, cok sevindim yaziyi begenmene. Ne guzelmis o zamanki iliskiler. Keske o dukkani benim de gorme sansim olsaydi o haliyle de. Eger o tabela bir yerlerde duruyorsa mutlaka bulup koruyalim, yok olup gitmesin. Ben de cok opuyorum seni, iyi ki varsin.

      Cevap

  3. Tek kelimeyle süper, Gizem’ciğim ortak bir noktamız çıktı seninle, benim dedemde terziydi. Bizde onun diktiği kıyafetleri giyerdik. Ailede başka bu meslekle uğraşan kimse olmamış, son olarak bundan 10yıl önce filan ben bi uğraştım, kışlık bir etekti ilk denemem. Şimdi tekrar bişeyler yapayım diyorum, Muhtemelen Mehmet Ali abi gibi bende koltuklarımın minderlerine kılıf dikeceğim :)) Beni geçmişe götürdün teşekkürler. Bir sonraki yazını sabırsızlıkla bekliyorum :)

    Cevap

    • Merhaba Simay ablacigim, cok mutlu oluyorum sen yazdiklarimi okuyup sevdikce :) ne kadar guzelmis o gunler, insan simdi degerini anliyor o dikilen kiyafetlerin. hala saklan kiyafetler cok degerli benim gozumde. demek seni de sarmisti bu merak :) ikimiz de ilk kislik etek denemisiz ne tesaduf. belki sen de ufak ufak devam edersin minderlerle baslayip. herkese cok cok selam soyle benden, opuyorum!

      Cevap

  4. Gizemciğim çantan harika olmuş, kumaş ve modeli çok güzel, iyi günler de kullan :) Rahmetli amcam ve annem de terzilikle uğraşmıştı. Annem hâlâ birşeyler dikmeye çalışır hatta ona bir dikiş makinesi almayı düşünüyorum evdeki oldukça eskidi hem belki bana da öğretir bu vesileyle ben şimdilik elimde telefon ve notebook kılıfı falan dikiyorum arkadaşlarıma :) ben küçükken hatırlıyorum annem bir oyuncak firmasına evde oyuncak dikerdi peluştan, bezden bebekler falan sonra ağabeyimle bana kıyafetler dikerdi ilk mayomu da annem dikmişti :) yazmış oldukların bana da eski günleri hatırlattı teşekkürler :)

    Cevap

    • Duygucugum :) cantami begenmene cok sevindim. Bir kac yerini bir kac kere sokup geri diktikten sonra benim de icime sindi. Iyi bir alistirma oldu, her seferinde kendimi konuya daha hakim hissediyorum :)
      Bizden onceki nesiller cok daha uretken ve yaraticiymis. Senin de cocuklugun dikis makinali bir ortamda gecmis, sana da ne kadar dogal geliyordur. Senin de ufak ufak bir seyler dikmen ne guzel, belki dedigin gibi annen sana da ogretir bir seyler :)
      Sevgiler,
      Gizem

      Cevap

  5. gizem, “çanta”dan böyle bir yazi cikarman cok guzel olmus.. guzelden ote galiba duygulu, dogru ve anlamli..da olmus.. ellerine saglik.. canta icin, yazdiklarin icin ..

    Cevap

    • :) tesekkur ederim. eski fotograflari bulmam cok iyi oldu. ne zamandir aklimdaydi hem dikisle hem de dedemle ilgili yazmak. bu cantayi dikince ve icime sinince zamani geldi dedim. begenmenize cok sevindim :)
      opuyorum!

      Cevap

  6. gizemciğim çok mutlu oldum 40 yıl dikiş makinası sattım aynı zamanda servis ve eğitimini de verdim hatta rahmetli annen de kursa katıldığında daha babanla tanışmıyordu
    dedenin dükkanında 10 kişinin üzerinde çalışan personel vardı babaannede evde gömlek ve pijama diker aşağıda, dükkanda hazır olan provalar bir kısım müteassıp kadınlar tarafından evde yapılır bunuda babaannen sağlardı deden sadece göle bakarak baba annene yapması gereken düzeltmeleri söylerdi.
    aileden birinin yani senin dikişe merak salması beni son derece mutlu etti genlerinde bulunan bu merakında çok başarılı olacağıdan eminim
    öpüyorum

    Cevap

    • Amcacığım, siz mutlu olduğunuz için ben de çok mutlu oldum. O günlerde yaşamayı çok isterdim. Ne güzel zamanlarmış, evde el emeğiyle yapılırmış her şey. Ben artık terzi olamam ama en azından bir kaç kıyafeti ya da ev eşyasını evde yapabilirim. Tabi biraz daha pratik yapmam gerekiyor, ama zamanla daha iyi olacağımdan eminim. Küçükken hiç ilgimizi çekmiyordu böyle şeyler, büyüdükçe emeğin kıymetini anladık. Sizden öğreneceğim çok şey var. Onun için de bir an önce görüşmeyi diliyorum. Çok özledim sizi. Yengeme ve İlker abilere de sevgiler, hepinizi öpüyorum.

      Cevap

  7. dünden beri blogu inceliyorum ve bitiremiyorum çok güzel bir çalışma olmuş kutlarım gizem :) benimde annem terzi bir adet singer ‘ yoknaz’ ve brother makinası var sana önermeyi düşünmüştüm ama sen atadan dededen terzi torunuymuşsun sizin bilginiz benden fazla :) resimler anadolunun eski çarşılarında olan küçük ahşap dükkanların yanına götürdü beni, ayrıca çantanın üst kenarını dışa katlayarak dikmen hem model olmuş hem ağız kısmının aşınmasına dayanıklı olacağını düşünüyorum,hobilerini burada bizlerle paylaşman bizide inan çok mutlu etti.herşeye yorum yapasım var o derece yani :))) başarılarının devamını diliyorum :)

    Cevap

  8. dünden beri blogu inceliyorum ve bitiremiyorum çok güzel bir çalışma olmuş kutlarım gizem :) benimde annem terzi bir adet singer ‘ yoknaz’ ve brother makinası var sana önermeyi düşünmüştüm ama sen atadan dededen terzi torunuymuşsun sizin bilginiz benden fazla :) resimler anadolunun eski çarşılarında olan küçük ahşap dükkanların yanına götürdü beni, ayrıca çantanın üst kenarını dışa katlayarak dikmen hem model olmuş hem ağız kısmının aşınmasına dayanıklı olacağını düşünüyorum,hobilerini burada bizlerle paylaşman bizide inan çok mutlu etti. başarılarının devamını diliyorum :)

    Cevap

    • Merhaba Cenan,
      Teşekkür ederim, yorumun beni çok mutlu etti :) Blogumda güzel vakit geçirdiğine çok sevindim.
      Sen de o şanslı nesil çocuklardansın o zaman, çocukluğunda annenin diktiği kıyafetleri giymişsindir :) Harika bir şey bu, keşke insanlar bu gün de devam etseler üretmeye.
      İlginç olan ve olmayan her şeyi paylaşmaya devam edeceğim, birilerinin yazdıklarımı okuması beni motive ediyor :)

      Sevgiler,
      Gizem

      Cevap

      • evet bende annemin kıyafetlerinden giydim hatta resimlerini paylaşırım friendfeed senin için.malesef artık üretmek yerine çinlilerin ucuz hazır giyimine alıştık :( ama italya gibi ülkeler ev imalatıyla ekonomiye hareket kazandırmakta bir zamanlar türkiyede öyle imiş..sen içinden geldiği gibi yazıp blogta paylaştığın sürece insanlar değer verecektir emin olabilirsin buna :)))

        Cevap

  9. Sevgili Gizem,
    Bugün, Berat (Akkan) Teyzen arayıp sitenden söz ettiğinde açıkcası neyle karşılaşacağımı bilmiyordum. Üslubunu; yaşadıklarınla ilgili duygu ve düşüncelerini ifade ederkenki içtenliğini çok sevdim. Çok başarılı buldum hem siteni hem yazılarını.
    Durdu Amca, Nimet Teyze, halaların, amcan ve baban… Yaşamımızda, yetişmemizde, benim evliliğimde etkileri ve katkıları olan o güzel insanlar…
    Hele Durdu Amca’nın dükkanının ikinci fotoğrafında, en soldaki… Babam… Abdurrahman Hoylu… Şu an gözyaşları içinde yazıyorum. Sen çok özel bir çocuksun. Sevgili annen ve baban gibi… Değerlerine sahip çıkman, bunu dünya ile paylaşman takdir edilecek bir tutum. Güzellikler, başarılar hep seninle olsun. Kutluyorun canım, sevgiler…

    Cevap

    • Merhaba Aysegul Teyze,
      Yazdiklariniz gercekten beni cok duygulandirdi ve mutlu etti. Babama her firsatta anlattiririm kucukluk hikayelerini ve ailemizin gecmisini. Sanirim yasim buyudukce manevi degerlerin onemini daha iyi anliyorum. Kimbilir ne kadar guzeldir sizin de kucuklugunuz, akrabalarinizla gecirdiginiz zamanlar. O zamanlari ve dedemleri guzel hatirlamaniz ne guzel. Ben Abdurrahman amcayi hayal meyal hatirliyorum. Dukkani vardi Antep’te, babamla ugrardik arada. Fevzi amcayi ve Berat ablayi da cok iyi biliyorum tabi. Sizin de isminizi hep duyarim babamdan.
      Yazima yorum yazdiginiz icin ve guzel dikeleriniz icin cok tesekkur ederim. Umarim bir gun yuzyuze gorusup sohbet etme firsatimiz olur.
      Sevgiler,
      Gizem

      Cevap

      • Yaşam; bizi biz yapan değerleriyle güzel. Güzel insanlar annen, baban ve aile bireylerin bu değerleri anlamana ve özümsemene temel hazırlamışlar. Ancak sen bunları yaşamının bir parçası yaparak başka güzel insanlarla paylaşıyorsun. Bu kacaman bir yürek ve sonsuz içtenlik gerektirir. Seni sevgiyle kucaklıyor, yeni başarılara yelken açmanı diliyorum. Sevgiler…

        Cevap

        • Kendi kendime ugrastigim, herkesle paylasmaya calistigim, hayatta not almaya deger buldugum bu yazilarimda yanimda oldugunuzu bilmek ve desteginizi gormek gercekten cok guzel. Bu mesajiniz beni daha cok calisip daha cok uretmeye motive ediyor. Cok tesekkur ediyorum size.
          Sevgiler.

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.