Yazı
0 yorum

Julbord

Noel yaklaşıyor, ÅŸirketler ve dernekler noel yemekleri düzenleyip partiler vermeye baÅŸladılar bile. Benim çalıştığım ÅŸirketin partisi haftaya, fakat bu hafta ‘Business Region Göteborg‘un (Göteborg’daki ticaret ve endüstriyi geliÅŸtirmek için kurulmuÅŸ, kar amacı gütmeyen bir organizasyon) tarihi belediye binasındaki noel yemeÄŸine davetliydim. Ä°sveç’te noel yemeklerine noel sofrası anlamına gelen ‘julbord‘ deniliyor.

YemeÄŸin davetlileri Göteborg’da belirli ÅŸirketlerde çalışan yabancılardı. Business Region Göteborg’un amaçlarından biri de buraya taşınan insanların adaptasyon sürecine yardımcı olmak, onları kültürel konularda bilgilendirmek ya da resmi iÅŸlemlerle ilgili gereken bilgilere ulaÅŸmalarını saÄŸlamak olduÄŸu için, bu yemeÄŸin konusu Ä°sveç kültürü ve noel gelenekleriydi. Gelenleri karşıladıkları masada dünya haritası ve her ülkenin üzerine konuÅŸmuÅŸ küçük bayraklar vardı. Herkes ülkesinin bayrağını yakasına iÄŸneliyordu. Böylelikle aynı ülkeden olan bir çok insanın birbirleriyle tanıştıklarını ve dünyanın çok deÄŸiÅŸik bölgelerinden Göteborg’a bir dolu insanın geldiÄŸini gözlemledim.

Göteborg’un tarihi belediye binası ÅŸehrin tam göbeÄŸindeki meydanda. Daha önce bu binanın içini görme ÅŸansım olmamıştı, bu yemeÄŸe katılmasam da bir daha görebilir miydim bilmiyorum. Sırf bu yüzden bile güzel bir ÅŸanstı bu yemeÄŸe katılmak. Yemekte tanıştığım yarı Türk, yarı Ä°sveçli birinin dediÄŸine göre belediyenin resmi iÅŸlemlerinin yapıldığı bölümler yeni yapılan baÅŸka bir binaya taşınmış, bu binada ise yalnızca kral ve önemli devlet adamları ağırlanıyormuÅŸ. Belediye binası 1849 yılında açılmış, içi de çok güzel ve görkemliydi. Ortasında geniÅŸ bir merdiven boÅŸluÄŸu vardı, bu boÅŸluÄŸun etrafındaki koridordan birbirini takip eden odalara geçiliyordu. Odaların her biri farklı dekore edilmiÅŸ, Osmanlı saraylarını andırıyordu. Tüm odalarda dev avizeler vardı.

Yemek belediye baÅŸkanının konuÅŸmasıyla baÅŸladı. Daha sonra Göteborg’da bir kaç yıldır yaÅŸayan ve çalışan bir kaç kiÅŸinin deneyimlerini anlatmasıyla devam etti. Ä°lginç olarak herkesin ortak özelliÄŸi tesadüfen buraya kış aylarında karlı ve çok soÄŸuk halarda gelmeleri, ÅŸehre adım atar atmaz ‘burada uzun süre kalmayız, yakında döneriz’ diyip hepsinin en az 8-10 senedir burada yaşıyor olmalarıydı. Göteborg aynen böyle, bana da kendini sonradan çok sevdirdi. Burası ne büyük ÅŸehir karmaÅŸasında tükenecek kadar büyük, ne de sosyal ve kültürel aktivitelerin olmadığı yerler kadar küçük bir yer.

Yemekte klasik Ä°sveç noel içecekleri ve yiyecekleri vardı. Lussekatter‘de masadaki yerini almıştı. Bir baÅŸka detay da, üzerinde Göteborg’un ÅŸehir sembolü aslan figürünün olduÄŸu kahve fincanları ve tabaklardı. Bu eski görünümlü ince porselenden yapılmış takımlara bayıldım!

Yemeğin sonlarına doğru salonda ışıklar azaldı ve beyaz elbiseli kızlardan oluşan bir koro noel şarkıları söylemeye başladı. Benim kültürüme ait olmasa da, burada yaşadığım üç sene içinde beni heyecanlandıran ve mutlu eden bir olay haline geldi noel. Bugünkü yemek ise bana bu tarihi binayı görme şansı verdiği için çok özeldi.

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.