Yazı
5 yorum

Meydan’da Kahvaltı

Elvin’ın mezuniyet töreninin ertesi günü Meydan‘daki Ottoman Restoran‘a pazar kahvaltısına gittik. Bu kahvaltı planını çok önceden yapmıştık. Bir iki ay önce teyzem beni arayıp Yakala.co‘da böyle bir fırsat olduğunu ve eğer ilgimizi çekerse böyle bir kahvaltı planı yapabileceğimizi söylemişti. Ben de hem hep beraber kahvaltı yapmayı, hem de bu yiyecekleri özlediğim için bu fikri kabul ettim.

Kahvaltı kısmından önce bahsetmek istediğim ilginç bir detay var. Yakala.co bu fırsat için bir promosyon yapmış; en çok sayıda kupon alan ilk bir kaç kişiye Cem Yılmaz’ın yeni gösterisinden çift kişilik davetiye hediye ediyormuş. Teyzem de, hem bizi hem de dayımları sayarak yedi tane kupon almış. Ertesi gün öğrenmiş ki kendisi de bu gösteriden çift kişilik davetiye kazanmış. Elvin’le ilk fırsatta bu gösteriyi izlediler ve bu gösteri kahvaltının önüne geçmiş oldu. Daha sonra da kahvaltı rezervasyonunu unutmamaları için bir kaç kez hatırlatmam gerekti :)

Ayşegül kahvaltıya önceki geceki partiden kalma saçıyla katılmıştı :) Mezuniyet töreninden sonraki kokteylde uzun süre dans etmesine rağmen hepimizden daha enerjikti.

Ottoman, Antakya ve Antep mutfağı restoranıymış, ben daha önce hiç gitmemiştim. Kahvaltıda da Antakya mücveri, Antep şekerli pidesi gibi değişik tatlar vardı. Ben genelde sabahları çok fazla acıkmadığım için çok yiyemiyorum ama yine de her şeyin tadına baktım.

Dayım işleri nedeniyle kahvaltıdan erken ayrıldı. Biz de hem Burcu rahatça yemeğini yiyebilsin diye, hem de Ayşegül’le oynamaya can attığımızdan, Ayşegül’ün elinden tutup dolaşmaya çıktık. Meydan’da daha önce dikkatimi çekmeyen pek çok oyuncak, çocukların ilgisini çekecek pek çok şey varmış. Ayşegül’ün ilgisini de en çok büyük alanda turlayan, üç-dört tane küçük vagonu olan tren çekti. Treni görür görmez yanına koşup ‘Bin bin’ dedi :) Henüz 1.5 yaşında olduğu için Elvin de onunla bindi.

Bir tur tamamlandıktan sonra Ayşegül yeniden binmek istedi, ama sırada başka çocuklar beklediği için bizim sıramızın geçtiğini söyledik. Daha sonra Ayşegül ısrar edince Barış ‘Bizim paramız kalmadı, o yüzden trene kaçak binebilirsin ancak’ diyip Ayşegül’ü lokomotifin üstüne çıkardı :) Neler olduğunu anlamasa da bu onu baya keyiflendirdi.  Tren tekrar hareket etmeden Barış Ayşegül’ü uçurup omuzlarına otutturdu.

Ayşegül hazır Barış’ın omuzlarında uslu uslu otururken Elvin’le ben de YKM’yi görüp içeri daldık. Biz ayakkabı reyonunda uzun bir zaman harcarken Ayşegül’de başını Barış’ın başına yaslamış uyumak üzereydi :) Dışarı çıktığımızda tekrar canlanıp oyuncaklara koşuşturdu. Elele tutuşup Meydan’ın her yerini gezerek kahvaltı programımızı tamamlamış olduk. İsveç’teyken Ayşegül’ü çok özlediğim için ve onunla bir şeyler yapma fırsatını pek elde edemediğim için bu kahvaltı programı, güneşli açık hava ve tüm eğlenceli oyuncaklar bana da çok iyi geldi.

5 Yorum

  1. Polonezköye 5 kişilik kahvaltı kuponum var. İsteyen katılsınnn:-)))
    Son fotoya bayıldım.. Yaşasınnn birbirinden güzel
    3 güzel yeğenim varrr..

    Cevap

    • :)) sen iyice kahvalti organizasyonu isine girdin bakiyorum :)) orada olsam kosa kosa gelirdim!
      Bizim de harika bir teyzemiz/halamiz :) var :)) opuyorum!

      Cevap

  2. Çok güzel bir yazı olmuş. Ellerine sağlık tawşan.

    Gündelik hayatı masal tadında anlatan Gizem de diyebilir miyiz kısaca. Kuzeyin Andersen masallarıyla, büyürken dinlediği Anadolu masallarını sentezleyerek, bu bileşimi gündelik hayatlarımıza adeta bir ışık kaynağı (kısaca ışıldak) gibi tutan ve buradan özgün tatlar yaratıp, eşsiz öyküler yontan, adeta bir masal yontucusu Gizem Akkan… Bir bakarsanız Andersen masallarından kibritçi kızın kibriti olup çakar, bir bakarsınız Dede Korkut’un Deli Dumrul’udur O…

    :))

    Cevap

    • ahahah çok tatlısın dayıcım yaa :)) asıl masalcı sensin sanıyorum, bu bir paragraftan onu çıkardım ben, eline su dökemeyiz :))
      öpüyorum!

      Cevap

  3. şimdi vizite gitmem lazım, coşua… O yüzden yarım bıraktım, görüşmek üzere.

    Cevap

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.