Yazı
6 yorum

Mayıs’ta Antalya – Düden ve KurÅŸunlu

Mayıs ayında Ä°sveç’teki tüm yakın arkadaÅŸlarla birkaç günlüğüne Antalya’ya gittik. Ana sebep Ahmet ve Hatice’nin düğünlerine katılmaktı, fakat biz bu birkaç günük geziyi bir yandan unutulmaz bir geziye ve tatile dönüştürdük. Düğünün üç gün öncesinde Antalya’daydık. Hepimiz hem güzel havaya, hem denize, hem de birbirinden lezzetli yemeklere hasret olduÄŸumuz için bu üç gün yalnızca yemek yedik, denize girdik, amaçsızca dolaÅŸtık ve çok ama çok eÄŸlendik.

Antalya’da geçirdiÄŸimiz günlerin birinde, iki taksiyle anlaşıp Düden ve KurÅŸunlu ÅŸelalelerini görmeye gittik. Yaz sıcakları henüz baÅŸlamadığı için oraları görmek ve yürüyüş yapmak için ideal bir zamandı. Ä°lk gittiÄŸimiz yer Düden Åželalesi oldu. Burası ÅŸehir merkezine yaklaşık 10 km mesafede olduÄŸu için ulaşımı kolaydı ve bu sebeple daha canlı ve kalabalıktı.

mayis'ta antalya02

mayis'ta antalya03

mayis'ta antalya04

Gördüğümüz kısım yukarı Düden kısmıydı ve sular yaklaşık 20 metre yüksekten dökülüyordu. Aşağı Düden, Lara tarafındaki falezlerden suların denize döküldüğü yere verilen isimmiş. Suların döküldüğü kısmı çevreleyen patika boynuca 500 yıllık çınar ağaçlarının arasından yürüdük, merdivenle mağaralaşmış kayaların içinden geçip manzaranın çok güzel göründüğü bir yere vardık.

mayis'ta antalya06

mayis'ta antalya07

Burada yeterince vakit geçirdiğimizi düşündüğümüzde taksilere dönüp, şehrin daha uzağındaki Kurşunlu şelalesine doğru yola çıktık.

Burası Düden’e göre daha bakir bir alanda ve daha sakindi. Åželalenin 18 metre yükseklikten döküldüğü yerdeki manzara büyüleyiciydi. KurÅŸunlu’nun en önemli özelliÄŸi 2 kilometrelik bir kanyonun içinde yer alması. Bizi en çok etkileyen yanıysa çok çeÅŸitli aÄŸaçlar, bitkiler ve hayvan türleriyle kendi doÄŸal bütünlüğüne sahip olmasıydı. Åželale etrafındaki ormanda yaptığımız yarım saatlik yürüyüş kuÅŸ sesleri ve çiçek kokularıyla unutulmazdı.

mayis'ta antalya08

mayis'ta antalya09

mayis'ta antalya11

mayis'ta antalya13

Yürüyüşümüzü tamamlayıp biraz dinlendikten sonra yeniden taksilere binip yola çıktık. Artık herkesin karnı acıkmaya baÅŸladığı için sıradaki durağımız kesinlikle öğle yemeÄŸi yiyebileceÄŸimiz bir yer olacaktı. Tüm gün beraber gezip arkadaÅŸ olduÄŸumuz taksi şöförleri bizi mükemmel köfteler yapan ‘Aslım ÅžimÅŸek Köfte Piyaz’a götürdüler. O gezdiÄŸimiz rüya gibi yerlerden sonra, yediÄŸimiz lezzetli yemekler bizi dünyanın en mutlu insanları yapmaya yetti :) Daha önce hiç Antalya piyazı yememiÅŸtim, fakat kuru fasulye, tahin ve yumurtalı bu piyazı yolu Antalya’ya düşen herkese tavsiye ederim.

Üç günlük eğlencenin ardından asıl sebebimiz olan düğünü hatırlayıp, son gündüzümüzü hazırlıklarla geçirdik. Düğün alanına gitmek için otelin lobisinde buluştuğumuzda kimse birbirini tanıyamadı; sabahki şortlu ve dağınık hallerimiz gitmiş, bambaşka insanlar olmuştuk. Keşke daha sık böyle giyinebileceğimiz ortamlar olsa diye hayıflandık.

Düğün alanına vardığımız zaman hava henüz kararmamıştı. Falezlere yakın bölgede o günün anısına fotoğraflar çektirdik.

mayis'ta antalya15
(Mehmet, Kandemir, Hande, Serkan, Barış, ben ve Gökhan)

mayis'ta antalya14

Göteborg’daki yakın arkadaÅŸlarımızla Antalya’da inanılmaz keyifli bir tatil geçirdik. SoÄŸuk ülke insanları deÄŸil, asıl sıcak iklimlerde yaÅŸayacak insanlar olduÄŸumuza karar verdik. Göteborg’da her fırsatta görüşüp, bir aile gibi yaÅŸasak da, bize en iyi gelen ÅŸeyin deniz kenarı güzel bir ÅŸehirde beraber vakit geçirmek olduÄŸunu farkettik.

6 Yorum

Bir cevap yazın

Doldurulması gereken alanlar* ile işaretlenmiştir.