Yazı
5 yorum

Kuyumculuk

Kuyumcularda gördüğüm takıların nasıl yapıldıklarını ince detaylarına kadar düşünmemiştim hiç. Bir çoğunun elde yapıldığını biliyordum ama, teknikleri nelerdir, metal nasıl dövülür, altın nasıl işlenir, yüzeyleri nasıl parlatılır bilmiyordum. Aynur ve babam kuyumculuğa merak sardıktan sonra daha önceleri aklıma bile gelmeyen pek çok sorunun cevabını öğrendim.

Yaz sonundan beri Caferağa Medresesi‘nde sadekar Mehmet Nasuh Ortak‘tan haftada bir kere kuyumculuk dersleri alıyorlar. Kursun programının neleri kapsadığı ve sonucunda neler yapabilecekleri konusunda fikrim olmadığı için, ilk bir kaç hafta sonunda bana ‘bu hafta bunu yaptık’ diye kameradan gösterdikleri kolye uçlarına ve küpelere inanamadım. Benim için yapımı imkansız gibi görünen şeyleri büyük ustalıkla, ince ince çalışarak ortaya çıkarmışlardı. Tabi bunun ilk sebebi ikisinin de bu işte yetenekli ve ellerinin de bu işe yatkın olmasıydı, diğer sebep de benim bu işlerden hiç anlamıyor oluşumdu :)

Daha sonra bu uğraşıyı daha da ciddiye alıp eve kuyumculuk masası yaptırdılar. İki ucunda iki kişinin aynı anda çalışabileceği bir masa bu. Masanın bir parçası olan deri örtüler, çalışırken dökülen parçaların toplanmasına yarıyor. Ön kısmındaki tahta çıkıntı da kıl testereyle rahat çalışılmasına imkan sağlıyor.

Masayla beraber kıl testere, kaynak makinası, metal dövme aletleri, metalleri yuvarlatmak, ezmek, ve düzeltmek için  pek çok araç gereç de aldılar.

Önceleri işlenmesi daha kolay olan ve ucuz olan pirinçle başlayıp, daha sonra gümüşe geçtiler. Pirinç ve gümüş üzerinde teknikleri öğrendikten sonra da altın kullanmaya başlayacaklar. Şimdiye kadar pirinç ve gümüşle çok güzel kolye uçları, küpeler ve yüzükler yaptılar. Kursta öğrendikleri teknikleri evde tamamlamaları için bir masalarının olması da sanırım çok daha motive edici oldu :)

Masanın etrafı değişik biçimlerde zincirler, işlenmemiş metaller, ve en eğlencelisi de rengarenk taşlarla dolu. Bazıları antika, bazıları yarı değerli, bazılarıysa boncukçularda bulunabilecek bu taşlar benim için bu işin en eğlenceli kısmını oluşturuyor.

Gördüğüm tüm bu metallerin ve taşların işlenerek bu kadar güzel aksesuarlar haline geldiklerine inanamıyorum. Değişik ve yaratıcı uğraşlar edinmenin çok keyifli olduğunu düşündüğüm ve üretmenin çok önemli olduğuna inandığım için babam ve Aynur’un kuyumculuk deneyimlerini sonuna kadar destekliyorum. Hatta inanıyorum ki, bir gün yaratıcılıkları ve üretkenlikleriyle kendi markalarını oluşturacaklar :)

5 Yorum

  1. Konuyu ilk görünce bunu da mı yaptın Gizem dedim ama oh neyse bu sefer sen değilmişsin :D he he şaka şaka ama yapsaydın yine de şaşırmazdım :) çok güzel bir uğraş. Bazen hani tam istediğin gibi bir takı bulamıyorsun ya kıyafetini tamamlayan işte o yüzden böyle kendine özgü tasarlanmış ve nadide şeyleri ben de çok beğeniyorum. Hepsini çok beğendim. Bir de alyans gibi duran bir yüzük var onun dışına demek el işçiliği yapılıyormuş o da sevdiğim bir tarz ayrıca :)

    Cevap

    • Duygucuğum :) Bu sefer hikayenin kahramanı ben değilim evet :) Gerçekten çok güzel bir uğraş. Ben mağazalarda satılan takıların insanlar tarafından elde yapılabileceğine inanmıyordum ama mümkünmüş :) Dediğin gibi geçen gün bir yere giderken Aynur kendi yaptığı bir kolye ucuna uygun zincir bulamayınca masanın başına geçip kendisi yaptı, sonra taktı çıktı! Çok keyifli bir iş :)

      Cevap

  2. Merhaba…
    Sarayim, Venezuelali, Ankarada oturuyorum.
    Senin çalismak masasinin çok guzeldir, çok seviyorum.
    Nerede aldin? Bana soylebilirsin?
    Tesekkur ederim.
    Sara.

    Cevap

    • Merhaba Sara,
      Babamlar bu masayi yaptirdilar. ‘Kuyumculuk masasi’ diye geciyor adi. Hazir olarak bulabilir misin emin degilim.
      Sevgiler,
      Gizem

      Cevap

  3. Tekrar merhaba Gizem,
    Çok tesekkur ederim
    cevabin için.
    Senin baban Turkiyede oturuyor mu?
    Burada olursa babandan alabilir miyim?
    Çok guzel çalisiyorsun.
    çok hosuma gitti.
    Sevgiler.
    Sara.-

    Cevap

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.