Yazı
0 yorum

Makedon Yeni Yılı

Makedonların dini takvimlerine göre (Doğu Ortodoks Kilisesi takvimi) yeni yıl bizim kutladığımız yeni yıldan (Jülyen takvimine göre) tam iki hafta sonraymış . Biz de bir şeyleri kutlamak için bahane aradığımızdan geçtiğimiz cuma günü Jordanka ve Nikola bizi yemeğe davet ettiler. Adetlerine göre yaptıkları yemeğin içine bir metal para saklarlarmış (tabi temizlenmiş ve aluminyum folyoya sarılmış), bu para yemeğinden çıkan kişi de yeni yılda çok şanslı ve mutlu olurmuş. Jordanka da yaptığı harika böreğin altına bir yere koymuş parayı. Bunu duyunca aklıma ilk gelen şu oldu, ya böreği dilimlerken para iki dilimin ortasında kalırsa?

Onlar bunun daha önce hiç olmadığını ve aklıllarına bile gelmediğini söylediler, ben gene de ‘masadaki yerlerimizi belirleyelim ve herkes önüne denk gelen dilimi alsın’ diye bir fikir attım ortaya. Saçma bir ısrardı ama işi herkes adına sağlama almak istedim :) Nikola böreği dilimlemeye başladı ve bıçak benim ve Jordanka’nın diliminin arasındayken metalik bir ses çıkardı. Kehanetim tuttu; para tam iki dilimin ortasındaydı :) Biraz garip bir tesadüf oldu ama önceden dilimleri belirlediğimiz için kavga çıkmadı. Börek parasının dediğine göre bu yıl Jordanka ve ben şanslı olacağız, tabi Barış’a ve Nikola’ya da bulaştırırız biraz.

Yemekten sonra Nikola’nın geçen hafta bir konferans için gittiği Brüksel’den getirdiği 500 gramlık dev çikolatayı açtık. Çikolata aşkımdan dolayı ilk saldıran ben oldum. Hatta sanırım o kadar iştahla yedim ki kalanını giderken bana verdiler :)

Nikola internette bir Makedon gazetesi okurken ilginç bir köşe görmüş. Bazı Makedonca kelimeri, Osmanlı zamanından onlara kalan kelimlerle Türkçeymiş gibi yazmışlar. Bize okumak istedi acaba bir şey ifade edecek mi diye. Başlarda hiç bir şey anlamadık ama sonra kelimelerin başlarına ‘h’ harfi getirdikçe, ya da eski Türkçe’yi düşündükçe pek çoğunu çıkardık. Bunları unutmak istemediğimden onlardan linki istedim, fakat kiril alfabesini okuyamayacağımdan Jordanka bir kağıda okunuşlarını latin harflerine çevirerek not aldı. Bir kaç tanesini buraya yazmak istiyorum:

  • Road Runner: Turbo biejbiej epten kurnaz (sanıyoruz; turbo bülbül hepten kurnaz)
  • Coyote: Em baksuz em abdal (hem bahtsız hem aptal, olsa gerek)
  • Sarhoş: Kjor kutuk (Kör kütük)
  • Telefon: Aber gajtan (Haber kaytan olabilir diye düşündük, böylece ‘kaytan’ kelimesinin ‘halat, kablo’ anlamına geldiğini öğrenmiş olduk.
  • Ambulans: Turbo ekim (Turbo hekim)
  • TV: Surat kutiya (Yüz kutusu)
  • Radyo: Gurulti kutiya (Gürültü kutusu)
  • Ahır: Muu harem (İnek haremi)

Bunları onlar anlatmaya çalışırken, biz de anlamaya çalışırken baya eğlendik. Bazıları onlara çok komik geldi, bazılarında da neden güldüğümüzü anlamadılar. Yaklaşık 500 yıl Osmanlı İmparatorluğu sınırlarında kalan Makedonya ile, bu zaman diliminden kültürel olarak birbirimizden etkilenmişiz ve dile yerleşmiş kelimeler değiş tokuş etmişiz. Biz bu kelimeleri keşfettiğimiz her seferinde şaşırmaya devam ediyoruz.

Eğlenmek için bahane bulup yine hep beraber bir kutlama yaptık. Kısa günün karı olarak da saklamak üzere aldığım 2011 uğur parası ve 300 gram çikolatayla döndüm eve :)

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.