Yazı
0 yorum

Koşuyolu Parkı ve Kirpi Cafe

İstanbul’da yaptığım en eğlenceli şeylerden biri de küçük kuzenim Ayşegül’le oynamaktı. Şu anda 1.5 yaşında ve her gördüğümde bana inanılmaz değişmiş ve büyümüş geliyor. Artık tam oynanacak kıvama gelmiş, tam konuşamasa da her şeyi anlıyor ve ne istediğini anlatabiliyor. Cumartesi sabahı Ayşegül ve Burcu’yu da alıp anneannem, teyzem ve Elvin’le Koşuyolu’na gittik. Dayım eskiden Validebağ Sitesi’nde otururken her zaman gittiğimiz Kirpi Cafe‘ye gittik o gün de kahvaltı için.

Genelde bahçe kısmında oturmayı tercih ediyorduk ama o gün hava biraz rüzgarlı ve serindi, o yüzden kapalı olan üst kata çıktık. Daha önce hiç bu kısımda oturmadığımı farkettim. Çok geniş ve rahat bir yerdi. Ayşegül de özgürce koşuşturdu etrafta.

Kahvaltı harikaydı. Değişik reçellerden keten tohumuna, tahin-pekmezden kaymak ve bala kadar her şey vardı. Bunlar benim İsveç’te bulmamın çok kolay olmadığı şeyler olduğundan (ya da bulsam da Türkiye’deki kadar lezzetli olmadıklarından) o gün yiyebildiğim kadar yedim :) Toplamda iki kahvaltı tabağı, iki omlet ve bir menemen sipariş vermiştik.  Porsiyonlar çok doyurucuydu, hepsi fazlasıyla yetti.

Ayşegül bir ara kendi yaşlarında bir arkadaş buldu, uzun süre onun oyuncaklarıyla oynayıp, boyama kitaplarını boyadılar. Daha sonra ne olduğunu anlamadığımız bir oyuncak krizi oldu ve ikisi de ağlamaya başladı. Daha sonra bize servis yapan garson bu durumu çok akıllıca bir yolla çözdü, ikisine de kakaolu kurabiyeler ikram etti. Herhalde hiç bir kadın hayır diyemezdi buna :) Sorun kendiliğinden çözüldü ve herkes kurabiyelere daldı. Elvin ve ben Ayşegül’ün kurabiyelerine dadanınca garson bize de bir de minik bir tabak kurabiye verdi :) Kahvaltının en eğlenceli kısmı buydu sanırım.

Kahvaltımız bitince Türk kahvelerimizi içip Koşuyolu Parkı’na doğru yürüdük. Ayşegül parkı görünce hemen salıncağa atladı. Anneannem de baloncuyu görünce Ayşegül’e bir balon almadan duramadı. Çocuk şeklinde, kolları birbirinden farklı, çok komik bir balon seçtik :) Ayşegül kayacağa her çıktığında önce balonunu kaydırıp arkasından kendisi kaydı. Elvinle ben Ayşegül’ün bir boşluğundan yararlanıp balon çocuğu etrafta değişik yerlere koyup fotoğrafını çektik, sanırım Ayşegül’den daha çok eğlendik :) Bu güzel havada İstanbul’un kalabalığından ve trafiğinden uzak, çok güzel bir gün geçirdik.

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.