Yazı
8 yorum

Yeni Scooter’ımız ve Cumartesi Gezimiz

Geçen hafta daha önce hiç aklımızda olmayan bir ÅŸey yaptık ve bir scooter aldık :) Konu biraz karışık, en iyisi en başından alayım. Geçen perÅŸembeden beri resmi tatiller nedeniyle beÅŸ günlük kısa bir tatilim vardı. Ben de bu tatil günlerini deÄŸerlendirmek amacıyla bir kaç ay önceden çok ucuz bir fiyata Brüksel’e uçak biletleri bulup almıştım. Geçen pazartesi günü Barış iÅŸlerinin biraz yoÄŸun olduÄŸunu, Brüksel’e gidersek oradan her ÅŸeyi idare etmesinin biraz zor olacağını söyledi.

Tam bu sıralarda baÅŸka bir ÅŸey daha oldu. Göteborg’da hava ısındığından beri ve biz bir keç senedir gezilecek çoÄŸu yeri bitirip toplu taşıma araçlarıyla ulaşılması güç olan yerlere gözümüzü diktiÄŸimizden beri, bir scooter alma fikri yavaÅŸ yavaÅŸ kafamızın bir kenarında belirmeye baÅŸlamıştı. Ä°ÅŸte tam da geçen salı günü ikinci el eÅŸyalar satılan bir internet sitesinde çok ilgimizi çeken bir scooter ilanı gördük. Ä°lanı görür görmez sahibini arayıp o gün akÅŸam scooter’a bakıp bakamayacağımızı sorduk. Ä°lk arayan bizmiÅŸiz, olumlu cevap aldık. O akÅŸam gidip baktığımızda kanımız daha da ısındı :) Kesin kararımızı ertesi gün vereceÄŸimizi söyleyip ayrıldık.

Aslında almaya hemen hemen karar vermiÅŸtik ama bu kesin karardan önce halledilmesi gereken bir çok ÅŸey vardı. ÇarÅŸamba günü bu detaylarla uÄŸraÅŸtık. Öncelikle scooter’ı park edecek kapalı bir garaj ayarlamamız gerekiyordu. Evin yanındaki kapalı bisiklet garajından yer alabilmemiz hayli zor oldu. Önce orası baÅŸka binaların dediler, daha sonra yer yok dediler ama biraz zorlayınca ‘Tamam, cuma sabahı gelin anahtarı alın’ dediler. Daha sonra plakayı üzerimize alma prosedürünün nasıl olduÄŸunu öğrendik. Öğleden sonra scooter’ın sahibini arayıp almaya karar verdiÄŸimizi söyledikten sonra da internetten trafik sigortası yapma iÅŸini hallettim. Bu iÅŸlerin Türkiye’de bile nasıl olduÄŸunu bilmiyorken Ä°sveç’te anlayıp öğrenmem biraz daha zor oldu, ama motoru olan bir iÅŸ arkadaşım her detayı sabırla anlattı.

Aynı gün iÅŸ çıkışı Barış’la buluÅŸup ikimize de birer kask aldık. Sonra da satış anlaÅŸmasını imzalayıp scooter’ı teslim almak için sahibinin evine gittik. AnlaÅŸmaları imzaladıktan sonra parasını internet bankacılığıyla ödedik. Atladığımız bir detay vardı ki, bankalarımız aynı banka deÄŸildi, o yüzden para transferi yarım iÅŸ günü sürecekti, o gün mesai saati geçmiÅŸti ve ertesi gün de resmi tatildi. Bütün bunlar bir araya gelince de scooter’ı ancak cuma günü teslim alabileceÄŸimiz anlaşıldı. Garajın anahtarını da o gün alabileceÄŸimiz için bu bir bakıma iyi oldu, ama tüm bunlar nedeniyle zaten sallantıda olan Brüksel gezimizi iptal etmeye karar verdik. Scooter’ımızı aldıktan sonra geçirdiÄŸimiz ÅŸu bir kaç günü düşününce buna hiç de üzülmediÄŸimi farkediyorum :)

Scooter’ımız 2004 model bir Yamaha Neo’s. Motoru 50cc, ulaÅŸabildiÄŸimiz maksimum hız 50 km/s. Ä°sveç’te bu sınıftaki bir motoru kullanmak için ya araba ehliyeti (B sınıfı) ya da özel scooter ehliyeti gerekiyor. Benim Türk ehliyetim bir seneden fazla süredir burada yaÅŸadığım için geçerli deÄŸil, ama Barış’ın ehliyeti hala öğrenci olduÄŸu için geçerli. Hem de onun daha önceden scooter deneyimi olduÄŸu için ÅŸimdilik şöförümüz Barış :) Ben de en kısa zamanda Ä°sveç ehliyeti almayı planlıyorum.

Cumartesi günü hemen küçük bir gezi planı yaptık. Göteborg haritasını açıp, gidebileceÄŸimiz mesafedeki ormanlara ve göllere baktık. ‘Härland Tjärn’ adında güzel bir göl kestirdik gözümüze. Evde ekmek arası peynir hazırladık, yanımıza meyve suyu ve piknik örtümüzü de aldık. EÅŸyalarımızı scooter’ımızın oturma kısmının altındaki minik bagaja yerleÅŸtirip yola koyulduk.

Bu scooter’ı almaktaki amacımız günlük ulaşımımızı saÄŸlamaktan çok, toplu taşımayla gidilemeyen, ya da gidilmesi biraz zor olduÄŸu için bizim bu güne kadar gitmediÄŸimiz yerlere, otobüs ve tramvay tarifelerine baÄŸlı kalmadan, güzel havalarda canımız istediÄŸinde atlayıp gitmek ve bilmediÄŸimiz yerleri keÅŸfetmekti. Bunu gerçekleÅŸtirmekte de geç kalmadık :)

Härland Tjärn evimize 5-6 kilometre uzaklıkta, pek yol üzeri olmayan, orman içinde bir göl. Daha önce buraya hiç gelmemiştik. Havanın güzel olmasından ve tatil gününden yararlanan pek çok kişi oradaydı. Herkes göl kenarında güneşleniyor, piknik yapıyor ve yüzüyordu.

Biz de önce göl kenarında biraz yürüdük, sonra güzel bir çim alan bulup örtümüzü oraya serdik. Bu, küçük ve anlık bir gezi olduğu için çok detaylı bir plan yapmamıştık, o yüzden de hiç bir şeye bağlı kalmadan canımız istediği kadar oturduk orada. Güneş epey yakıcıydı, bikinimi giymediğime pişman oldum. Göl üzerinde bir kaç yere iskeleler kurmuşlardı, buraların tadını en çok çıkaran da küçük çocuklardı.

Härland Tjärn’de iki saate yakın kaldık ve yeniden scooter’a binmenin heyecanıyla dönüş yoluna geçtik. Scooter’ımızla çok güvenli bir ÅŸekilde gidip geldik. Ben yine de düşme korkum yüzünden virajlarda ve dönüşlerde, hızımız sadece 30 km/s olduÄŸu halde Barış’a ‘yavaÅŸla yavaÅŸla’ diye bağırmadan edemedim :) Biraz korkmuÅŸ olsam da zamanla korkumun tamamen geçeceÄŸinden ve arkada otururken keyifle etrafı izleyeceÄŸimden eminim :)

8 Yorum

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.