Yazı
2 yorum

Haga

Artık günler iyice kısalmaya başladı. Hafta içi günün aydınlık olduğu saatlerde iş yerinde oluyorum ve günü kaçırmışım gibi hissediyorum. Eve geldiğimde ise yatma saati yaklaşmış gibi geliyor. Bu yüzden de haftasonlarını mümkün olduğunca dolu geçirmek istiyorum. Bugün de yakın arkadaşlarımdan biri olan Livia’yla buluştum. Öğle yemeği yemek için anlaştık ve Haga’da buluştuk.

Haga Göteborg’un 17. yüzyılda yapılanmaya başlamış bir bölgesi. Eskiden bu bölge işçi sınıfının oturduğu bir kenar mahalleymiş. 1980’lerde bu bölgeyi yenilemişler ve şu an 19. yüzyıl havasında; evler küçük ve duvar gibi sık sık, her yer minimal. Şu an Göteborg’un en pahalı yerlerinden biri. Ana caddesi yalnızca mağazalardan ve kafelerden oluşuyor ve araç trafiğine kapalı. Göteborg’da vintage havası solumak, butik mağazaları gezmek ve 70ler havasında kafelerde fika yapmak için ideal bir yer (Daha önce bahsettiğim Nöller kafe de bu sokaktaydı).

Bugün Haga çok daha eğlenceli ve sıcaktı, çünkü noel marketi kurulmuştu. Tüm kafeler dışarıya masalar koymuş, glögg ve noel yiyecekleri satıyorlardı. Yiyeceklerin yanı sıra yün eldivenler, noel süslemeleri ve takılar da satılıyordu tüm sokakta.

Bu kadar güzel yiyeceğin arasında öğle yemeği için sakladığımız açlığımıza yenik düşmemek için çok uğraştık.

Bir kaç hafta önceki doğum gününde Livia’ya muffin tarifleri kitabı ve muffin kalıbı almıştım. O günden beri her hafta değişik bir muffin deneyen Livia’nın noel süslemeli muffinleri görünce aklı gitti. Umarım bir an önce böyle bir şey de pişirir!

Sokağın en eğlenceli kısımlarından biri de küçük bir orkestra oluşturmuş noel şapkalı amcaların noel şarkıları çaldıkları yerdi. Burada insanlar sokakta dans ederek yürüyorlardı ve herkes gülümseyerek şarkılara eşlik ediyordu.

Sokağın tamamını gezdikten sonra açlığa daha fazla dayanamayıp bir kafeye girip, güzel bir beyaz peynirli pay yedik, tabi bol dedikodu eşliğinde!

Haga’daki noel marketi noele kadar her cumartesi pazar kurulu olacakmış. Haftaya da gidip bugün yiyemediğim yiyecekleri yemeyi planlıyorum. Yeni yıl hediyeleri almak için de bu market iyi bir fırsat olabilir.

2 Yorum

  1. Eh bir yandan az yemeye çalışırken, diğer yandan sürekli yemek gündemini kafada taşımak da ilginç bir şey :) Hmm, bunun üzerinde biraz duralım.

    Ben de bu aralar Jose Saramago’nun alternatif incil’ini okuyorum. Ama baklawa yiyemiyorum eskisi gibi.

    Cevap

    • Yemek çok geniş bir kültür, aynı zamanda hayatta kalmak için de ihtiyacımız olan bir şey olduğu için günlük hayatımızda nefsimizle beraber her an karşımızda olan bir şey. Ben de gördüğüm ve yediğim güzel tadları, yaptığım diğer şeylerle beraber anlatıyorum burda. Sadece sanırım bu aralar üst üste yiyecek fotoğrafları koyduğum şeyler yazdığım için öyle düşündün :) Buraya koyduğum yiyeceklerin çok çok azını kendim yiyorum. O yüzden ben formdayım, bana göre hava hoş, ama sizi kötü etkiliyor olabilirim :) Az yenildiği sürece problem yok!

      Cevap

Bir Cevap Yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.